Konut piyasasında arzı artırmayı, kentsel dönüşümü hızlandırmayı ve kira baskısını azaltmayı hedefleyen yeni uygulamalar peş peşe devreye giriyor. İstanbul’da 15 bin kiralık sosyal konut için başvurular 14 Eylül’de başlarken, Yarısı Bizden kampanyasının 2027 sonuna kadar uzatılması dönüşüm sürecine yeni ivme kazandırdı. TOKİ’nin 500 bin sosyal konut projesinde ilk anahtar teslimlerinin Mart 2027’de başlayacak olması da önümüzdeki dönemde konut arzının artırılmasına yönelik en önemli adımlardan biri olarak öne çıkıyor.
Türkiye’de konut ve gayrimenkul piyasasını doğrudan ilgilendiren düzenlemeler son dönemde hız kazandı. Yeni uygulamalar yalnızca ev sahibi olmak isteyen vatandaşlara yönelik sosyal konut üretimini değil; kiralık konut piyasasını ve mevcut riskli yapı stokunun dönüşümünü de kapsıyor.
Özellikle İstanbul’da uygulanacak 15 bin kiralık sosyal konut modeli, devletin doğrudan kiralık konut arzı oluşturması açısından dikkat çekiyor.
Bunun yanında Yarısı Bizden kampanyasının süresinin uzatılması ve riskli yapılardaki dönüşüm süreçlerinin kolaylaştırılmasına yönelik adımlar, İstanbul’daki mevcut konut stokunun yenilenmesi açısından önem taşıyor.
15 Bin Kiralık Sosyal Konut İçin Başvurular 14 Eylül’de Başlıyor
İstanbul’daki 15 bin kiralık sosyal konut projesinde başvurular 14 Eylül 2026’da başlayacak.
İlk etapta 1.071 konutun Ekim 2026’da hak sahiplerine teslim edilmesi planlanıyor.
Projede 1+1 konutların 10 bin TL, 2+1 konutların 12 bin TL, 3+1 konutların 15 bin TL, 4+1 konutların ise 18 bin TL’den başlayan bedellerle kiralanacağı açıklanmıştı.
Konutların tahsis süresi 3 yıl olacak ve ilk 12 ay kira artışı yapılmayacak. Sonraki artış ise açıklanan sisteme göre 12 aylık sürenin bitimini takip eden ilk ocak ayında TÜFE oranı üzerinden gerçekleştirilecek.
Devlet Kiralık Sosyal Konut Modeliyle Piyasaya Giriyor
15 bin konutluk projenin en önemli yönlerinden biri, sosyal konut politikasına kiralama modelinin eklenmesi.
Piyasa koşullarının altında belirlenmesi öngörülen kira bedelleriyle özellikle İstanbul’da konuta erişmekte zorlanan belirli gelir grubundaki ailelerin barınma maliyetlerinin azaltılması hedefleniyor.
Yeni sosyal kiralık konut arzının özel kiralık konutlara yönelik talebin bir bölümünü karşılaması halinde, konutların bulunduğu bölgelerde kira fiyatları üzerindeki baskının zaman içerisinde sınırlanmasına katkı sağlaması beklenebilir.
Ancak 15 bin konutun İstanbul genelindeki kira fiyatlarında ne ölçüde bir etki yaratacağı, konutların tamamlanma ve tahsis hızı ile bölgesel arz-talep koşullarına bağlı olacak.
Yarısı Bizden 2027 Sonuna Kadar Devam Edecek
Konut piyasasını ilgilendiren bir diğer önemli gelişme Yarısı Bizden kampanyasının 31 Aralık 2027’ye kadar uzatılması oldu.
Program özellikle İstanbul’daki riskli yapıların dönüşümünün hızlandırılmasına yönelik önemli araçlardan biri olarak uygulanıyor.
Riskli yapı tespit edilen binaların dönüşüm desteklerinden daha etkin şekilde yararlanabilmesine yönelik düzenlemelerle birlikte mevcut yapı stokunun yenilenme hızının artırılması amaçlanıyor.
Bu süreç yalnızca deprem güvenliği açısından değil, eski yapıların yerine yeni konutların üretilmesi nedeniyle konut stokunun niteliği açısından da önem taşıyor.
TOKİ’den 500 Bin Sosyal Konut Hamlesi
Yeni dönemin en büyük ölçekli konut başlıklarından birini ise 81 ilde planlanan 500 bin sosyal konut oluşturuyor.
Açıklanan takvime göre projedeki ilk anahtar teslimlerinin Mart 2027’den itibaren başlaması planlanıyor.
Sosyal konut üretiminin hızlanmasıyla dar gelirli vatandaşların konuta erişiminin desteklenmesi ve farklı şehirlerde yeni konut arzının oluşturulması hedefleniyor.
Dolayısıyla son dönemdeki konut politikası üç ana başlıkta şekilleniyor: yeni sosyal konut üretimi, kiralık sosyal konut ve kentsel dönüşüm.
Kentsel Dönüşüm İnşaat Sektörünü de Hareketlendirebilir
Riskli yapıların yenilenmesi, yalnızca konut sahiplerini değil inşaat sektörünün tamamını ilgilendiren büyük bir ekonomik faaliyet alanı oluşturuyor.
Sektör temsilcileri, dönüşüm süreçlerinin hızlanmasının yeni projelerin başlamasına zemin hazırlayabileceğini ve özellikle İstanbul’da inşaat faaliyetlerini destekleyebileceğini değerlendiriyor.
TOKİ ve Emlak Konut’un dönüşüm projelerinde daha aktif rol üstlenmesi de uygulama kapasitesinin artırılmasına yönelik adımlardan biri olarak öne çıkıyor.
Yeni konut üretimi ve dönüşüm yatırımlarının hızlanması; müteahhitlikten yapı malzemelerine, mimarlık ve mühendislikten lojistiğe kadar inşaatla bağlantılı çok sayıda sektörü etkileyebilir.
Kiralık Sosyal Konutun Etkisi Ev Eşyası Sektörüne de Yayılabilir
15 bin kiralık sosyal konutun ekonomik etkisinin yalnızca kira piyasasıyla sınırlı kalması beklenmiyor.
Yeni konutlara taşınacak haneler mobilya, beyaz eşya, perde, halı, dekorasyon ve küçük ev aletleri gibi alanlarda yeni harcamalar oluşturabilir.
Taşınma süreci aynı zamanda nakliye, boya, tadilat ve temizlik hizmetlerine yönelik talebi de artırabilir.
Bu nedenle sosyal konut üretiminin inşaat aşamasındaki ekonomik katkısının yanında, konutların kullanılmaya başlanmasıyla birlikte perakende ve hizmet sektörlerinde de ek hareketlilik oluşturma potansiyeli bulunuyor.
Hedef Konut Arzını Artırıp Kira Baskısını Azaltmak
Son dönemde açıklanan uygulamalar birlikte değerlendirildiğinde konut politikasında hem arzı artırmaya hem de mevcut yapı stokunu yenilemeye yönelik çok yönlü bir yaklaşım öne çıkıyor.
İstanbul’daki 15 bin kiralık sosyal konut doğrudan kiralık konut arzını artırmayı hedeflerken, 500 bin sosyal konut projesi ev sahibi olmak isteyen vatandaşlara yönelik yeni stok oluşturacak. Yarısı Bizden ve diğer kentsel dönüşüm uygulamaları ise mevcut riskli yapıların yenilenmesini hızlandırmayı amaçlıyor.
Bu adımların kira fiyatları ve genel konut piyasası üzerindeki gerçek etkisi ise projelerin hayata geçme hızı, üretilecek konut sayısı, finansman koşulları ve piyasanın arz-talep dengesiyle birlikte önümüzdeki dönemde daha net görülecek.







