Gayrimenkul sektörü dışardan bakıldığında nasıl görünüyor sizce?
Birçok kişi bu soruya şöyle yanıt verebilir: ‘’Portföyüne bir gayrimenkul alırsın, onu alacak müşteriyi bulursun… hepsi bu 🙂
Peki gerçekten de öyle mi?
Bir gayrimenkul sadece dört duvardan mı ibarettir?
Aslında hayır. Bir ev; içinde huzur, güven ve anılar biriktirdiğimiz gelecekle ilgili planlarımızın en somut halidir. İşte bu yüzden bir gayrimenkul danışmanının en önemli görevi yalnızca satmak değil, müşterisinin duygusunu anlayabilmek ve ihtiyacını doğru analiz edebilmektir.
Ve bunu sağlayan en güçlü iletişim becerisi empati kurabilme yeteneğidir.
Empati; karşımızdaki insanın duygusunu anlamak ve o duyguda bir süre onunla kalabilmektir. Örneğin; bir danışman, müşterisinin yüzündeki belirsiz bir ifadeyi fark ettiğinde ‘’ Acaba bu evi gerçekten beğendi mi? diye içinden geçiriyorsa, işte o anda profesyonel bir fark yaratmaya başlamıştır.
Çünkü empati; sadece bir iletişim biçimi değil, bağ kurmanın en güçlü yoludur.
Bağ kurduğunuz her müşteri ile ilişkiniz sadece bir satış değil, uzun vadeli bir referans ilişkisine dönüşür.
Bugün birçok satış stratejisi ve teknik öğretiliyor. Ama en etkili strateji hala aynı:
‘’ Empatiyle yaklaşmak’’
Çünkü insanlar, kendilerini gerçekten anlayan birine güvenmekten asla vazgeçmezler.
Bir sonra ki yazımızda empatik danışmanın özelliklerinden bahsedeceğim.
Elif Özdemir
(NLP Eğitmeni- Klinik Psk Bilim Uzmanı
Pozitif Psikoterapi Uygulayıcısı – Kurumsal İletişim Danışmanı)
Mail: [email protected]
Instagram: elifozdemir.online
Linkedln: Elif Özdemir






