Türkiye, enerji dönüşümünde kritik bir eşiğe yaklaşırken yenilenebilir enerji yatırımlarında hedef büyüttü. Bu yıl Antalya’da düzenlenecek olan ve dünya iklim politikalarının şekilleneceği COP31 Zirvesi’nde Türkiye’nin yeni yenilenebilir enerji vizyonunun açıklanması bekleniyor.
Enerji sektöründe özellikle güneş, rüzgâr, hidroelektrik ve enerji depolama alanlarında önemli yatırımlar öne çıkarken, Türkiye’nin 2035 hedeflerinin de yeniden güncellenmesi gündemde bulunuyor.
COP31 Zirvesi Yenilenebilir Enerjide Dönüm Noktası Olacak
190’dan fazla ülkeden yaklaşık 100 bin kişinin katılması beklenen COP31 bu yıl Antalya’da gerçekleştirilecek.
Zirvede iklim değişikliği, enerji dönüşümü, karbon emisyonları, sürdürülebilir üretim, temiz enerji yatırımları gibi başlıklar öne çıkacak.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da Türkiye’nin yeni enerji hedeflerini açıklaması bekleniyor.
Yenilenebilir Enerji Elektrik Üretiminin Ana Gücü Oldu
Türkiye son yıllarda yenilenebilir enerji yatırımlarında önemli kapasite artışı gerçekleştirdi.
Sektör temsilcilerine göre hidroelektrik, güneş, rüzgâr, jeotermal kaynaklardan oluşan toplam yenilenebilir enerji kurulu gücü Nisan 2026 itibarıyla 75 bin 895 megavat seviyesine ulaştı.
Uzmanlar, toplam elektrik üretiminin yaklaşık üçte ikisinin artık yenilenebilir kaynaklardan karşılandığını belirtiyor.
2035 Hedefi Daha da Yukarı Taşınabilir
Türkiye’nin mevcut hedefi 2035 yılına kadar 120 bin megavat yenilenebilir enerji kapasitesine ulaşmak olarak açıklanmıştı.
Sektör temsilcileri COP31 sonrası bu hedefin daha da yukarı çekilmesini bekliyor. Özellikle güneş enerjisi, deniz üstü rüzgâr, enerji depolama, hidroelektrik dengeleme sistemleri önümüzdeki dönemin ana yatırım alanları arasında gösteriliyor.
Deniz Üstü Rüzgâr Enerjisinde Yeni Hamle
Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği Başkanı Dr. İbrahim Erden, Türkiye’nin deniz üstü rüzgâr enerjisinde 2035 yılı için 5 gigavat kapasite hedeflediğini açıkladı.
Karadeniz, Ege Denizi, Akdeniz bölgesinde yeni offshore rüzgâr yatırımları gündeme gelecek.
Türkiye’nin yılda yaklaşık 1 gigavat yeni deniz üstü rüzgâr santralini devreye alarak 2035 hedeflerine ulaşabileceği belirtiliyor.
Enerji Depolama Sistemleri Kritik Rol Oynayacak
Sektör temsilcileri yenilenebilir enerjinin büyümesiyle birlikte enerji depolama yatırımlarının stratejik önem kazandığını ifade ediyor.
Enerji Depolama Endüstrileri Derneği yetkilileri, Türkiye’nin bölgesel bir batarya üretim ve enerji depolama merkezi olabileceğini vurguluyor.
Uzmanlara göre depolama sistemleri şebeke dengesini koruma, elektrik arz güvenliği, ani enerji talebini yönetme, frekans kontrolü gibi alanlarda kritik görev üstlenecek.
Hidroelektrik Santraller Yeniden Öne Çıkıyor
Enerji uzmanları, değişken üretim yapısına sahip güneş ve rüzgâr yatırımlarının artmasıyla birlikte HESİAD tarafından da sıkça vurgulanan hidroelektrik santrallerin yeniden stratejik hale geldiğini belirtiyor.
Enerji depolama, yük dengeleme, ani üretim dalgalanmalarını yönetme konularında hidroelektrik tesislerin önemli rol oynayacağı ifade ediliyor.
Türkiye Enerji Üssü Olma Yolunda
Türkiye’nin Avrupa, Orta Doğu ve Kafkasya arasında enerji geçiş koridoru olma avantajını daha güçlü kullanmaya başladığını belirtiyor.
Yenilenebilir enerji yatırımlarındaki büyümenin sanayi üretimi, teknoloji yatırımları, elektrikli araç ekosistemi, batarya üretimi gibi alanlarda da yeni ekonomik fırsatlar oluşturması bekleniyor.
Yeşil Dönüşüm Ekonomiyi de Etkileyecek
Enerji sektöründeki dönüşümün sadece elektrik üretimiyle sınırlı kalmayacağı ifade ediliyor.
Önümüzdeki dönemde: yeşil sanayi, karbon ticareti, temiz üretim, sürdürülebilir şehirler, enerji verimli binalar gibi başlıklar da ekonomik dönüşümün merkezinde yer alacak.



