Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından yayımlanan 2025 yılı dördüncü çeyrek Finansal Hesaplar Raporu, Türkiye ekonomisinin finansal görünümüne ilişkin dikkat çeken veriler ortaya koydu. Rapora göre, Türkiye ekonomisinin net finansal pozisyon açığının Gayri Safi Yurt İçi Hasıla’ya (GSYİH) oranı yılın son çeyreğinde yüzde 19,1 seviyesine gerileyerek önceki döneme kıyasla iyileşme gösterdi.
Öte yandan ekonomideki finansal işlemler incelendiğinde, toplam ekonominin önceki çeyrekteki net borç veren konumundan çıkarak yeniden net borç alan pozisyona geçtiği görüldü.
Net Finansal Açıkta İyileşme Yaşandı
TCMB verilerine göre, Türkiye ekonomisinin net finansal pozisyon açığının milli gelire oranı bir önceki çeyreğe göre 1,7 puan düşüş gösterdi. Böylece oran yüzde 19,1 seviyesine geriledi.
Uzmanlar, söz konusu gerilemenin finansal dengelerde sınırlı da olsa toparlanma sinyali verdiğini belirtirken, küresel finansman koşullarının ve iç piyasa dinamiklerinin önümüzdeki süreçte belirleyici olacağını ifade ediyor.
Toplam Finansal Varlıklar 220 Trilyon TL’yi Aştı
Raporda yer alan verilere göre, 2025 yılının son çeyreği itibarıyla yurt içi yerleşik sektörlerin toplam finansal varlıkları 220 trilyon TL seviyesine ulaştı. Aynı dönemde toplam yükümlülükler ise 232 trilyon TL olarak kaydedildi.
Bu tablo, ekonominin genelinde finansal borçlu pozisyonun sürdüğünü ortaya koydu.
Ekonomi Yeniden Net Borç Alan Konuma Geçti
Finansal işlemler bazında dikkat çeken değişimlerden biri de toplam ekonominin net borç veren konumunu kaybetmesi oldu.
Bir önceki çeyrekte GSYİH’nin yüzde 1’i oranında net borç veren konumunda bulunan toplam ekonomi, 2025’in son çeyreğinde GSYİH’nin yüzde 3,4’ü oranında net borç alan pozisyona geçti.
Ekonomistler, bu değişimde finansman ihtiyacındaki artış ve ekonomik faaliyetlerdeki hareketliliğin etkili olabileceğini değerlendiriyor.
Hanehalkında Mevduat Öne Çıktı
Rapora göre hanehalkı finansal varlıklarında en büyük payı para ve mevduat kalemleri oluşturdu. Toplam finansal varlıkların yaklaşık yüzde 54’ü para ve mevduatlardan meydana geldi.
Hanehalkı yükümlülüklerinin ise neredeyse tamamının kredilerden oluştuğu görüldü.
Bu durum, vatandaşların tasarruf tercihlerinde mevduatın ağırlığını koruduğunu gösterirken, borçlanma tarafında ise kredi kullanımının temel unsur olmaya devam ettiğini ortaya koydu.
Şirketlerde Özkaynak Yapısı Dikkat Çekti
Finansal olmayan kuruluşların bilanço yapısında ise hisse senedi ve özkaynak kalemleri öne çıktı.
Rapora göre:
- Finansal olmayan kuruluşların varlıklarında hisse senedi ve özkaynakların payı yüzde 51
- Yükümlülüklerde ise aynı kalemlerin payı yüzde 48 oldu
Uzmanlar, şirketlerin finansman yapısında özkaynak ağırlığının korunmasının finansal dayanıklılık açısından önemli olduğunu belirtiyor.
Türkiye’nin Borçluluk Oranı Düşük Seviyede Kaldı
TCMB raporunda uluslararası karşılaştırmalara da yer verildi. Buna göre Türkiye’de yerleşik sektörlerin toplam borçluluk oranının birçok ülkeye kıyasla daha düşük seviyede kaldığı belirtildi.
Kredi ve borçlanma senetlerinden oluşan toplam borcun GSYİH’ye oranı, 2025 yılının dördüncü çeyreğinde yüzde 93 olarak gerçekleşti. Bu oran önceki çeyreğe göre sınırlı gerileme gösterdi.
2025 Son Çeyrek Finansal Hesaplar Özeti
| Veri | Oran / Tutar |
|---|---|
| Toplam Finansal Varlıklar | 220 Trilyon TL |
| Toplam Yükümlülükler | 232 Trilyon TL |
| Net Finansal Pozisyon Açığı / GSYİH | %19,1 |
| Önceki Döneme Göre Değişim | -1,7 Puan |
| Net Borç Alan Pozisyon | GSYİH’nin %3,4’ü |
| Toplam Borç / GSYİH | %93 |
| Hanehalkı Mevduat Payı | %54 |
| Finansal Olmayan Kuruluşlarda Özkaynak Payı | %51 |



