SBB’nin 21 Ağustos tarihli haftalık raporu, konut kredisi bakiyesinin 14 Ağustos haftasında 3,5 milyar TL artarken yıllık büyümenin yüzde 36,7’de kaldığını gösterdi. Ortalama konut kredisi faizi ise bir önceki haftaya göre değişmeyerek yüzde 42 oldu.
| Ne değişti? Konut kredisi bakiyesi bir haftada 818,5 milyar TL’den 822,0 milyar TL’ye yükseldi. |
Neden önemli? Kredi hacmi büyürken ortalama faiz yüzde 42’de kaldı; talep ile erişilebilirlik aynı yönde hareket etmiyor. |
| Yatırımcı için sonuç Konut emilimine bağlı karma proje gelirleri, yalnız kredi stokuna değil faiz, peşinat ve satış adedine göre modellenmeli. |
Bundan sonra ne izlenecek? Haftalık faiz ve bakiye serisi, ipotekli satış adedi ve yeni proje kampanyalarının etkisi. |
Haftalık artış 3,5 milyar TL
Strateji ve Bütçe Başkanlığının BDDK ve TCMB verilerini derlediği haftalık görünüm raporuna göre konut kredisi bakiyesi 14 Ağustos 2026 itibarıyla 822,0 milyar TL’ye ulaştı. Bakiye 7 Ağustos haftasında 818,5 milyar TL düzeyindeydi. Böylece bir haftalık nominal artış 3,5 milyar TL, oransal artış yaklaşık yüzde 0,43 oldu. Yıllık büyüme oranı her iki haftada da yüzde 36,7 olarak kaydedildi. Raporlama tarihi ile kredi bakiyesinin ait olduğu hafta arasındaki fark, verinin güncel olay değil gecikmeli haftalık gösterge olduğunu da ortaya koyuyor.
Faiz cephesinde yatay seyir
Aynı rapordaki tüketici kredisi faizleri tablosu, ortalama konut kredisi faizinin 7 ve 14 Ağustos haftalarında yüzde 42,0 seviyesinde kaldığını gösteriyor. Taşıt kredisi faizi yüzde 48,7’den yüzde 47,3’e inerken ihtiyaç kredisi faizi yüzde 65,5 ile değişmedi. Konut finansmanında haftalık faiz düşüşü görülmemesi, kredi stokundaki artışın geniş ve ucuz bir finansman dalgasından çok mevcut talep, kampanyalar ve yüksek nominal konut fiyatlarıyla birlikte değerlendirilmesini gerektiriyor.
Nominal büyüme ile erişilebilirlik ayrışıyor
Kredi bakiyesinin yükselmesi tek başına daha fazla hanenin konuta eriştiği anlamına gelmiyor. Ortalama kredi tutarı, vade yapısı, peşinat oranı ve konut fiyatları aynı dönemde değişebiliyor. Yüzde 42 düzeyindeki ortalama faiz, aylık ödeme yükünü yüksek tutarken kredi kullandırımlarının daha güçlü gelir profiline, daha yüksek peşinata veya belirli proje kampanyalarına yoğunlaşmasına yol açabiliyor. Bu nedenle stok verisi, adet ve ortalama tutar serileriyle birlikte okunduğunda daha sağlıklı bir talep göstergesine dönüşüyor.
Ticari alan talebine dolaylı yansıma
Konut finansmanı doğrudan ticari gayrimenkul kredisi değildir; ancak yeni konut satış hızı, karma projelerde mağaza ve hizmet alanı doluluğunu, mahalle ölçeğindeki perakende talebini ve geliştiricilerin nakit akışını etkiler. Kredi stokunun büyümeye devam etmesi, talebin tamamen durmadığını gösteriyor. Faizin sabit ve yüksek kalması ise konut teslimi ile çevresindeki ticari ünite kiralaması arasındaki zaman farkını uzatabilir; özellikle erken aşamadaki karma projelerde emilim varsayımlarını daha hassas hale getirir.
Sonraki veri seti ne gösterecek?
Bir sonraki haftalık raporda bakiye artışının sürüp sürmediği, faiz oranının yüzde 42 eşiğinden ayrışıp ayrışmadığı ve yıllık büyümenin yönü izlenecek. Aylık konut satışları, ipotekli satış adedi ve yeni yapı ruhsatlarıyla birlikte değerlendirme yapıldığında finansman koşullarının fiili talebe ne ölçüde dönüştüğü daha açık görülecek. Bankaların kampanya dönemleri ve kamu destekli finansman duyuruları da haftalık seride geçici sıçramalar yaratabileceğinden, tek haftalık değişim yerine en az dört haftalık eğilim daha güvenilir karşılaştırma sağlayacak.
Ticari gayrimenkule etkisi
| Yüksek faizle birlikte büyüyen kredi stoku, geliştiriciler ve değerleme uzmanları için “hacim artışı eşittir erişilebilirlik artışı” varsayımının geçerli olmadığını gösteriyor. Karma projelerde konut emilimi, ticari ünite açılış takvimi ve kira projeksiyonları daha seçici senaryolarla ele alınabilir. |







