İstanbul Ticaret Odasının 2023=100 bazlı Tüketici Fiyat Endeksi temmuz ayında yüzde 2,06 arttı. Yıl başından bu yana değişim yüzde 21,56, geçen yılın aynı ayına göre artış yüzde 35,20 olarak açıklandı. Haziran ayında aylık artış yüzde 1,14 düzeyindeydi; böylece aylık fiyat ivmesi temmuzda 0,92 puan hızlandı. İstanbul verisi, ticari gayrimenkulde doğrudan kira endeksi değildir. Buna rağmen büyük kentin genel maliyet ortamı; personel, güvenlik, temizlik, küçük bakım, yiyecek-içecek, ulaştırma ve hizmet alımları üzerinden bina işletme bütçelerine yansıyabildiği için yakından izlenir. Tek aylık artışın tüm gider kalemlerine aynı oranda yansıyacağı varsayımı ise doğru değildir.
İstanbul endeksi Türkiye TÜFE’si değil
İTO endeksi İstanbul’daki tüketici fiyatlarını ölçer; Türkiye genelindeki resmî TÜFE yerine kullanılamaz. TÜİK’in ülke geneli verisi ayrı örneklem, kapsam ve ağırlıklarla yayımlanır. Ticari kira sözleşmelerindeki artış oranı, sözleşme hükmü ve yürürlükteki hukuk çerçevesinde belirlenir; İTO’nun aylık oranı kendiliğinden kira artış oranı doğurmaz. Benzer biçimde alışveriş merkezi ortak alan gideri, ofis hizmet bedeli veya otel işletme bütçesi tek bir genel endeksle değil gerçek tedarik sözleşmeleri, enerji tarifeleri, ücretler ve tüketim miktarlarıyla hesaplanır. Verinin değeri, İstanbul’daki maliyet yönünü erken okumaya yardımcı olmasındadır; hukuki veya muhasebesel bir otomatik güncelleme mekanizması sağlamaz.
Sözleşme ve bütçelerde otomatik sonuç doğurmuyor
Temmuzdaki hızlanma, 2026’nın ikinci yarısına girerken İstanbul’daki işletme maliyetlerinin bütçe varsayımlarının üzerinde kalma riskini gündemde tutuyor. Mülk yöneticileri ve kiracılar açısından anlamlı karşılaştırma, yıllık yüzde 35,20’lik genel artışı kendi gider sepetleriyle karşılaştırmak; personel, enerji ve hizmet kalemlerindeki gerçek değişimi ayrı izlemek olacaktır. Değerleme tarafında ise nominal kira büyümesi ile reel gelir performansı arasındaki fark önem kazanır. Endeks, doluluk ya da kira talebini doğrudan ölçmediği için tek başına varlık değerinde yön tayin etmez. Sonraki izleme noktaları TÜİK temmuz enflasyonu, hizmet gruplarının ayrıntısı ve bina bazındaki gerçekleşen işletme giderleridir.
İstanbul’daki yıllık fiyat artışının kiracı ciro ve ücret büyümesinden hızlı seyretmesi, özellikle perakende ve yeme-içme kullanıcılarında kira dışı giderlerin ödeme kapasitesini zorlayabilir. Ofis ve lojistik varlıklarda ise hizmet sözleşmelerinin yenileme tarihleri maliyet artışının hangi ayda bilançoya yansıyacağını değiştirir. Bu nedenle temmuz verisi yıllık bütçenin tamamını yeniden yazdıran tek sinyal değil; gerçekleşen giderlerle kıyaslanacak bir kontrol noktasıdır. Portföy yöneticileri için asıl ayrım, mülk sahibinin üstlendiği giderler ile kiracıya sözleşmeyle aktarılabilen giderlerin doğru sınıflandırılmasıdır. Bu sınıflandırma net işletme gelirinin doğruluğunu doğrudan etkiler.







