Türkiye İstatistik Kurumunun genel ticaret sistemine göre yayımladığı kesin haziran verilerinde ihracat geçen yılın aynı ayına göre yüzde 21,7 artarak 24 milyar 915 milyon dolara, ithalat yüzde 23 artarak 35 milyar 285 milyon dolara ulaştı. Dış ticaret açığı yüzde 26,2 artışla 10 milyar 370 milyon dolar oldu. İhracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 71,4’ten yüzde 70,6’ya geriledi. TicariGM360’ta daha önce yer alan öncü ilk yarı ihracat görünümünden farklı olarak bu haberin maddi yeni unsuru, TÜİK’in kesin ithalat, açık ve karşılama oranı verileridir. Lojistik ve endüstriyel gayrimenkul açısından yük hacminin iki yönde de büyümesi önemli; ancak ithalatın daha hızlı artması dış denge ve finansman koşulları bakımından ayrı bir risk sinyali veriyor.
İmalatın ihracat payı yüzde 93,7
Haziran ihracatının yüzde 93,7’si imalat sanayinden geldi. Bu yüksek pay, üretim bölgeleri, organize sanayi alanları, liman bağlantıları ve dağıtım depolarının dış ticaret performansına bağımlılığını gösteriyor. Ocak–haziran döneminde ihracat yüzde 3,5 artarak 135 milyar 980 milyon dolar, ithalat yüzde 4,6 artarak 189 milyar 120 milyon dolar oldu. Altı aylık açık yüzde 7,4 büyüyerek 53 milyar 140 milyon dolara çıktı. Bu tablo, tek aylık güçlü artışın yıl geneline aynı hızla taşınmadığını ortaya koyuyor. Depo ve lojistik yatırımında yalnız toplam dolar değeri değil, ürün türü, tonaj, güzergâh, gümrük kapısı ve stok devir hızı gibi operasyonel göstergeler de gereklidir.
Tek aylık veri depo talebini tek başına belirlemez
Dış ticaret hacmindeki artış liman çevresi depolama, geçici stok alanı, antrepo ve karayolu bağlantılı lojistik tesislerde kapasite kullanımını destekleyebilir. Buna karşılık açığın genişlemesi döviz finansmanı, ithal inşaat girdileri ve sermaye mallarının maliyeti üzerinde baskı yaratabilir. Veriden doğrudan “depo kiraları artar” sonucu çıkarmak mümkün değil; arz, boşluk oranı ve bölgesel talep belirleyici olmaya devam eder. Önümüzdeki dönemde ürün gruplarına göre ithalat-ihracat dağılımı, liman yük istatistikleri, sanayi üretimi ve lojistik tesislerin doluluk verileri birlikte izlenmeli. Kesin haziran serisi, pazarın yönünü tek başına belirlemekten çok lojistik portföylerin talep varsayımlarını güncellemek için güvenilir bir makro çerçeve sunuyor.
Altı aylık seride dış ticaret açığının ihracattan daha hızlı büyümesi, ithal ekipman kullanan depo ve fabrika yatırımlarının kur hassasiyetini artırabilir. Buna karşılık imalatın ihracattaki yüksek payı, üretim koridorlarında uzun vadeli tesis talebinin dayanağını koruyor. Yatırım varsayımlarında ulusal toplam yerine liman, sınır kapısı ve organize sanayi bölgesi bazındaki akışlar kullanılmalı. Örneğin deniz yolu konteyner hacmiyle kara sınır ticareti aynı depo tipini üretmez. Temmuz ve ağustos öncü verileri, hazirandaki güçlü aylık sıçramanın kalıcılığını test edecek; kira ve doluluk göstergeleri ise gerçek gayrimenkul aktarımını gösterecek.







