Gayrimenkul yatırımında konut ve arsanın yanı sıra tarım arazilerine yönelik ilgi de dikkat çekiyor. Nisan-Ağustos 2026 döneminde 92 bin 807 parsel üzerinden gerçekleştirilen araştırmaya göre incelenen taşınmazların yüzde 45,3’ünü tarım arazileri oluştururken, özellikle büyükşehirlerin çeperlerindeki geniş parseller yatırımcıların radarına giriyor.
Gayrimenkul piyasasında yatırım tercihleri çeşitleniyor. Konut fiyatları, finansman koşulları ve şehir merkezlerindeki yüksek arsa değerleri yatırımcıları farklı alternatifleri değerlendirmeye yöneltirken, büyükşehirlerin çevresindeki tarım arazileri de daha yakından takip edilmeye başladı.
Kolayimar tarafından Nisan-Ağustos 2026 dönemindeki 92 bin 807 parsel incelenerek hazırlanan “Türkiye Parsel Görünümü” araştırması, gayrimenkul piyasasında hangi tür taşınmazların araştırıldığını ortaya koydu.
Verilere göre incelenen taşınmazların yüzde 45,3’ü tarım arazilerinden oluştu. Arsa niteliğindeki taşınmazların oranı yüzde 38 olurken, üzerinde yapı bulunan taşınmazların payı yüzde 14,5 seviyesinde gerçekleşti.
İncelenen parsellerin yüzde 45,3’ü tarım arazisi
Araştırmadaki en dikkat çekici sonuçlardan biri tarım arazilerinin toplam içerisindeki ağırlığı oldu.
İncelenen her 100 parselin yaklaşık 45’inin tarım arazisi niteliğinde olması, toprağa yönelik araştırma ilgisinin boyutunu ortaya koyuyor.
Özellikle büyükşehirlerin gelişme akslarına yakın bölgelerde bulunan araziler; ulaşım yatırımları, çevredeki yapılaşma eğilimleri ve bölgesel gelişmeler nedeniyle gayrimenkul piyasasında daha fazla takip ediliyor.
Ancak tarım arazilerinde yatırım kararı verilirken taşınmazın yalnızca konumuna veya gelecekte değer kazanabileceği beklentisine göre hareket edilmemesi önem taşıyor. Parselin mevcut niteliği, imar durumu ve kullanımına ilişkin yasal koşullar yatırım öncesinde ayrıca incelenmesi gereken başlıklar arasında bulunuyor.
Tarım parselleri arsalardan yaklaşık 7 kat daha büyük
Araştırma, tarım arazileri ile arsa niteliğindeki taşınmazlar arasındaki büyüklük farkını da ortaya koydu.
Tarım parsellerinin medyan büyüklüğü 4 bin 597 metrekare olarak hesaplandı. Arsa niteliğindeki parsellerde ise medyan büyüklük 647 metrekare seviyesinde kaldı.
Böylece araştırmaya konu tarım parsellerinin medyan büyüklüğü, arsaların yaklaşık 7 katına ulaştı.
Bu fark, özellikle şehir merkezlerinden uzaklaşıldıkça daha geniş yüzölçümüne sahip taşınmazların gayrimenkul piyasasında gündeme geldiğini gösteriyor.
İstanbul, Ankara ve İzmir parsel aramalarında öne çıkıyor
Araştırmada incelenen parsellerin yüzde 29,2’sinin İstanbul, Ankara ve İzmir’de yoğunlaşması da dikkat çekti.
Ancak Türkiye’nin üç büyük kentindeki parsel yapısı birbirinden oldukça farklı bir görünüm sergiliyor.
İstanbul’da incelenen taşınmazların medyan parsel büyüklüğü 712 metrekare olarak hesaplanırken, Ankara’da bu rakam 4 bin 384 metrekareye ulaşıyor.
İzmir’de ise medyan parsel büyüklüğü 1.288 metrekare seviyesinde bulunuyor.
Rakamlar özellikle Ankara’da araştırılan parsellerin İstanbul ve İzmir’e kıyasla çok daha geniş yüzölçümüne sahip olduğunu ortaya koyuyor.
İstanbul’da Çatalca ve Silivri dikkat çekiyor
İstanbul özelinde incelendiğinde ise ilçeler arasında oldukça büyük farklılıklar bulunuyor.
Kent merkezindeki yoğun yapılaşmanın aksine İstanbul’un çeperlerine doğru gidildikçe parsel büyüklükleri önemli ölçüde artıyor.
Çatalca’da medyan parsel büyüklüğü 5 bin 129 metrekareye, Silivri’de ise 3 bin 171 metrekareye ulaşıyor.
Yoğun yapılaşmanın bulunduğu Fatih’te ise medyan parsel büyüklüğü yalnızca 162 metrekare seviyesinde kalıyor.
Bu tablo, İstanbul gayrimenkul piyasasının merkez ve çevre ilçeler arasında ne kadar farklı bir arazi yapısına sahip olduğunu da gösteriyor.
Büyükşehir çeperlerinde arazi ilgisi artıyor
Gayrimenkulde şehirlerin gelişme yönlerinin yatırım kararları açısından taşıdığı önem, büyükşehirlerin çevresindeki arazileri de gündemde tutuyor.
Özellikle İstanbul’da Çatalca ve Silivri gibi geniş arazi stokunun bulunduğu bölgeler ile Ankara ve İzmir’in gelişme akslarında yer alan parseller yatırımcıların daha yakından takip ettiği alanlar arasında bulunuyor.
Bununla birlikte tarım arazisinin gelecekte imara açılacağı beklentisi tek başına yatırım gerekçesi olarak değerlendirilmemeli. Arazi satın almadan önce imar planları, parselin tapudaki niteliği, kadastro durumu, yola cephesi, altyapı imkânları, tarımsal kullanım koşulları ve ilgili mevzuatın ayrıntılı biçimde incelenmesi gerekiyor.
Araştırmanın ortaya koyduğu tablo ise gayrimenkul yatırımında ilginin yalnızca konut ve klasik arsa piyasasıyla sınırlı olmadığını; büyükşehirlerin çevresindeki toprağın da giderek daha fazla takip edildiğini gösteriyor.







