Küresel piyasalarda jeopolitik risklerin geçici olarak azalması, yatırımcıların risk iştahını yeniden yükseltti. İran ile ABD-İsrail hattında ateşkes sürecinin devam etmesi ve kritik öneme sahip Hürmüz Boğazı’nın ticari gemilere yeniden açılması, haftanın son işlem gününde piyasalara güçlü bir moral verdi. Bu gelişmelerin etkisiyle Borsa İstanbul’da yükseliş ivmesi dikkat çekti.
Hürmüz kararı piyasalarda rüzgârı tersine çevirdi
Orta Doğu’daki gerilimin yumuşaması ve enerji arzına ilişkin endişelerin azalması, küresel piyasalarda pozitif bir hava oluşturdu. Özellikle Hürmüz Boğazı’nın ticari geçişlere açılması, petrol fiyatlarına yönelik risk algısını düşürerek gelişen piyasalara yönelik ilgiyi artırdı.
Bu atmosfer, Borsa İstanbul’da da kendini net şekilde gösterdi. Yabancı yatırımcı ilgisinin artmasıyla birlikte endeks genelinde alımlar hız kazandı.
BIST 100 haftayı güçlü yükselişle tamamladı
Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, haftanın tamamında yukarı yönlü bir seyir izledi. Endeks, haftaya 13.924 puan seviyesinden başlarken, kapanışını 14.587 puandan gerçekleştirdi.
Haftalık bazda yüzde 3,65 oranında değer kazanan endeks, yılbaşından bu yana ise yaklaşık yüzde 30’a yakın yükseliş performansı sergiledi.
Haftalık endeks performansı
| Veri | Değer |
|---|---|
| Haftaya Başlangıç | 13.924 |
| Haftalık En Düşük | 13.842 |
| Haftalık En Yüksek | 14.601 |
| Haftalık Kapanış | 14.587 |
| Haftalık Değişim | %3,65 |
Endeksin hafta içinde gördüğü en yüksek seviyeye oldukça yakın bir noktadan kapanış yapması, alım iştahının güçlü kaldığını gösterdi.
Sektör endekslerinde genel yükseliş
Sadece ana endeks değil, sektör bazlı göstergeler de haftayı artıda tamamladı. Özellikle bankacılık hisselerinde görülen güçlü performans dikkat çekti.
- Bankacılık endeksi: %4,11 yükseldi
- Sanayi endeksi: %3,72 değer kazandı
- Holding endeksi: %3,37 artış gösterdi
Bu tablo, yükselişin genele yayıldığını ve sadece sınırlı hisselerle sınırlı kalmadığını ortaya koydu.
Haftanın yıldızı: EFOR
BIST 100 kapsamında işlem gören hisseler arasında haftanın en dikkat çeken yükselişi Efor Yatırım gerçekleştirdi. Hisse, kısa sürede yüksek prim yaparak yatırımcısına önemli kazanç sağladı.
En çok kazandıran hisseler
| Hisse | Haftalık Değişim |
|---|---|
| Efor Yatırım (EFOR) | %52,43 |
| Kontrolmatik (KONTR) | %35,54 |
| Pasifik GYO (PSGYO) | %21,77 |
Bu hisselerdeki sert yükselişler, özellikle kısa vadeli yatırımcıların ilgisini çekti.
Düşüş yaşayan hisseler de oldu
Piyasadaki genel pozitif havaya rağmen bazı hisselerde satış baskısı devam etti. Özellikle sağlık ve enerji tarafında sınırlı geri çekilmeler dikkat çekti.
En çok değer kaybeden hisseler
| Hisse | Haftalık Değişim |
|---|---|
| Eczacıbaşı İlaç (ECILC) | -%17,16 |
| Europower Enerji (EUPWR) | -%9,38 |
| Dap Gayrimenkul (DAPGM) | -%8,76 |
Bu düşüşler, sektör bazlı ayrışmanın sürdüğünü gösterdi.
Piyasa değeri en yüksek şirketler
Borsa İstanbul’da şirketlerin piyasa değerine göre sıralaması da haftanın dikkat çeken başlıkları arasında yer aldı. Savunma sanayi şirketlerinin güçlü konumu devam etti.
En değerli şirketler
| Şirket | Piyasa Değeri |
|---|---|
| Aselsan (ASELS) | 1,887 trilyon TL |
| Destek Finans Faktoring (DSTKF) | 758 milyar TL |
| Enka İnşaat (ENKAI) | 648 milyar TL |
Aselsan’ın açık ara liderliğini koruması, savunma sektörüne yönelik güçlü beklentilerin sürdüğünü ortaya koydu.
İşlem hacminde THY zirvede
Hafta boyunca en fazla işlem gören hisseler incelendiğinde ulaştırma ve sanayi hisselerinin öne çıktığı görüldü.
En çok işlem gören hisseler
| Hisse | İşlem Hacmi |
|---|---|
| Türk Hava Yolları (THYAO) | 105,5 milyar TL |
| Sasa Polyester (SASA) | 94,5 milyar TL |
| Aselsan (ASELS) | 71,8 milyar TL |
Özellikle THYAO’daki yüksek işlem hacmi, yatırımcı ilgisinin güçlü seyrettiğine işaret etti.
Küresel gelişmelerin etkisi sürecek
Uzmanlara göre, Borsa İstanbul’daki yükselişin temelinde sadece iç dinamikler değil, küresel gelişmeler de önemli rol oynuyor. Orta Doğu’daki gerilimin azalması ve enerji fiyatlarına yönelik belirsizliklerin düşmesi, riskli varlıklara olan talebi artırmış durumda.
Ancak piyasalarda iyimserliğin kalıcı olması için jeopolitik risklerin tamamen ortadan kalkması ve küresel finansal koşulların destekleyici kalmaya devam etmesi gerektiği belirtiliyor.



