Orta Doğu’daki jeopolitik gerilimler küresel piyasalarda belirsizliği artırırken, Türkiye’de ekonomi yönetiminin aldığı önlemler dikkat çekici sonuçlar üretmeye başladı. Mart ayında hem döviz kurlarındaki sınırlı artış hem de beklenti altı gelen enflasyon verisi, piyasalarda “dolar mı TL mi?” sorusunu yeniden gündeme taşıdı.
Son hesaplamalara göre, Türk Lirası’nın 2026 yılı sonuna kadar olan yaklaşık 9 aylık dönemde %27,25 getiri potansiyeli sunduğu belirtiliyor. Buna karşılık dolar beklentilerinin daha sınırlı bir kazanca işaret etmesi, TL’yi yatırımcı gözünde daha avantajlı konuma taşıyor.
Enflasyon Beklentinin Altında Geldi
Mart ayı enflasyonu piyasa beklentilerinin altında gerçekleşerek dikkat çekti.
Açıklanan veriler:
| Gösterge | Oran |
|---|---|
| Beklenti | %2,4 |
| Gerçekleşen TÜFE | %1,94 |
Bu gelişme, enflasyonla mücadelede kısa vadede olumlu bir tablo ortaya koyarken, TL üzerindeki baskının da sınırlı kalmasına katkı sağladı.
TL Neden Güçlü Kaldı?
Ekonomi yönetiminin attığı adımlar, Türk Lirası’nın savaş ortamına rağmen dirençli kalmasını sağladı.
TL’yi destekleyen başlıca faktörler:
- TCMB’nin piyasayı %37 yerine %40 seviyesinden fonlaması
- Döviz piyasasına aktif müdahale ve rezerv kullanımı
- Eşel mobil sistemiyle enerji fiyatlarının kontrol altında tutulması
Bu gelişmeler sayesinde mart ayında dolar/TL kuru yalnızca yaklaşık %1,3 artış gösterdi.
Rezervlerde Gerileme Ama Kontrol Sürüyor
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın rezervlerinde sınırlı bir düşüş yaşansa da, piyasaların dengede tutulduğu görülüyor.
Rezerv değişimi:
| Tarih | Rezerv |
|---|---|
| 27 Şubat | 206 milyar $ |
| 27 Mart | 155,3 milyar $ |
Rezervlerdeki düşüşe rağmen, bu kaynakların piyasa istikrarı için etkin şekilde kullanıldığı ifade ediliyor.
Eşel Mobil Etkisi: Enflasyon Frenlendi
Enerji fiyatlarındaki küresel artışın Türkiye’ye etkisi, eşel mobil sistemiyle önemli ölçüde sınırlandı.
Bu uygulama sayesinde:
- Akaryakıt zamları pompaya tam yansımadı
- Maliyet artışları kontrol altına alındı
- Enflasyonda ani sıçrama engellendi
Londra Temasları Güven Verdi
Ekonomi yönetimi, uluslararası yatırımcılarla temaslarını da sürdürdü. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ve TCMB Başkanı Fatih Karahan, Londra’da yatırımcılarla bir araya geldi.
Toplantılarda:
- Orta Doğu’daki gelişmelerin etkisinin “yönetilebilir” olduğu
- Türkiye ekonomisinin dirençli yapısını koruduğu
mesajı verildi.
Faiz Kararında “Pas” Beklentisi
Piyasaların gözü şimdi Merkez Bankası’nın nisan ayı faiz kararında.
Uzman değerlendirmelerine göre:
- Politika faizinin %37 seviyesinde sabit kalması
- Likidite yönetimiyle sıkı duruşun sürdürülmesi
bekleniyor.
Risk unsuru:
- Hizmet enflasyonundaki katılık (%2,39 aylık artış)
yakından izlenmeye devam ediyor.
Dolar Tahminleri Ne Diyor?
Ekonomistlerin yıl sonu dolar beklentileri, sınırlı bir yükselişe işaret ediyor.
Kur tahminleri:
| Kurum | Yıl Sonu Tahmini |
|---|---|
| Vakıf Katılım | ~49 TL |
| Akbank Araştırma | ~50,7 TL |
Bu tahminler, doların getiri potansiyelinin sınırlı kalabileceğini gösteriyor.
TL Getirisi Dikkat Çekiyor
Mevcut faiz ve enflasyon dengesi dikkate alındığında, TL’nin yatırımcıya sunduğu getiri öne çıkıyor.
Karşılaştırma:
| Yatırım Aracı | Beklenen Getiri |
|---|---|
| TL | ~%27,25 |
| Dolar | Daha düşük marj |
Bu tablo, kısa ve orta vadede TL’de kalmanın daha avantajlı olabileceğine işaret ediyor.
Uzman Yorumu: “Şartlar TL Lehine”
Ekonomistler, mevcut politikaların sürmesi halinde TL’nin avantajını koruyacağını belirtiyor.
Öne çıkan görüşler:
- Dezenflasyon süreci devam ediyor
- TCMB sıkı duruşunu sürdürüyor
- Döviz talebi sınırlı kalıyor
Bu şartlar altında yatırımcıların TL’de kalmayı tercih etmesi daha rasyonel bir strateji olarak değerlendiriliyor.
Dengeler TL’yi Öne Çıkarıyor
Jeopolitik risklerin yüksek olduğu bir dönemde Türkiye ekonomisinin gösterdiği direnç, piyasalarda önemli bir güven unsuru oluşturdu. Enflasyonun beklenti altında kalması, kurdaki sınırlı artış ve yüksek TL getirisi, yatırım tercihlerinde dengeyi TL lehine çevirmiş durumda.
Ancak uzmanlar, küresel gelişmelerin ve enerji fiyatlarının yakından takip edilmesi gerektiğini de vurguluyor.


