Orta Doğu’da yaşanan kriz ve Hürmüz Boğazı’nın kapanması, küresel ticaret dengelerini sarsarken Türkiye için yeni bir fırsat kapısı araladı. Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Gürsel Baran, bu süreçte Türkiye’nin tedarik zincirlerinde alternatif bir merkez haline geldiğini açıkladı.
Mart ayı olağan meclis toplantısında konuşan Baran, küresel belirsizliklerin arttığı bu dönemde Türkiye’nin stratejik konumu ve üretim gücüyle öne çıktığını vurguladı.
Hürmüz Krizi Küresel Dengeleri Sarstı
Dünya enerji ticaretinin kritik noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı’nda yaşanan gelişmeler, sadece petrol fiyatlarını değil, küresel ticaretin tamamını etkiledi.
Baran’a göre bu krizin etkileri:
- Enerji arzında aksama
- Ticaret yollarında tıkanma
- Küresel fiyat dengelerinde bozulma
şeklinde kendini gösteriyor.
Petrol Fiyatları Zincirleme Etki Yarattı
Petrol fiyatlarındaki artış, ekonominin tüm alanlarına yayılan bir maliyet baskısı oluşturdu.
Etkilenen alanlar:
- Üretim maliyetleri
- Lojistik ve taşımacılık
- Tarım üretimi
- Gıda fiyatları
- Sigortacılık sektörü
Baran, özellikle akaryakıt fiyatlarındaki artışın hem üretici hem tüketici üzerinde doğrudan etkili olduğunu vurguladı.
Deniz Taşımacılığı ve Sigorta Maliyetleri Tırmanıyor
Hürmüz Boğazı’ndaki kapanmanın en kritik etkilerinden biri de deniz taşımacılığında yaşandı.
- Tankerlerin boğazı geçememesi
- Açıkta bekleyen gemiler
- Sigorta primlerinde sert artış
Bu durum, küresel ticarette hem maliyetleri artırıyor hem de belirsizlik algısını güçlendiriyor.
Türkiye İçin Stratejik Fırsat
Kriz ortamı, Türkiye’yi küresel ticaret açısından daha önemli bir konuma taşıyor.
Baran’ın açıklamalarına göre:
- Türkiye, Avrupa ile Asya arasında köprü konumunda
- Tedarik zincirleri yeniden şekillenirken öne çıkıyor
- Küresel şirketler üretim ve lojistik için Türkiye’yi daha fazla değerlendiriyor
Bu gelişme, Türkiye’nin alternatif üretim ve dağıtım merkezi olma potansiyelini güçlendiriyor.
Çözüm: Katma Değerli Üretim ve Teknoloji
Baran, bu fırsatın değerlendirilebilmesi için kritik bir yol haritası da çizdi:
- Katma değerli sektörlere yönelim
- İhracatın çeşitlendirilmesi
- Teknoloji odaklı büyüme
Bu adımların, küresel belirsizliklere karşı Türkiye ekonomisinin en güçlü savunma hattı olacağını belirtti.
Savunma Sanayisi Vurgusu
Türkiye’nin son yıllarda savunma sanayisinde elde ettiği başarılar da bu süreçte öne çıkan unsurlar arasında yer aldı.
Baran, şu şirketlere dikkat çekti:
- ASELSAN
- TUSAŞ
- ROKETSAN
- HAVELSAN
- BAYKAR
- FNSS
Bu şirketlerin oluşturduğu altyapının, Türkiye’nin bölgesel istikrar gücünü artırdığını ifade etti.
Kriz Aynı Zamanda Fırsat
Hürmüz Boğazı krizi küresel ekonomiyi zorlarken, Türkiye için yeni bir rolün kapısını aralıyor. Tedarik zincirlerinin yeniden şekillendiği bu dönemde Türkiye’nin üretim gücü, coğrafi konumu ve diplomatik dengesi önemli avantajlar sunuyor.
Uzmanlara göre doğru stratejilerle Türkiye, bu süreci küresel ticarette daha güçlü bir konuma yükselerek değerlendirebilir.


