Türkiye’de yenilenebilir enerji yatırımlarında dikkat çeken bir finansman anlaşmasına imza atıldı. Türkiye İş Bankası ve Türkiye Sınai Kalkınma Bankası (TSKB), Schmid Pekintaş’ın 5 GW kapasiteli güneş hücresi üretim yatırımı için toplam 100 milyon euro tutarında, 10 yıl vadeli kredi sağladı.
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın HIT-30 Yüksek Teknoloji Teşvik Programı kapsamında hayata geçirilecek proje, yerli ve milli teknoloji ile güneş hücresi üretimini hedefliyor. Finansman, iki banka tarafından yüzde 50-50 paylaşım modeliyle sağlanacak.
Toplam yatırım tutarı ise 500 milyon dolar olarak planlanıyor.
HIT-30 Programı nedir, yatırım neden önemli?
HIT-30 Yüksek Teknoloji Teşvik Programı, Türkiye’nin stratejik önceliğe sahip teknoloji alanlarında yerli üretim kapasitesini artırmayı amaçlıyor. Program, özel nitelikli projelere kapsamlı teşvik ve finansman destekleri sunuyor.
Güneş hücresi üretimi, yenilenebilir enerji teknolojilerinin en kritik halkalarından biri olarak görülüyor. Türkiye’de panel üretiminde belirli bir kapasite oluşmuş olsa da hücre üretiminde dışa bağımlılık devam ediyordu. Bu yatırım, söz konusu bağımlılığı azaltmayı ve katma değeri daha yüksek üretim zincirine geçişi sağlamayı hedefliyor.
5 GW’lık kapasite, Türkiye’nin güneş enerjisi ekosisteminde önemli bir eşik olarak değerlendiriliyor.
5 GW kapasiteli güneş hücresi yatırımı nerede kurulacak?
Schmid Pekintaş, güneş hücresi üretim tesisini Düzce Beyköy 2. Organize Sanayi Bölgesi’nde kuracak. 500 milyon dolarlık yatırımın ilk üretim fazının 2026 yılı Mart ayında devreye alınması planlanıyor.
Tesiste üretilecek hücrelerin tamamen yerli ve milli teknoloji ile geliştirilmesi hedefleniyor. Böylece hem iç pazarda güneş enerjisi projelerine tedarik sağlanacak hem de ihracat potansiyeli artırılacak.
Üretilen hücrelerin özellikle ABD pazarı başta olmak üzere uluslararası pazarlara yönlendirilmesi planlanıyor.
TOPCon Plus (TOPCon+) teknolojisi nedir?
Yatırım kapsamında hücre teknolojisinde ileri seviye olarak kabul edilen TOPCon Plus (TOPCon+) teknolojisi kullanılacak. Bu teknoloji, yüksek verimlilik oranı ve daha düşük enerji kaybı sayesinde yeni nesil güneş hücreleri arasında öne çıkıyor.
TOPCon+ hücreler, geleneksel PERC teknolojisine kıyasla daha yüksek dönüşüm verimliliği sağlıyor. Bu da daha az alanla daha fazla enerji üretimi anlamına geliyor. Özellikle büyük ölçekli güneş enerjisi santrallerinde maliyet avantajı sunması bekleniyor.
Bu teknolojinin Türkiye’de yerli üretimle hayata geçirilmesi, enerji teknolojilerinde üst segment üretime geçiş açısından stratejik bir adım olarak görülüyor.
Finansmanın vadesi ve kapsamı ne?
İş Bankası ve TSKB tarafından sağlanan finansman 10 yıl vadeli olacak. 100 milyon euro tutarındaki kredi, yatırımın ilk fazının finansmanında kullanılacak.
Uzun vadeli yapılandırma, sermaye yoğun yenilenebilir enerji projelerinde nakit akışı yönetimi açısından kritik önem taşıyor. Bankaların projeye eşit payla katılması ise risk paylaşımı ve stratejik destek açısından dikkat çekici.
Bankalar projeyi nasıl değerlendiriyor?
İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Cahit Çınar, Schmid Pekintaş’ın 2013 yılından bu yana güneş paneli üretimiyle sektöre katkı sunduğunu belirterek, hücre üretimine geçişin enerji arz güvenliği ve teknoloji dönüşümü açısından güçlü bir adım olacağını vurguladı.
TSKB Genel Müdürü Ozan Uyar ise yatırımın Türkiye’nin yeşil dönüşüm hedeflerine ivme kazandıracak stratejik bir halka olduğunu ifade etti.
Schmid Pekintaş Yönetim Kurulu Başkanı Özhan Olcay da şirketin Avrupa’nın en büyük güneş paneli üretim kapasitesine sahip olduğunu hatırlatarak, TOPCon+ yatırımıyla hücre teknolojisinde ileri seviyeye geçmenin gururunu yaşadıklarını belirtti.
Türkiye’nin yenilenebilir enerji hedefleri açısından ne anlama geliyor?
Türkiye, enerji arz güvenliğini güçlendirmek ve cari açığı azaltmak amacıyla yenilenebilir enerji yatırımlarına hız veriyor. Güneş enerjisi kurulu gücünde son yıllarda önemli artış yaşanırken, yerli üretim kapasitesinin artırılması stratejik öncelik haline geldi.
Güneş hücresi üretimi, panel üretim zincirinin en kritik aşamalarından biri. Bu alanda yerli kapasitenin gelişmesi:
- Dışa bağımlılığı azaltabilir,
- Yüksek katma değerli üretimi teşvik edebilir,
- İhracat gelirlerini artırabilir,
- Yeşil dönüşüm sürecini hızlandırabilir.
5 GW’lık yatırımın tam kapasiteye ulaşması halinde, Türkiye’nin güneş enerjisi teknolojilerinde bölgesel üretim üssü olma hedefi güç kazanabilir.
Küresel rekabet açısından yatırımın önemi nedir?
Güneş hücresi üretimi küresel ölçekte yoğun rekabetin yaşandığı bir alan. Çin merkezli üreticiler pazarda güçlü konuma sahip. ABD ve Avrupa ise tedarik zincirini çeşitlendirme ve yerelleştirme yönünde adımlar atıyor.
Bu çerçevede Türkiye’de kurulacak yüksek kapasiteli ve ileri teknolojili bir tesis, hem Avrupa pazarına yakınlık hem de ABD’ye ihracat potansiyeli açısından stratejik avantaj sağlayabilir.
Özellikle TOPCon+ gibi yüksek verimlilik sunan teknolojilerin üretimi, Türkiye’nin küresel güneş enerjisi değer zincirinde daha üst basamaklara çıkmasını mümkün kılabilir.
Genel tablo ne söylüyor?
İş Bankası ve TSKB’nin sağladığı 100 milyon euroluk finansman, yalnızca bir yatırım kredisi değil; Türkiye’nin enerji teknolojilerinde üst segment üretime geçiş iradesinin finansal yansıması olarak değerlendiriliyor.
5 GW kapasiteli güneş hücresi yatırımı, yerli üretim, yeşil dönüşüm ve ihracat hedefleri açısından kritik bir eşik oluşturuyor. 2026 Mart ayında başlaması planlanan üretim, Türkiye’nin yenilenebilir enerji ekosisteminde yeni bir dönemin kapısını aralayabilir.


