Anayasa Mahkemesi, yüksek enflasyon ortamında alacakların değerini korumakta yetersiz kaldığı gerekçesiyle kanuni faizi yüzde 12 olarak belirleyen düzenlemeyi yürürlükten kaldırdı. Kararla birlikte, gümrük vergileri ve bu vergilere bağlı olarak tahsil edilen gecikme faizi ve zamlarının iadesinde kanuni faiz uygulanmasını öngören hüküm de iptal edildi.
Başvuru İstanbul 8. Vergi Mahkemesi’nden Geldi
Söz konusu iptal süreci, İstanbul 8. Vergi Mahkemesi’nin önüne gelen bir dava kapsamında başladı. Mahkeme, 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun, 7190 sayılı Kanun ile değiştirilen 216. maddesinde yer alan “kanuni faiz” ifadesinin Anayasa’ya aykırı olduğu gerekçesiyle Anayasa Mahkemesi’ne başvurdu.
Gerekçeli Karar Resmî Gazete’de Yayımlandı
Resmi Gazete’de yayımlanan gerekçeli kararda Yüksek Mahkeme, daha önce 3095 sayılı Kanun’un 1. maddesinin “sözleşmeden kaynaklanmayan borç ilişkileri” yönünden iptal edildiğini hatırlattı.
Bu kapsamda, kanuni faizin sabit yüzde 12 oranıyla uygulanmasının, yüksek enflasyon koşullarında alacakların reel değerini koruyamadığı vurgulandı.
“Enflasyon Karşısında Etkili Bir Koruma Mekanizması Yok”
Anayasa Mahkemesi’nin karar gerekçesinde şu değerlendirmeye yer verildi:
“Hak edildiği hâlde tahsil edilemeyen bir alacağın, ödeme tarihine kadar geçen sürede enflasyon nedeniyle makul olanın ötesinde ekonomik kayba uğraması mümkündür. Kanuni faiz öngörülmüş olsa da, paranın değer kaybını telafi edecek etkili bir mekanizma hukuk sisteminde yer almamaktadır.”
Mahkeme, bu durumun mülkiyet hakkının korunması açısından ciddi bir sorun oluşturduğuna dikkat çekti.
Gümrük Alacaklarında da Aynı Gerekçe Geçerli
Yüksek Mahkeme, aynı gerekçenin gümrük vergileri ve bunlara bağlı olarak tahsil edilen gecikme faizi veya gecikme zammının iadesi açısından da geçerli olduğunu belirtti.
Kararda, kanuni faizin enflasyon karşısında alacaklının uğradığı değer kaybını karşılamadığı, bu nedenle söz konusu düzenlemenin Anayasa’ya aykırı olduğu sonucuna varıldığı ifade edildi.
Hukuk ve Ekonomi Açısından Dönüm Noktası
Uzmanlara göre bu karar;
-
Faiz–enflasyon ilişkisinin hukuk alanında yeniden tanımlanması,
-
Devletin gecikmeli ödemelerinde alacaklının reel kaybının dikkate alınması,
-
Benzer düzenlemeler için emsal niteliği taşıması
bakımından kritik bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.


