Türkiye İstatistik Kurumu tarafından 22 Eylül 2026’da yayımlanan tüketici eğilim anketine göre tüketici güven endeksi eylülde 91,9 oldu. Ağustostaki 90,8 düzeyine göre yüzde 1,3’lük artış, hanelerin ekonomik koşullara ilişkin değerlendirmesinde sınırlı iyileşmeye işaret ediyor. Perakende gayrimenkul yatırımcısı için bu hareket talep yönünde olumlu bir öncü sinyal; ancak gerçekleşmiş mağaza cirosu, ziyaretçi sayısı veya kiracı ödeme gücü ölçümü değil.
Endeks eylülde aylık bazda yükseldi
Tüketici güven endeksi ağustostaki 90,8 seviyesinden eylülde 91,9’a yükseldi. Aylık artış yüzde 1,3 oldu. Veri dönemi Eylül 2026, yayımlanma tarihi ise 22 Eylül 2026’dır. Endeks, TÜİK ile Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası iş birliğinde yürütülen tüketici eğilim anketinden hesaplanıyor. Dolayısıyla haberin yeni unsuru eylül ayına ilişkin beklenti ve değerlendirmelerin güncellenmesi; tek bir günün alışveriş davranışı veya kart harcaması değildir.
İyileşme var ancak iyimserlik sınırı aşılmadı
Tüketici güven endeksi 0 ile 200 arasında değer alıyor. Değerin 100’ün üzerinde olması tüketici güveninde iyimser duruma, 100’ün altında kalması ise kötümser duruma işaret ediyor. Eylüldeki 91,9 düzeyi bir önceki aya göre toparlanma gösterse de iyimserlik eşiğinin altında. Bu nedenle veriyi güçlü ve yaygın bir tüketim canlanması olarak değil, zayıf zeminde sınırlı bir güven artışı olarak okumak gerekiyor.
AVM ve cadde perakendesine talep sinyali
Tüketici güvenindeki yükseliş, hanelerin harcama kararlarını erteleme eğiliminin hafifleyebileceğine dair öncü bir gösterge sunuyor. Bu durum AVM’ler, cadde mağazaları ve perakende parklarında kiracı satışlarını destekleyebilecek bir talep zemini oluşturabilir. Özellikle ciro kirası bulunan sözleşmelerde güven göstergesinin yönü önem taşıyor. Yine de endeksteki tek aylık hareket, mağaza bazında satış artışı veya yeni kiralama talebi oluştuğunu kanıtlamıyor.
Verinin söylemediği alanlar net tutulmalı
Endeks; AVM ziyaretçi sayısını, perakende satış hacmini, nominal ciroyu, ortalama sepet tutarını, mağaza boşluk oranını veya kira ödeme performansını ölçmüyor. Türkiye geneli için üretiliyor; Ankara ya da İstanbul özelinde sonuç vermiyor. Ayrıca perakende gayrimenkul değerlemesinde kullanılan kira büyümesi, kapitalizasyon oranı ve işletme gideri varsayımlarının doğrudan girdisi değil. Bu nedenle haber, piyasa performansı sonucu değil talep göstergesi olarak konumlandırılmalı.
Yatırımcının izlemesi gereken doğrulayıcı veriler
Güvendeki toparlanmanın ticari gayrimenkule taşınıp taşınmadığı, sonraki perakende satış hacmi ve ciro endeksleriyle; AVM’lerde ise ziyaretçi, metrekare verimliliği ve kiracı tahsilat verileriyle sınanmalı. Kredi kartı harcamalarının dağılımı ve dayanıklı tüketim eğilimi de destekleyici göstergeler olabilir. Endeks birkaç ay üst üste yükselir ve gerçekleşmiş satış verileri aynı yönde hareket ederse, kiralama iştahı ve ciro kirası tahminleri için daha güçlü bir zemin oluşabilir.







