Türkiye ile Irak arasında hayata geçirilmesi planlanan Kalkınma Yolu Projesi için çalışmalar hız kazanıyor. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, projelendirme çalışmalarının tamamlandığını ve ilk kazmanın 2026 yılı içerisinde vurulmasının hedeflendiğini açıkladı. Projenin finansmanında Irak’ın petrol ve diğer yer altı kaynaklarının kullanılması seçeneği üzerinde durulurken, hattın çalışmalar başladıktan sonra 4-5 yıl içerisinde tamamlanması planlanıyor.
Basra Körfezi’nden başlayarak Irak ve Türkiye üzerinden Avrupa’ya ulaşması hedeflenen Kalkınma Yolu, yalnızca kara ve demir yolu bağlantısı olarak değil; enerji hatları, fiber optik altyapı ve gümrük koridorunu da kapsayan geniş ölçekli bir proje olarak şekilleniyor.
Kalkınma Yolu Projesi’nde çalışmalar hangi aşamada?
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Al Jazeera’ya yaptığı değerlendirmede 21 Temmuz’da gerçekleştirdiği Bağdat ziyaretinin önemli gündem maddelerinden birinin Kalkınma Yolu Projesi olduğunu söyledi.
Iraklı yetkililerle gerçekleştirilen görüşmelerde güzergâhın bağlantı noktalarından finansman modeline kadar birçok başlığın ele alındığını belirten Uraloğlu, projelendirme süreçlerinin tamamlandığını ve artık uygulama aşamasına geçilmesinin hedeflendiğini ifade etti.
Türkiye tarafının hedefi, gerekli finansman ve izin süreçlerinde ilerleme sağlanarak 2026 yılı bitmeden sahadaki ilk çalışmaların başlatılması.
Türkiye-Irak bağlantısında Ovaköy öne çıkıyor
Projenin Türkiye’ye giriş noktası konusunda da önemli ilerleme sağlandı. Planlamaya göre Irak tarafında Fişhabur, Türkiye tarafında ise Şırnak Ovaköy üzerinden yeni bir sınır kapısı oluşturulması gündemde.
Bağlantı noktasının kesinleşmesinin ardından güzergâhta ihtiyaç duyulan köprüler ve diğer mühendislik yapılarının inşasına geçilmesi öngörülüyor.
Kalkınma Yolu’nun Türkiye içerisindeki devamında ise güzergâhın Avrupa bağlantısına kadar kesintisiz bir sistem oluşturması amaçlanıyor. Bakan Uraloğlu, hattın Bulgaristan sınırındaki Kapıkule’ye kadar bütüncül bir gümrük koridoru şeklinde işletilmesinin planlandığını belirtti.
Finansman için petrol formülü gündemde
Projenin önündeki en önemli başlıklardan birini finansman oluşturuyor. Daha önce Türkiye, Irak, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin dahil olduğu uluslararası finansman seçenekleri üzerinde çalışmalar yürütülmüş ancak bölgesel gelişmeler nedeniyle istenilen ilerleme sağlanamamıştı.
Yeni dönemde ise Irak’ın sahip olduğu doğal kaynakların finansman modelinin bir parçası haline getirilmesi değerlendiriliyor.
Bakan Uraloğlu, petrol, maden veya diğer yer altı kaynakları karşılığında finansman sağlanması seçeneğinin Irak tarafıyla görüşüldüğünü açıkladı.
Uraloğlu, son temaslarda Irak tarafının özellikle petrol karşılığı finansman modeline daha istekli yaklaştığını belirterek, bu konuda hesaplamaların yapılmasının ardından taraflar arasında bir mutabakat zaptı imzalanabileceğini söyledi.
Türkiye tarafından konuya ilişkin bir taslak da Irak yönetimine sunuldu.
Kalkınma Yolu için hedef 4-5 yıl
Finansman ve gerekli izin süreçlerinin tamamlanmasının ardından projenin oldukça hızlı ilerleyebileceği değerlendiriliyor.
Uraloğlu, Türkiye’nin projede 2026 yılında temel atmayı ve ilk kazmayı vurmayı istediğini belirterek Türk müteahhitlik sektörünün kapasitesi ve Irak’taki yerel ortakların katkısıyla Kalkınma Yolu’nun 4-5 yıl içerisinde tamamlanabileceğini ifade etti.
Bu takvimin gerçekleşmesi halinde proje, önümüzdeki yıllarda Türkiye’nin uluslararası transit taşımacılıktaki konumunu önemli ölçüde değiştirebilecek altyapı yatırımlarından biri olacak.
Kalkınma Yolu sadece ulaşım projesi olmayacak
Kalkınma Yolu’nun en dikkat çekici özelliklerinden biri, projenin yalnızca yük ve yolcu taşımacılığına yönelik bir ulaşım koridoru olarak planlanmaması.
Güzergâha ilerleyen aşamalarda petrol ve doğal gaz boru hatları, enerji nakil hatları ve fiber optik haberleşme altyapısının da entegre edilmesi hedefleniyor.
Böylece Basra Körfezi ve Irak üzerinden Türkiye’ye ulaşan koridorun hem lojistik hem enerji hem de dijital altyapı açısından stratejik bir hat haline gelmesi amaçlanıyor.
Hürmüz Boğazı’na alternatif koridor önemi arttı
Orta Doğu’da son dönemde artan jeopolitik riskler, Kalkınma Yolu’nun enerji güvenliği açısından taşıdığı önemi de artırdı.
Özellikle küresel enerji ticaretinin kritik geçiş noktalarından Hürmüz Boğazı’nda yaşanabilecek aksaklıklar, alternatif kara ve enerji koridorlarının önemini yeniden gündeme taşıdı.
Bakan Uraloğlu da doğal gaz başta olmak üzere Körfez ülkeleriyle enerji bağlantılarının değerlendirilmesi gerektiğini belirterek Kalkınma Yolu’nun tamamlanmış olması halinde Hürmüz Boğazı kaynaklı risklerin dünya gündemindeki ağırlığının daha sınırlı olabileceğine dikkat çekti.
Kalkınma Yolu’nun hayata geçirilmesiyle Türkiye’nin Basra Körfezi ile Avrupa arasındaki ticarette önemli bir geçiş merkezi haline gelmesi ve ülkenin lojistik ve enerji koridoru konumunun güçlenmesi hedefleniyor.



