Küresel jeopolitik risklerdeki artış, gayrimenkul yatırımcısının ülke ve varlık tercihlerini yeniden şekillendiriyor. Körfez bölgesinde artan gerilimlerin ardından Türk yatırımcıların yurt dışı gayrimenkul yatırımlarında belirgin bir yavaşlama yaşanırken, yabancı yatırımcıların Türkiye’ye yönelen talebinde artış görülüyor.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası verilerine dayandırılan rakamlara göre, Türklerin yurt dışı gayrimenkul alımları için yaptığı ödemeler Mart-Mayıs döneminde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 26 azalarak 517 milyon dolara geriledi. Mayıs ayında gerçekleşen 143 milyon dolarlık yatırım ise son 29 ayın en düşük seviyesine işaret etti.
Aynı dönemde yabancıların Türkiye’deki gayrimenkul yatırımları için yaptığı ödemeler yüzde 28,3 artarak 590 milyon dolara ulaştı. Özellikle Körfez ülkeleri, Rusya, Azerbaycan ve Kazakistan kaynaklı yatırımcı ilgisinin arttığı belirtiliyor. (Dünya Gazetesi)
Ticari Gayrimenkul İçin Yeni Bir Fırsat Penceresi Açılabilir
Bu değişim yalnızca konut piyasası açısından değerlendirilmemeli. Sermayenin güvenli ve öngörülebilir pazarlara yönelme eğilimi, önümüzdeki dönemde Türkiye’deki ticari gayrimenkul piyasasını da doğrudan etkileyebilir.
Özellikle döviz bazında gelir üretme potansiyeli bulunan ticari varlıklar, kurumsal kiracılı ofisler, lojistik merkezleri, depolar, sanayi tesisleri, turizm gayrimenkulleri ve düzenli kira getirisi sağlayan ticari mülkler yabancı yatırımcıların radarına daha güçlü biçimde girebilir.
Burada kritik konu artık yalnızca gayrimenkulün fiyatı değil; yatırımın güvenliği, kira getirisi, döviz bazında değer potansiyeli, likiditesi ve çıkış stratejisi olacak.
Sermaye Coğrafyadan Önce Güven Arıyor
Son gelişmeler bir kez daha gösteriyor ki gayrimenkul yatırımlarında jeopolitik risk artık yatırım kararlarının temel parametrelerinden biri.
Dün Dubai veya Avrupa pazarlarına yönelen sermaye, değişen risk dengeleriyle bugün Türkiye’yi yeniden değerlendirebilir. Aynı şekilde Türk yatırımcı da yurt dışı yatırım kararlarında daha seçici ve temkinli bir döneme giriyor.
Türkiye açısından ortaya çıkan bu yeni tablo doğru okunabilirse, yabancı yatırımcı ilgisinin konuttan ticari gayrimenkule ve gelir üreten yatırım varlıklarına taşınması mümkün olabilir.
TicariGM360 Değerlendirmesi:
Önümüzdeki dönemde kazanan pazarlar yalnızca en ucuz gayrimenkulü sunanlar değil; yatırımcıya güven, sürdürülebilir getiri ve öngörülebilir bir çıkış stratejisi sunabilenler olacak.
Türkiye’nin önündeki asıl fırsat da burada: Artan yabancı ilgisini kısa vadeli konut satışından çıkarıp, uzun vadeli ve kurumsal ticari gayrimenkul yatırımına dönüştürebilmek.



