Türkiye’de jeotermal enerji yatırımları yeniden ivme kazanırken, sektör temsilcilerinden dikkat çeken değerlendirmeler geldi. Jeotermal Enerji Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kındap, Türkiye’nin jeotermalin elektrik üretiminden ısıtmaya, tarımdan turizme kadar tüm kullanım alanlarında dünya lideri olabilecek potansiyele sahip olduğunu vurguladı.
2025 yılı, jeotermal enerji açısından “yatırım uykusundan uyanılan” bir yıl olarak öne çıktı. Türkiye Elektrik İletim A.Ş. verilerine göre, Türkiye’nin elektrik enerjisi kurulu gücünde 1.758 MW paya sahip olan jeotermalde, bu yıl baz yük niteliğinde 67 MW’lık yeni santral devreye alındı. Bunun yanında yatırımcı şirketlerin portföyünde yaklaşık 300 MW’lık proje stoku bulunuyor.
Türkiye, Potansiyelinin Sadece Yüzde 11’ini Kullanıyor
Sektörün gelişimini değerlendiren Ali Kındap, enerji üretimi başta olmak üzere jeotermal seracılık, konut ısıtması, termal turizm, kurutma tesisleri, balıkçılık ve madencilik gibi alanlardaki yatırımların Türkiye’ye uzun vadeli çevresel ve ekonomik fayda sağladığını belirtti.
Kındap, “Keşfi tamamlanmış jeotermal potansiyelimizin sadece yüzde 11’ini kullanmamıza rağmen, bugün dünyada dördüncü, Avrupa’da ise lider ülke konumundayız. Bu tablo, Türkiye’nin jeotermalde ne kadar büyük bir sıçrama potansiyeline sahip olduğunu açıkça gösteriyor” dedi.
“31 Aralık 2030 Kısıtı 2040’a Uzatılmalı”
Türkiye’nin 2030 yılında 3.000 MW jeotermal kaynaklı elektrik kurulu gücüne ulaşabilmesi için kritik bir mevzuat sorununa dikkat çeken Kındap, mevcut sistemde yatırımların Yenilenebilir Enerji Destekleme Mekanizması (YEKDEM) kapsamına girebilmesi için 31 Aralık 2030’a kadar devreye alınması şartı bulunduğunu hatırlattı.
Bu sürenin sektör gerçekleriyle örtüşmediğini vurgulayan Kındap, şu ifadeleri kullandı:
“Jeotermal yatırımlar; lisans, izin, ruhsat, arazi temini, ÇED süreci, sondaj, kaynak verimliliğinin tespiti, santral inşası ve devreye alma gibi aşamalar nedeniyle en iyimser ihtimalle beş yıl sürüyor. Bugün yatırım kararı alan pek çok şirketin, 2030’a kadar santralini devreye alması teknik olarak mümkün görünmüyor. Bu nedenle sektör olarak 31 Aralık 2030 tarihinin 2040’a uzatılmasını talep ediyoruz.”
Enerji Bağımsızlığı ve Net Sıfır İçin Kritik Rol
Jeotermalin, Türkiye’nin enerji bağımsızlığı ve baz yük ihtiyacı açısından stratejik bir kaynak olduğunun altını çizen Kındap, bu alandaki küresel eğilimlere de dikkat çekti.
Kındap, Uluslararası Enerji Ajansı ve Avrupa Konseyi gibi kurumların enerji politikalarında jeotermale giderek daha fazla yer verdiğini belirterek, özellikle Avrupa ülkelerinin Rusya kaynaklı doğalgaz bağımlılığını azaltmak için konut ısıtmasında jeotermale yöneldiğini ifade etti.
Türkiye’nin 2053 Net Sıfır hedefi açısından da jeotermalin vazgeçilmez olduğuna dikkat çeken Kındap, “Isıtma ve soğutmada doğalgazın jeotermalle ikame edilmesi şart. Sektörümüz bu dönüşüme hazır. Ancak bu büyük dönüşümün, kamunun uzun vadeli stratejik enerji planlarına net biçimde dahil edilmesini bekliyoruz” dedi.


