Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Ekim 2026 Para Politikası Kurulu toplantısında 9 aylık aranın ardından faiz indirimine gitti. Politika faizini 100 baz puan düşürerek yüzde 36’ya çeken Merkez Bankası, gecelik borç verme ve borçlanma faizlerini de indirdi. Banka, enflasyonda kalıcı iyileşme sağlanana kadar sıkı para politikası duruşunun sürdürüleceğini vurguladı.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, piyasaların yakından takip ettiği ekim ayı faiz kararını açıkladı.
Ocak 2026’dan bu yana politika faizinde değişikliğe gitmeyen TCMB, dokuz aylık aranın ardından yeniden faiz indirimi kararı aldı.
Para Politikası Kurulu, bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını yüzde 37’den yüzde 36’ya düşürdü.
Kararla birlikte Merkez Bankası’nın gecelik borç verme ve borçlanma faiz oranlarında da 100’er baz puanlık indirim gerçekleştirildi.
Merkez Bankası Ekim 2026 Faiz Kararı
TCMB’nin açıkladığı yeni faiz oranları şöyle:
| Faiz Türü | Önceki Oran | Yeni Oran | Değişim |
|---|---|---|---|
| Politika faizi (1 hafta vadeli repo) | %37 | %36 | -100 baz puan |
| Gecelik borç verme faizi | %40 | %39 | -100 baz puan |
| Gecelik borçlanma faizi | %35,5 | %34,5 | -100 baz puan |
Kaynak: TCMB Ekim 2026 Para Politikası Kurulu karar metni.
Merkez Bankası, Temmuz 2025 ile Ocak 2026 arasındaki beş toplantıda toplam 900 baz puanlık faiz indirimi gerçekleştirmişti.
Ocak 2026’da yüzde 37 seviyesine ulaşan politika faizi, mart, nisan, haziran, temmuz ve eylül toplantılarında sabit tutulmuştu.
Ekim ayında alınan kararla faiz indirim sürecine yeniden dönüldü.
TCMB: Enflasyondaki Ana Eğilim Geriliyor
Merkez Bankası, faiz kararının gerekçelerini açıkladığı metinde enflasyon gelişmelerine dikkat çekti.
Kurul, aylık dalgalanmalar yaşanmasına rağmen son dönem enflasyon verileri ve öncü göstergelerin enflasyonun ana eğilimindeki gerilemeyi desteklediğini bildirdi.
İktisadi faaliyet verilerinin iç talepteki zayıf seyrin devam ettiğine işaret ettiği belirtildi.
Ayrıca arz şoklarının yurt içi fiyatlara yansımasının sınırlı kaldığı ifade edildi.
TCMB’nin değerlendirmesine göre bu gelişmeler, para politikasındaki sıkı duruşun fiyat istikrarı üzerindeki etkilerinin izlenmesi açısından önem taşıyor.
Enerji Fiyatları ve Jeopolitik Risklere Dikkat Çekildi
Merkez Bankası, enflasyon görünümüne ilişkin risklerin tamamen ortadan kalkmadığını vurguladı.
Özellikle jeopolitik gerilimler nedeniyle yüksek seviyelerde seyreden enerji fiyatlarının enflasyon üzerinde yukarı yönlü risk oluşturduğu belirtildi.
TCMB, jeopolitik gelişmelerin ekonomi üzerindeki etkilerini üç temel kanaldan takip ettiğini açıkladı:
-
Üretim ve diğer maliyetler üzerindeki etkiler
-
İktisadi faaliyet üzerindeki etkiler
-
Enflasyon beklentileri üzerindeki etkiler
Enerji maliyetlerindeki artışın üretim, ulaştırma ve diğer sektörler üzerinden fiyatlara yansıma ihtimali, para politikasında ihtiyatlı yaklaşımın sürdürülmesinin gerekçeleri arasında gösterildi.
Faiz İndirimlerinin Devamı Enflasyona Bağlı Olacak
TCMB, önümüzdeki dönemde atılacak para politikası adımlarının büyüklüğünün ve zamanlamasının enflasyon görünümüne göre belirleneceğini açıkladı.
Kurul, faiz kararlarında gerçekleşen enflasyonu, enflasyonun ana eğilimini ve beklentileri dikkate alacağını bildirdi.
Açıklamada, faiz adımlarının toplantı bazlı ve ihtiyatlı bir yaklaşımla kararlaştırılacağı vurgulandı.
Böylece ekim ayındaki faiz indirimi, sonraki toplantılarda da otomatik olarak indirim yapılacağı anlamına gelmiyor.
Merkez Bankası ayrıca enflasyon görünümünde belirgin ve kalıcı bir bozulma yaşanması halinde para politikası duruşunun sıkılaştırılabileceğini belirtti.
Konut Kredisi Faizleri Düşecek mi?
Politika faizindeki 100 baz puanlık indirim, gayrimenkul ve inşaat sektörü açısından da yakından izleniyor.
Konut kredisi faizleri, özellikle ilk kez ev satın almak isteyen vatandaşların finansmana erişiminde önemli bir rol oynuyor.
Merkez Bankası’nın politika faizini düşürmesi, bankaların fonlama maliyetlerinin zaman içerisinde gerilemesine katkı sağlayabilir.
Ancak politika faizindeki düşüşün konut kredilerine aynı oranda ve hemen yansıması beklenmemeli.
Bankaların konut kredisi faizlerini belirlerken mevduat maliyetleri, enflasyon beklentileri, likidite koşulları ve kredi risklerini de dikkate alması gerekiyor.
Bu nedenle faiz kararının konut satışlarına etkisi, bankaların önümüzdeki dönemde açıklayacağı kredi koşullarına bağlı olacak.
İnşaat ve Gayrimenkul Sektörü İçin Ne Anlama Geliyor?
Finansman maliyetleri, yalnızca konut satın alan vatandaşları değil, yeni projeler geliştiren inşaat şirketlerini de etkiliyor.
Ticari kredi faizlerinde sürdürülebilir bir gerileme yaşanması, gayrimenkul geliştiricilerinin finansman koşullarını iyileştirebilir.
Bu gelişme, uygun piyasa koşulları oluşması halinde yeni konut yatırımlarının desteklenmesine katkı sağlayabilir.
Öte yandan inşaat maliyetleri, arsa fiyatları ve konut alıcılarının satın alma gücü de sektörün geleceği açısından belirleyici olmaya devam ediyor.
Bu nedenle politika faizindeki indirim tek başına konut fiyatlarının düşeceği veya satışların hızla artacağı anlamına gelmiyor.
Merkez Bankası Yüzde 5 Enflasyon Hedefini Koruyor
TCMB, para politikası kararlarının orta vadede enflasyonu yüzde 5 hedefine ulaştıracak parasal ve finansal koşulları sağlayacak şekilde belirleneceğini açıkladı.
Kredi ve mevduat piyasalarında öngörülenin dışında gelişmeler yaşanması halinde ilave makroihtiyati önlemlerin devreye alınabileceği belirtildi.
Merkez Bankası ayrıca likidite koşullarının yakından izleneceğini ve likidite yönetimi araçlarının etkin biçimde kullanılmaya devam edileceğini bildirdi.
Para Politikası Kurulu toplantı özetinin beş iş günü içerisinde yayımlanacağı açıklandı.
Gözler 10 Aralık Faiz Toplantısında
Ekim ayında politika faizinin yüzde 36’ya düşürülmesinin ardından piyasaların odağında 10 Aralık 2026 tarihinde gerçekleştirilecek Para Politikası Kurulu toplantısı bulunuyor.
Merkez Bankası’nın karar metninde sonraki faiz adımlarının enflasyon verilerine ve beklentilere göre belirleneceğinin vurgulanması, aralık toplantısına ilişkin kesin bir indirim taahhüdü bulunmadığını gösteriyor.
TCMB’nin dokuz aylık aranın ardından aldığı 100 baz puanlık faiz indirimi, para politikasında yeni bir adım olarak öne çıkarken, konut ve inşaat sektöründeki etkilerinin kredi faizlerine yansıma sürecinde belirginleşmesi bekleniyor.







