Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings, Türkiye’de finansal kiralama ve faktoring şirketlerinin 2026 ve 2027 yıllarında artan kredi riskleri ve daralan kâr marjlarıyla karşılaşabileceği uyarısında bulundu. Finansal kiralama sektöründe yeni iş hacmi yüzde 48 artarken, faktoring sektörünün işlem hacmi 1,1 trilyon liraya ulaştı. Ancak yüksek fonlama maliyetleri, borçluların ödeme gücü ve ticari gayrimenkul değerlemelerine ilişkin riskler sektörün görünümünde belirleyici olacak.
Türkiye’de finansal kiralama ve faktoring sektörleri güçlü işlem hacmi artışlarına rağmen önümüzdeki dönemde daha zorlu finansman koşullarıyla karşılaşabilir.
Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings, 19 Ekim 2026 tarihinde yayımladığı değerlendirmede, Türkiye’deki finansal kiralama ve faktoring şirketlerinin aktif kalitesi ve kârlılık göstergelerine ilişkin risklere dikkat çekti.
Kuruluş, özellikle yüksek faiz ortamının, fonlama maliyetlerinin ve küçük ve orta ölçekli işletmelerin ödeme gücündeki olası bozulmanın sektörler üzerinde baskı oluşturabileceğini belirtti.
Fitch’in değerlendirmesinde, finansal kiralama işlemlerinin ticari gayrimenkul piyasasıyla bağlantısı da önemli risk başlıkları arasında yer aldı.
Fitch, Finansal Kiralama ve Faktoringde Risklerin Artmasını Bekliyor
Fitch Ratings, Türkiye’nin de içerisinde bulunduğu EMEA Gelişen Avrupa finansman ve leasing sektörünün görünümünü Haziran 2026’da “kötüleşen” olarak revize ettiğini hatırlattı.
Bu değerlendirmede küresel ekonomik büyümenin yavaşlaması, kalıcı enflasyon, yüksek fonlama maliyetleri ve KOBİ’lerin finansal dayanıklılığına ilişkin risklerin etkili olduğu belirtildi.
Fitch’e göre Türkiye’deki finansal kiralama ve faktoring şirketlerinin son dönemdeki piyasa dalgalanmalarından doğrudan etkilenme düzeyi sınırlı kaldı.
Bununla birlikte finansman maliyetlerinin artması ve borçluların geri ödeme kapasitelerinin zayıflaması, şirketlerin kredi portföylerinde dolaylı baskı oluşturabilir.
Kuruluş, özellikle 2026 ve 2027 yıllarında takipteki alacakların artabileceğini ve kârlılık marjlarının daralabileceğini öngörüyor.
Finansal Kiralama Sektöründe İş Hacmi Yüzde 48 Arttı
Türkiye’de finansal kiralama sektörünün yeni iş hacmi, 2026 yılının ilk yarısında dolar bazında yıllık yüzde 48 büyüdü.
Bu artış, finansal kiralama yöntemine yönelik talebin güçlü seyrettiğini gösteriyor.
Ancak Fitch, büyümenin niteliğine ilişkin önemli bir ayrıntıya dikkat çekti.
Sektörde sat ve geri kirala işlemlerinin toplam yeni iş hacmindeki payı yüzde 38’e ulaştı.
Kuruluş, bu yüksek payın işletmelerin yeni yatırımlarını finanse etmekten ziyade mevcut varlıkları üzerinden işletme sermayesi sağlama ihtiyacının devam ettiğine işaret ettiğini değerlendirdi.
Dolayısıyla finansal kiralama hacmindeki artışın tamamı yeni makine, ekipman veya gayrimenkul yatırımlarından kaynaklanmıyor.
Sat ve Geri Kirala İşlemlerinde Gayrimenkul Riski
Fitch’in raporunda ticari gayrimenkul piyasasını yakından ilgilendiren önemli bir değerlendirme de yer aldı.
Kuruluş, sat ve geri kirala işlemlerinin ticari gayrimenkul değerlemesi ve kalan değer risklerini artırabileceğini belirtti.
Sat ve geri kirala yöntemi, bir işletmenin sahip olduğu varlığı finansal kiralama şirketine satıp aynı varlığı belirli koşullarla yeniden kiralamasına dayanıyor.
Bu yöntem sayesinde işletmeler, faaliyetlerinde kullandıkları varlıklardan yararlanmaya devam ederken finansman sağlayabiliyor.
Özellikle ticari gayrimenkul sahibi işletmeler açısından bu sistem, mevcut taşınmazların finansman amacıyla değerlendirilmesine imkan tanıyor.
Ancak taşınmazın piyasa değerindeki değişimler, finansal kiralama şirketleri için risk oluşturabiliyor.
Gayrimenkulün değerinin beklenenden düşük gerçekleşmesi veya borçlunun ödeme yükümlülüğünü yerine getirememesi, işlemin finansal sonuçlarını etkileyebiliyor.
Fitch, bu nedenle sat ve geri kirala işlemlerinin sektörün risk görünümünde dikkatle izlenmesi gereken alanlardan biri olduğunu vurguladı.
Finansal Kiralamada Takipteki Alacaklar Artabilir
Finansal kiralama sektörünün takipteki kredi oranı 2026 yılının ilk yarısında yüzde 1,9 seviyesine geriledi.
Mevcut göstergedeki iyileşmeye rağmen Fitch, 2026 ve 2027 yıl sonlarında takipteki alacak oranının kademeli olarak yükselmesini bekliyor.
Kuruluşun bu beklentisinde yüksek finansman maliyetleri ve borçluların ödeme gücündeki olası zayıflama etkili oluyor.
Sektörün ortalama özkaynak kârlılığı yüzde 30 seviyesinde gerçekleşirken, temel kâr marjlarının önümüzdeki dönemde daralabileceği değerlendiriliyor.
Kaldıraç oranı ise 2025 yıl sonundaki 3,8 kattan 4,9 kata yükseldi.
Finansal Kiralama Sektöründe Son Göstergeler
| Gösterge | Açıklanan Veri |
|---|---|
| Yeni iş hacmindeki yıllık artış | %48 |
| Sat ve geri kirala işlemlerinin payı | %38 |
| Takipteki kredi oranı | %1,9 |
| Ortalama özkaynak kârlılığı | %30 |
| 2025 yıl sonu kaldıraç oranı | 3,8 kat |
| 2026 ilk yarı kaldıraç oranı | 4,9 kat |
Veriler, aksi belirtilmedikçe 2026 yılının ilk yarısına ilişkin açıklanan göstergeleri yansıtıyor.
Faktoring Sektöründe İşlem Hacmi 1,1 Trilyon Liraya Ulaştı
Türkiye’de faktoring sektörü de 2026 yılının ilk yarısında işlem hacmini artırdı.
Fitch Ratings’in açıkladığı verilere göre sektörün işlem hacmi, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 33 büyüyerek 1,1 trilyon liraya yükseldi.
Kuruluş, 2026 yılının tamamında faktoring işlem hacminde yaklaşık yüzde 32 büyüme bekliyor.
Ancak Fitch, bu büyümenin genel olarak enflasyonla uyumlu olacağını ve reel büyümenin yatay seyredeceğini öngörüyor.
Başka bir ifadeyle işlem hacmindeki nominal artış, enflasyon etkisi dikkate alındığında aynı ölçüde gerçek faaliyet büyümesi anlamına gelmeyebilir.
Faktoring, işletmelerin vadeli ticari alacaklarını finansmana dönüştürmesine imkan sağlayan bir yöntem olarak özellikle nakit akışı yönetiminde önemli rol oynuyor.
Bu nedenle faktoring sektöründeki gelişmeler, ticaret ve üretim faaliyetlerini sürdüren işletmelerin finansmana erişim koşulları açısından da yakından izleniyor.
Faktoring Şirketlerinde Kârlılık Geriledi
Fitch’in değerlendirmesine göre faktoring sektöründe işlem hacmi büyürken kârlılık göstergelerinde gerileme yaşandı.
Sektörün ortalama aktif kârlılığı, 2025 yılındaki yüzde 8,1 seviyesinden yüzde 6,4’e düştü.
Bu değişim 1,7 yüzde puanlık azalışa karşılık geliyor.
Takipteki kredi oranı ise yüzde 2,3 seviyesinde gerçekleşti.
Bununla birlikte yeni sorunlu kredilerin ve değer düşüklüğü giderlerinin yüksek kalmaya devam ettiği belirtildi.
Sektörün kaldıraç oranı 4,1 kata yükselirken Fitch, bu seviyeyi halen ılımlı olarak değerlendirdi.
Faktoring Sektörünün Finansal Göstergeleri
| Gösterge | Açıklanan Veri |
|---|---|
| 2026 ilk yarı işlem hacmi | 1,1 trilyon TL |
| İşlem hacmindeki yıllık artış | %33 |
| Fitch’in 2026 büyüme beklentisi | %32 |
| Takipteki kredi oranı | %2,3 |
| 2025 ortalama aktif kârlılığı | %8,1 |
| Son açıklanan ortalama aktif kârlılığı | %6,4 |
| Kaldıraç oranı | 4,1 kat |
Fitch, faktoring sektöründe büyümenin sürmesine rağmen fonlama maliyetleri ve kredi risklerinin kârlılık üzerinde baskı oluşturabileceğini belirtiyor.
Yüksek Faizler Finansman Şirketlerini Nasıl Etkiliyor?
Fitch’in risk değerlendirmesinde yüksek Türk lirası faizleri ve piyasa dalgalanmaları önemli yer tutuyor.
Finansal kiralama ve faktoring şirketleri, müşterilerine finansman sağlamak için çeşitli fonlama kaynaklarından yararlanıyor.
Bu kaynakların maliyetinin yükselmesi, şirketlerin kârlılık marjlarını olumsuz etkileyebiliyor.
Özellikle fonlama maliyetlerindeki artışın müşterilere aynı ölçüde yansıtılamaması durumunda kâr marjları daralabiliyor.
Diğer taraftan yüksek finansman giderleri, borçlu işletmelerin ödeme kapasitesini de zorlayabiliyor.
Fitch, yükselen Türk lirası faizleri ve kredi temerrüt takası (CDS) primlerindeki genişlemenin fonlama maliyetlerini artırabileceğine dikkat çekti.
Ancak kuruluş, Türkiye’deki son piyasa dalgalanmalarının finansal kiralama ve faktoring şirketleri üzerindeki doğrudan etkisinin sınırlı kaldığını belirtti.
Banka İştiraki Faktoring Şirketlerinde Fonlama Avantajı
Fitch, banka iştirakleri olan faktoring şirketlerinin bazı finansal avantajlara sahip olduğunu da ifade etti.
Kuruluşa göre bu şirketler, hissedar desteği ve daha istikrarlı fonlama imkanlarından yararlanabiliyor.
Finansal kiralama şirketlerinde ise sınırlı menkul kıymet portföyleri ve yerleşik fonlama kanalları, piyasa dalgalanmalarından doğrudan etkilenme riskini azaltan unsurlar arasında gösteriliyor.
Bununla birlikte güçlü hissedar yapısı veya yerleşik fonlama kaynakları, kredi risklerini tamamen ortadan kaldırmıyor.
Borçlu işletmelerin finansal durumundaki bozulma, şirketlerin aktif kalitesini etkilemeye devam edebiliyor.
KOBİ’lerin Ödeme Gücü Yakından İzlenecek
Fitch’in değerlendirmesinde küçük ve orta ölçekli işletmelerden kaynaklanabilecek kredi riskleri de öne çıktı.
KOBİ’ler, finansal kiralama ve faktoring hizmetlerinden yararlanan önemli müşteri grupları arasında bulunuyor.
Bu işletmelerin nakit akışında yaşanabilecek bozulmalar, finansman yükümlülüklerinin zamanında yerine getirilmesini zorlaştırabiliyor.
Özellikle yüksek faiz ve maliyet ortamında faaliyet gösteren işletmeler açısından finansman giderleri önemli bir unsur haline geliyor.
Fitch, 2026 ve 2027 yıllarında finansal kiralama ve faktoring sektörlerinin aktif kalitesinin bu gelişmelerden etkilenebileceğini öngörüyor.
Bu değerlendirme, sektör genelinde kesin bir bozulma yaşandığı anlamına gelmiyor; kuruluşun önümüzdeki döneme ilişkin risk beklentisini ifade ediyor.
Ticari Gayrimenkul Finansmanında Değerleme Riski Öne Çıkıyor
Fitch raporunun ticari gayrimenkul piyasası açısından en dikkat çekici bölümü, sat ve geri kirala işlemlerine ilişkin değerlendirme oldu.
Finansal kiralama sektöründe bu işlemlerin yeni iş hacminin yüzde 38’ini oluşturması, mevcut varlıklar üzerinden finansman sağlama yöntemine yönelik talebin önemini gösteriyor.
Özellikle fabrika, işyeri, depo ve diğer ticari taşınmazlar, uygun koşulların bulunması halinde sat ve geri kirala işlemlerine konu olabiliyor.
Ancak taşınmaz değerlerinin doğru belirlenmesi, işlemin finansal güvenliği açısından kritik önem taşıyor.
Fitch’in işaret ettiği değerleme ve kalan değer riskleri, finansal kiralama şirketlerinin gayrimenkul temelli işlemlerde piyasa koşullarını dikkatle değerlendirmesi gerektiğini ortaya koyuyor.
Bu gelişme, gayrimenkul değerleme faaliyetleri ve ticari taşınmazların finansman amacıyla kullanılması açısından da önem taşıyor.
Bununla birlikte rapordaki değerlendirme, Türkiye’deki ticari gayrimenkul fiyatlarının genel olarak düşeceğine yönelik doğrudan bir tahmin içermiyor.
2027’de Finansal Kiralama ve Faktoring Sektörünü Ne Bekliyor?
Fitch Ratings, Türkiye’de finansal kiralama ve faktoring sektörlerinin 2026 ve 2027 yıllarında daha yüksek kredi riskleri ve zayıflayan kârlılık marjlarıyla karşılaşabileceğini öngörüyor.
Finansal kiralama sektöründe yeni iş hacminin yüzde 48 artması ve faktoring sektöründe işlem hacminin 1,1 trilyon liraya ulaşması, finansman hizmetlerine yönelik talebin devam ettiğini gösteriyor.
Ancak Fitch’e göre işlem hacmindeki büyüme, aktif kalitesi ve kârlılık risklerinin ortadan kalktığı anlamına gelmiyor.
Önümüzdeki dönemde fonlama maliyetleri, borçlu işletmelerin ödeme performansı, takipteki alacaklar ve ticari gayrimenkul değerlemeleri sektörün görünümünde belirleyici olacak.







