Üç yıllık makro çerçeve açıklandı
Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı, 2027–2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Programı 6 Eylül’de yayımladı. Hazine ve Maliye Bakanlığı ile müştereken hazırlanan belge; büyüme, enflasyon, bütçe ve borçlanma görünümünün yanında kamu ve özel sektör için politika yönünü tanımlıyor. Programda 2026 büyümesinin yüzde 3,3 olması beklenirken 2027 için yüzde 4,2, 2028 için yüzde 4,6 ve 2029 için yüzde 5 büyüme öngörülüyor.
Enflasyon patikası kira hesabını etkiliyor
OVP, 2026 yıl sonu enflasyonunu yüzde 28,4 olarak tahmin ediyor; hedef 2027’de yüzde 21, 2028’de yüzde 13,5 ve 2029’da yüzde 9. Bu patika gerçekleşirse nominal kira artış hızının, işletme giderlerinin ve değerleme modellerindeki gelir büyümesi varsayımlarının kademeli olarak aşağı çekilmesi gündeme gelebilir. Ancak OVP hedefleri tek başına iş yeri kira artış oranını belirlemez; kira sözleşmeleri, TÜFE’nin on iki aylık ortalaması ve sözleşmeye özgü hükümler ayrıca izlenmeli.
Finansman tarafında yön var, fiyat garantisi yok
Belgede sermaye piyasalarının derinleştirilmesi, sürdürülebilir finansın geliştirilmesi, üretken yatırımların finansmanının desteklenmesi ve işletmelerin krediye erişiminin güçlendirilmesi öne çıkıyor. Teminat kaynaklı darboğazların hafifletilmesi de politika başlıkları arasında. Bu çerçeve GYO, GYF ve gelir üreten ticari taşınmaz yatırımcıları için borç ve özkaynak kanallarının çeşitlenebileceğine işaret ediyor. Yine de program herhangi bir kredi faizini, vade yapısını veya fonlama maliyetini garanti etmiyor.
Sanayi ve lojistik taşınmazlar için talep sinyali
OVP; organize sanayi bölgelerinde ortak lojistik altyapının güçlendirilmesini, enerji verimliliği ve dijitalleşme yatırımlarının yaygınlaştırılmasını hedefliyor. Orta Koridor ile Kalkınma Yolu’nu tamamlayan bağlantılara öncelik verilmesi de depo, dağıtım ve üretim alanlarının orta vadeli talep haritası açısından izlenmesi gereken bir başlık. Bunlar bugün sonuçlanmış bir yatırım ya da yeni proje ilanı değil; gelecek kamu programları ve özel sektör kararları için politika öncelikleri.
Senaryolar arasındaki fark
Ticari gayrimenkul yatırımcısı açısından ana mesaj, tek bir hedef rakamdan çok senaryolar arasındaki farkta yatıyor. Enflasyon ve finansman maliyeti öngörülen hızda gerilerse kira büyümesi yavaşlarken iskonto oranlarında aşağı yönlü alan oluşabilir; gecikme halinde yüksek borç servisi ve işletme giderleri daha uzun süre korunabilir. Özellikle değişken faizli borcu, kısa vadeli yeniden kiralama riski veya enerji yoğun portföyü bulunan yatırımcıların baz, olumlu ve stres senaryolarını ayrı kurması gerekiyor. Satın alma fiyatı ile net işletme gelirinin aynı enflasyon varsayımına bağlanması da yanıltıcı sonuç üretebilir. Bu nedenle alım, yeniden finansman ve kira yenileme kararlarında OVP hedefleri baz senaryo olarak kullanılmalı; güncel TCMB verileri, gerçekleşen enflasyon ve piyasa getirileriyle düzenli olarak test edilmeli.
| TİCARİ GAYRİMENKULE ETKİSİ OVP, ticari gayrimenkulde bugünkü finansman koşulunu değiştiren bağlayıcı bir karar değil; ancak kira, gider, iskonto oranı ve borç servisi varsayımlarının sınanacağı resmî baz senaryoyu yeniliyor. |
ANALİZ KUTUSU
| Ne değişti? 2027–2029 hedef ve tahmin çerçevesi yenilendi. |
Neden önemli? Faiz ve enflasyon patikası kira ile değerleme girdilerini etkiliyor. |
| Yatırımcı için sonuç Uzun vadeli hedef ile mevcut kredi koşulu ayrı senaryolarda tutulmalı. |
Bundan sonra ne izlenecek? TCMB kararları, gerçekleşen enflasyon ve uygulama adımları izlenecek. |







