Ana Sayfa Arama Video Yazarlar
Kategoriler
Sosyal Medya
Remax Tower
Aktif Başkent

Bölgesel ticarette yeni rota Ankara üzerinden şekilleniyor

İsrail’in IMEC ile bölgesel ticaret merkezi olma planı sekteye uğrarken Türkiye ve Irak merkezli yeni ticaret koridorları öne çıkıyor.

İsrail’in IMEC ile bölgesel ticaret merkezi olma planı sekteye uğrarken

Orta Doğu’da savaş ve güvenlik risklerinin küresel ticaret güzergâhlarını yeniden şekillendirmesi, İsrail’in bölgesel lojistik merkez olma hedeflerini de etkiledi. Hindistan’dan başlayarak Körfez ülkeleri ve İsrail üzerinden Avrupa’ya ulaşması planlanan Hindistan-Orta Doğu-Avrupa Ekonomik Koridoru’nun (IMEC) geleceği belirsizliğini korurken, Türkiye ve Irak merkezli alternatif ulaşım koridorları daha fazla gündeme gelmeye başladı.

Birleşik Krallık merkezli Middle East Eye’da yayımlanan analize göre Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Türkiye ve Irak’ın üzerinde çalıştığı yeni ulaştırma projeleri, İsrail’i bölgesel ticaret güzergâhlarının dışında bırakabilecek yeni bir tablo ortaya çıkarıyor.

IMEC projesi neden sekteye uğradı?

2023 yılında gerçekleştirilen G20 Zirvesi’nde duyurulan IMEC, Hindistan ile Avrupa arasındaki ticarete yeni bir alternatif oluşturmak amacıyla tasarlandı.

Planlanan güzergâha göre Hindistan’dan deniz yoluyla Körfez ülkelerine ulaşacak yüklerin demiryolu bağlantıları üzerinden İsrail’e, buradan Hayfa Limanı aracılığıyla Avrupa pazarlarına taşınması öngörülüyordu.

Ancak Gazze’de başlayan savaşın ardından bölgesel güvenlik koşullarının ağırlaşması ve İsrail ile Suudi Arabistan arasındaki normalleşme sürecinin durması, koridorun ilerlemesini zorlaştırdı.

IMEC resmen iptal edilmiş değil. Buna karşılık projenin hayata geçirilmesine ilişkin takvimin belirsizleşmesi, bölgede alternatif ticaret koridorlarının önemini artırıyor.

Yeni ticaret rotalarında Türkiye öne çıkıyor

Yeni dönemde dikkat çeken ülkelerin başında Türkiye geliyor.

Türkiye’nin coğrafi konumu, Körfez ülkeleri ile Avrupa arasındaki ticaret açısından önemli bir avantaj sağlarken, son dönemde gündeme gelen demiryolu, kara yolu ve enerji koridorları Ankara’nın bölgesel lojistik denklemindeki konumunu daha da güçlendirebilir.

Türkiye ile Suudi Arabistan arasında Osmanlı döneminden kalan Hicaz Demir Yolu’nun Ürdün ve Suriye üzerinden yeniden canlandırılmasına yönelik çalışmalar da bu açıdan önem taşıyor.

Hattın yeniden işler hale getirilmesi halinde Körfez ülkelerinden Türkiye’ye ve buradan Avrupa’ya uzanan yeni bir demiryolu bağlantısının geliştirilmesi mümkün olabilecek.

Kalkınma Yolu Projesi İsrail’e alternatif olabilir

Bölgedeki en önemli projelerden biri ise Irak ve Türkiye’nin üzerinde çalıştığı Kalkınma Yolu Projesi olarak öne çıkıyor.

Proje, Basra Körfezi kıyısındaki Büyük Faw Limanı’ndan başlayarak Irak üzerinden Türkiye’ye, buradan da Avrupa’ya ulaşacak kara yolu ve demiryolu koridoru oluşturmayı hedefliyor.

Bu güzergâhın tamamlanması halinde Asya ve Körfez ülkelerinden gelen yüklerin İsrail limanlarına ihtiyaç duyulmadan Türkiye üzerinden Avrupa pazarlarına ulaştırılabilmesi mümkün olacak.

Kalkınma Yolu’nun yalnızca ticari yük taşımacılığıyla sınırlı kalmaması; güzergâha enerji nakil hatları, doğal gaz ve petrol boru hatları ile fiber optik altyapının da entegre edilmesi planlanıyor.

Bu durum Türkiye’nin sadece lojistikte değil, enerji ve dijital bağlantılarda da bölgesel merkez olma hedefini destekleyebilecek bir unsur olarak değerlendiriliyor.

BAE de alternatif ticaret koridorlarına yöneliyor

Bölgedeki yeni arayışlar yalnızca Türkiye ve Irak’la sınırlı değil.

BAE’nin de Irak ve Suriye üzerinden Körfez limanlarını bölgesel ulaşım ağlarına bağlayacak alternatif koridorlar üzerinde çalıştığı belirtiliyor.

Yeni projelerin ortak noktası ise Körfez ile Avrupa arasında tek bir güzergâha bağımlılığı azaltmayı hedeflemesi.

Böylece jeopolitik kriz, savaş veya deniz taşımacılığında yaşanabilecek kesintiler karşısında farklı ticaret yollarının kullanılabilmesi amaçlanıyor.

Hayfa Limanı’nın kapasitesi tartışılıyor

Analizde İsrail’in IMEC içerisindeki en önemli bağlantı noktalarından biri olarak planlanan Hayfa Limanı’nın kapasitesine de dikkat çekildi.

Hayfa’nın yıllık yaklaşık 1,5 milyon konteyner elleçleme kapasitesinin, Körfez’den Avrupa’ya yönlendirilecek büyük ölçekli ticaret hacmi açısından sınırlı kalabileceği değerlendiriliyor.

Bunun yanında bölgede yaşanan çatışmalar sırasında limanların ve enerji altyapılarının füze ve insansız hava aracı saldırılarının hedefi haline gelmesi, ticaret koridorlarında güvenlik unsurunu daha önemli hale getirdi.

Uluslararası lojistik yatırımlarında yalnızca mesafe ve maliyet değil, güzergâhın kesintisiz çalışabilmesi de belirleyici kriterlerden biri olarak öne çıkıyor.

Hürmüz Boğazı riski alternatif rotaları hızlandırıyor

Bölgesel ticaret açısından bir diğer önemli başlık İran ve Hürmüz Boğazı çevresindeki güvenlik riski.

Küresel petrol ticaretinin kritik geçiş noktalarından biri olan Hürmüz’de yaşanabilecek uzun süreli bir aksama, başta Körfez ülkeleri olmak üzere dünya enerji piyasalarını doğrudan etkileyebilir.

Bu nedenle Suudi Arabistan ve BAE gibi ülkelerin liman, demiryolu ve boru hattı yatırımlarıyla alternatif çıkış noktaları oluşturmak istediği belirtiliyor.

Türkiye’nin Irak, Akdeniz ve Avrupa bağlantıları ise bu arayış içerisinde Ankara’nın stratejik önemini artırabilecek unsurlar arasında bulunuyor.

Türkiye bölgesel ticaretin merkezlerinden biri olabilir

IMEC’in karşı karşıya kaldığı siyasi ve güvenlik sorunları, Orta Doğu’daki ticaret koridorları rekabetinde yeni bir dönemin kapısını açıyor.

Özellikle Kalkınma Yolu, Hicaz Demir Yolu bağlantısı ve Körfez ülkeleriyle geliştirilebilecek yeni lojistik ağların hayata geçirilmesi halinde Türkiye, Basra Körfezi ile Avrupa arasındaki ticarette çok daha merkezi bir konuma gelebilir.

Ancak bu projelerin IMEC’in tamamen yerini aldığını söylemek için henüz erken. Önümüzdeki süreçte finansman, bölgesel güvenlik, sınır geçişleri, demiryolu bağlantıları ve ülkeler arasındaki siyasi mutabakatlar hangi koridorun öne çıkacağını belirleyecek.

Bununla birlikte mevcut gelişmeler, İsrail merkezli IMEC güzergâhının karşısında Türkiye-Irak eksenli güçlü bir alternatifin giderek daha görünür hale geldiğini gösteriyor.

Ticarigm360 Türkiye’nin Yeni Nesil Ticari Gayrimenkul Yayını
Gizliliğe genel bakış

Bu web sitesi, size mümkün olan en iyi kullanıcı deneyimini sunabilmek için çerezleri kullanır. Çerez bilgileri tarayıcınızda saklanır ve web sitemize döndüğünüzde sizi tanımak ve ekibimizin web sitesinin hangi bölümlerini en ilginç ve yararlı bulduğunuzu anlamasına yardımcı olmak gibi işlevleri yerine getirir.

Elazığ Çelik Ahşap