TBMM Genel Kurulu’nda görüşülen “Milli Parklar Kanunu ve Bazı Kanunlar ile 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”nin 3 maddesi daha kabul edildi. Böylece teklifin kabul edilen madde sayısı 8’e yükseldi.
Teklif, özellikle milli parklar ve korunan alanlardaki yapılaşma, kaçak tesisler ve koruma hizmetlerine ilişkin önemli değişiklikler içeriyor.
Çevre Kanunu’nda Yetki Doğa Koruma Genel Müdürlüğü’nde
Kabul edilen maddelere göre;
-
Milli parklar
-
Tabiat parkları
-
Tabiat anıtları
-
Tabiatı koruma alanları
kapsamındaki planların gerektirdiği altyapı ve üstyapı tesisleri Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü tarafından yapılacak veya yaptırılacak.
Korunan alanlara ilişkin projeler doğrudan Genel Müdürlük tarafından hazırlanacak ya da hazırlattırılacak. Yapılaşma koşullarına ilişkin usul ve esaslar ise çıkarılacak yönetmelikle belirlenecek.
Bu düzenleme ile korunan alanlardaki yapılaşma sürecinde merkezi idarenin yetkisi güçlendirilmiş oldu.
Kaçak Yapılara Doğrudan El Koyma ve Yıkım
Düzenlemenin en dikkat çeken maddesi, Milli Parklar Kanunu kapsamındaki kaçak yapı ve tesislere ilişkin hüküm oldu.
Buna göre:
-
Tescil yasağı kapsamındaki yapı ve tesislere hiçbir kayıt ve şart aranmadan doğrudan el konulacak.
-
İnşa aşamasında olanlar dahil tüm kaçak yapı ve tesisler derhal yıkılacak veya ihtiyaç görülürse değerlendirilecek.
Bu hükümle birlikte korunan alanlardaki kaçak yapılaşmaya karşı daha sert ve hızlı müdahale mekanizması oluşturulmuş oldu.
Koruma Hizmetlerinde Yetki Genişletildi
Yeni düzenlemeyle birlikte:
-
Orman muhafaza memurları
-
Av ve doğa koruma memurları
-
Saha bekçileri
koruma ve suç takibi süreçlerinde aktif görev alabilecek.
Bu değişiklikle korunan alanlardaki denetim kapasitesinin artırılması hedefleniyor.
Yöre Halkı Alan Kılavuzu Olarak Yetiştirilecek
Teklifte dikkat çeken bir diğer başlık ise yerel halkın sürece dahil edilmesi oldu.
Korunan alan sınırları içinde ve yakın çevresinde yaşayan vatandaşların “alan kılavuzu” olarak yetiştirilmesi planlanıyor. Bu adımın:
-
Ziyaretçi yönetimini güçlendirmesi
-
Doğru bilgilendirme sağlaması
-
Yöre halkının ekonomik kayıplarını azaltması
amaçlanıyor.
ANALİZ: Yeni Düzenleme Ne Anlama Geliyor?
Kaçak Yapılaşmaya Karşı Sertleşme
Korunan alanlarda yıllardır tartışma konusu olan kaçak yapılaşmaya karşı devletin doğrudan el koyma ve yıkım yetkisini genişletmesi, uygulamada ciddi değişim yaratabilir.
Bu durum özellikle turizm tesisleri ve yapılaşma baskısı olan bölgelerde daha görünür sonuçlar doğurabilir.
Merkezi Yetkinin Güçlenmesi
Altyapı ve üstyapı projelerinin doğrudan Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü tarafından yürütülmesi, planlama süreçlerinde merkezi idarenin ağırlığını artırıyor.
Bu, bürokratik süreçleri hızlandırabilir ancak yerel yönetimlerle yetki dengesi tartışmalarını da beraberinde getirebilir.
Turizm ve Yatırım Etkisi
Milli parklar ve korunan alanlar, doğa turizmi açısından önemli gelir potansiyeline sahip. Yeni düzenleme:
-
Plansız yatırımları engelleyebilir
-
Ruhsatsız tesis riskini artırabilir
-
Yasal yatırımcı için daha net bir çerçeve oluşturabilir
Uzun vadede çevresel koruma ile kontrollü turizm dengesi kurulması hedefleniyor.
Olası Senaryolar
Kaçak yapıların hızla kaldırılması gündeme gelebilir.
Yeni projelerde yönetmelik şartları daha belirleyici olacak.
Korunan alanlarda yatırım planlayanlar için hukuki süreçler daha kritik hale gelecek.
TBMM’de kabul edilen yeni maddelerle birlikte Milli Parklar Kanunu’nda önemli bir sıkılaşma süreci başladı. Korunan alanlarda kaçak yapılaşmaya karşı doğrudan müdahale yetkisi getirilirken, planlama ve koruma yetkileri merkezi yapıda toplandı.
Yeni düzenleme, çevresel koruma ile yatırım dengesi açısından önümüzdeki dönemde yakından izlenecek.


