Türkiye İstatistik Kurumu ile Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası iş birliğiyle yürütülen Tüketici Eğilim Anketi’nin temmuz sonuçları, hane halkı beklentilerinde ikinci ay üst üste iyileşmeye işaret etti. Tüketici güven endeksi haziranda 87,9 iken temmuzda aylık yüzde 2,2 artarak 89,8 oldu. Endeksin yükselmesi ekonomik beklentilerde toparlanma bulunduğunu gösterse de 100’ün altındaki değer tüketici güveninde kötümser görünümün tamamen ortadan kalkmadığını anlatıyor. Bu nedenle veri, güçlü bir talep dönüşünden çok temkinli iyileşme olarak okunmalı.
Alt endekslerde en belirgin hareket gelecek 12 aylık döneme ilişkin genel ekonomik durum beklentisinde görüldü. Bu gösterge yüzde 5,2 artışla 88,3’e yükseldi. Mevcut dönemde hanenin maddi durumu endeksi yüzde 3 artarak 74,5’e, gelecek 12 aylık dönemde hanenin maddi durum beklentisi ise yüzde 2 artışla 91,4’e çıktı. Buna karşılık gelecek 12 ayda dayanıklı tüketim mallarına harcama yapma düşüncesi yüzde 0,8 azalarak 105,1’e geriledi. Beklentilerdeki iyileşmenin henüz tüm harcama kalemlerine aynı güçte yansımadığı görülüyor.
Gayrimenkul piyasası açısından tüketici güveni tek başına konut satışlarını veya fiyatları belirleyen bir gösterge değil. Kredi faizleri, hane gelirleri, peşinat ihtiyacı ve fiyat-kira dengesi talebin fiilî işleme dönüşmesinde belirleyici olmaya devam ediyor. Bununla birlikte maddi durum ve genel ekonomi beklentilerindeki artış, ertelenmiş konut kararlarının yeniden değerlendirilmesi bakımından izlenebilir. Perakende ve cadde mağazacılığında ise güven artışı, ziyaretçi trafiğinden önce harcama isteğine ve sepet büyüklüğüne yansıyıp yansımadığıyla birlikte ölçülmeli.
Verinin yayın tarihi 23 Temmuz 2026, referans dönemi ise temmuz ayıdır. Endeksin 100 seviyesine yaklaşması olumlu olmakla birlikte mevcut 89,8 değeri hâlâ kötümser bölgededir. Bu nedenle proje geliştiricilerinin yalnız manşet artışına dayanarak satış hızı veya fiyatlama varsayımı kurması doğru olmaz. Önümüzdeki dönemde konut kredisi kullanımı, perakende satış hacmi, kartlı harcama eğilimleri ve tüketici güveninin alt kalemleri birlikte izlenirse, talebin kalıcı mı yoksa kısa süreli mi olduğu daha sağlıklı değerlendirilebilir.
Ticari alanlarda bu eğilimin etkisi varlık türüne göre farklılaşacaktır. Günlük tüketime dayalı mahalle perakendesi, yüksek fiyatlı dayanıklı tüketim mağazaları ve konut satış ofisleri aynı güven değişimine farklı tepki verir. Bu nedenle alışveriş merkezi ve cadde yatırımcıları ziyaretçi sayısı kadar mağaza kategorisi bazında ciro, boşluk ve kira/ciro oranını takip etmeli. Konut geliştiricileri ise ön talep sayısını kapora ve satış sözleşmesine dönüşüm oranıyla doğrulamalı.
| TİCARİ GAYRİMENKULE ETKİSİ Güvendeki artış konut, perakende ve küçük ölçekli ticari birimlerde talep için destekleyici bir öncü sinyal olabilir; ancak finansman maliyeti yüksek kaldığı sürece tek başına işlem hacmi yaratmaz. Yatırımcı ve geliştiriciler, güven endeksini satış, kiralama ve kredi verileriyle birlikte okumalı; 100 altındaki temkinli görünümü fiyatlama kararlarına yansıtmalı. |



