Küresel ekonomi, siyaset ve toplum düzeni yeni bir belirsizlik dönemine girerken, Dünya Ekonomik Forumu’nun (WEF) yayımladığı 2026 Küresel Riskler Raporu, önümüzdeki yıllara ilişkin çarpıcı uyarılar içeriyor. 19–23 Ocak 2026 tarihleri arasında İsviçre’nin Davos kentinde düzenlenecek WEF’in 56. yıllık toplantısı öncesinde kamuoyuyla paylaşılan rapor, dünya genelinde risk algısının belirgin biçimde sertleştiğini ortaya koyuyor.
Rapora göre jeoekonomik çatışmalar, 2026 yılı için en büyük küresel risk olarak öne çıkarken; devletlerarası çatışmalar, aşırı hava olayları, toplumsal kutuplaşma ve dezenformasyon tehdidi bu riski yakından takip ediyor. Küresel sistemin aynı anda birden fazla cephede baskı altında olduğu vurgulanırken, kısa vadeli krizlerin uzun vadeli yapısal sorunları tetiklediği bir döneme girildiğine dikkat çekiliyor.
Küresel Riskler Raporu Nedir, Neden Önemlidir?
Küresel Riskler Raporu, Dünya Ekonomik Forumu tarafından her yıl yayımlanan ve iş dünyası liderleri, siyasetçiler, akademisyenler, sivil toplum temsilcileri ve uzmanların görüşlerine dayanan kapsamlı bir analiz olarak kabul ediliyor.
Bu rapor;
- Küresel tehditlerin sıralamasını
- Risklerin birbirleriyle olan bağlantılarını
- Kısa, orta ve uzun vadeli etkilerini
ortaya koyarak hükümetler ve şirketler için yol gösterici bir çerçeve sunuyor. 2026 raporu ise, son yılların en karamsar tabloyu çizdiği çalışmalar arasında gösteriliyor.

2026 Yılı İçin En Büyük Küresel Risk Hangisi
Rapora göre jeoekonomik çatışma, 2026 yılı için küresel ölçekte en yüksek risk olarak öne çıkıyor. Katılımcıların yüzde 18’i, jeoekonomik çatışmaları 2026’da küresel bir krizi tetikleme olasılığı en yüksek tehdit olarak değerlendirdi.
Jeoekonomik çatışma; ticaret savaşları, yaptırımlar, enerji ve hammadde kısıtlamaları, tedarik zincirlerinin silah haline getirilmesi gibi unsurları kapsıyor. Raporda, bu tür araçların artık diplomatik baskının ötesine geçerek doğrudan ekonomik istikrarsızlık yarattığı vurgulanıyor.
Önümüzdeki İki Yıl İçin Dünya Nasıl Bir Yere Gidiyor?
Araştırmaya katılanların yarısı, önümüzdeki iki yıl içinde dünyanın çalkantılı veya fırtınalı bir döneme gireceğini düşünüyor. Bu oran, bir önceki yıla kıyasla 14 puanlık artış anlamına geliyor.
Katılımcıların değerlendirmelerine göre:
- Yüzde 50: Çalkantılı veya fırtınalı bir dünya
- Yüzde 40: En azından istikrarsız bir dönem
- Yüzde 9: Görece istikrar
- Yüzde 1: Sükunet
Bu tablo, küresel risk algısında iyimserliğin hızla zayıfladığını gösteriyor.
10 Yıllık Küresel Görünüm Daha mı Kötü?
Raporda yer alan uzun vadeli projeksiyonlar, kısa vadeye kıyasla daha da karamsar bir tablo çiziyor. Önümüzdeki 10 yıl için yapılan değerlendirmelerde:
- Yüzde 57: Çalkantılı veya fırtınalı bir dünya
- Yüzde 32: Sürekli istikrarsızlık
- Yüzde 10: İstikrar
- Yüzde 1: Sükunet
öngörülüyor. Uzmanlara göre bu tablo, küresel sistemde kalıcı kırılmaların yaşanabileceğine işaret ediyor.

Küresel Riskler Hangi Zaman Dilimlerinde İnceleniyor?
2026 Küresel Riskler Raporu, riskleri üç ana zaman diliminde ele alıyor:
Yakın Dönem: 2026
Bu dönemde silahlı çatışmalar, ekonomik araçların siyasi baskı unsuru olarak kullanılması ve toplumsal parçalanma ön plana çıkıyor.
Kısa ve Orta Dönem: Önümüzdeki 2 Yıl
Jeoekonomik gerilimler, dezenformasyon, siber tehditler ve ekonomik durgunluk riskleri yoğunlaşıyor.
Uzun Dönem: 10 Yıl (H3)
Çevresel bozulma, yapay zekânın toplumsal etkileri, eşitsizlik ve dünya sistemlerinde geri dönüşü zor değişimler belirleyici oluyor.
Jeopolitik Riskler Neden Tırmanıyor?
Jeopolitik görünüm, raporun en dikkat çekici başlıklarından biri olarak öne çıkıyor. Katılımcıların yüzde 68’i, önümüzdeki on yılda çok kutuplu veya parçalı bir dünya düzeni bekliyor. Bu oran geçen yıla göre dört puan artmış durumda.
Uzmanlara göre bu beklentinin arkasında:
- Küresel güç dengesinin değişmesi
- Bölgesel çatışmaların yayılması
- Uluslararası kurumlara olan güvenin azalması
gibi faktörler bulunuyor.
Devletlerarası Silahlı Çatışmalar Nerede Duruyor?
Devlet temelli silahlı çatışmalar, 2026 için ikinci en büyük küresel risk olarak sıralanıyor. Ancak iki yıllık görünümde bu risk beşinci sıraya geriliyor.
Bu durum, kısa vadede jeoekonomik araçların askeri çatışmaların önüne geçtiği, ancak silahlı çatışma ihtimalinin tamamen ortadan kalkmadığı şeklinde yorumlanıyor.
Ekonomik Riskler Neden Yeniden Yükselişte?
Ekonomik riskler, iki yıllık görünümde en hızlı yükseliş gösteren risk grubu olarak öne çıkıyor. Rapora göre:
- Ekonomik durgunluk riski sekiz sıra yükselerek 11. sıraya
- Enflasyon riski sekiz sıra yükselerek 21. sıraya
- Varlık balonu patlaması riski yedi sıra yükselerek 18. sıraya
yerleşti.
Bu artış, küresel ekonomide kırılganlığın derinleştiğine işaret ediyor.
Yalan Haber ve Dezenformasyon Ne Kadar Büyük Tehdit?
Yalan haber ve dezenformasyon, iki yıllık görünümde ikinci sıraya yükselerek en kritik risklerden biri haline geldi. Raporda, dezenformasyonun yalnızca siyasi süreçleri değil, finansal piyasaları, toplumsal barışı ve kriz yönetimini de doğrudan etkilediği vurgulanıyor.
Siber güvenlik riski ise iki yıllık görünümde altıncı sırada yer alıyor.
Yapay Zekâ Riskleri Neden Hızla Tırmanıyor? (H2)
Raporda en çarpıcı yükseliş trendlerinden biri yapay zekânın olumsuz sonuçları başlığında görülüyor. Bu risk, iki yıllık görünümde 30. sıradayken, 10 yıllık görünümde 5. sıraya kadar yükseliyor.
Bu yükselişin nedenleri arasında:
- İş gücü piyasalarında dönüşüm
- Otomasyon kaynaklı iş kayıpları
- Güvenlik ve etik sorunlar
- Bilgi kirliliğinin artması
yer alıyor.
Toplumsal Kutuplaşma ve Eşitsizlik Ne Kadar Kritik?
Toplumsal kutuplaşma, 2026’da 4. sırada, 2028’de ise 3. sırada yer alıyor. Eşitsizlik ise hem iki yıllık hem de on yıllık görünümde 7. sırada bulunuyor.
Rapora göre eşitsizlik, sosyal hareketliliğin zayıflamasıyla birlikte diğer riskleri de besleyen bir unsur haline gelmiş durumda. Bu nedenle art arda ikinci yıl, en fazla birbirine bağlı risk olarak seçildi.
Çevresel Riskler Geri Plana mı Düşüyor?
Kısa vadeli kaygıların ön plana çıkmasıyla birlikte, çevresel riskler iki yıllık görünümde sıralamada geriledi:
- Aşırı hava olayları 2. sıradan 4. sıraya
- Kirlilik 6. sıradan 9. sıraya
- Biyoçeşitlilik kaybı ve dünya sistemlerinde kritik değişiklik daha alt sıralara
geriledi.
Ancak rapor, bu düşüşün risklerin azaldığı anlamına gelmediğini, yalnızca kısa vadeli tehditlerin daha baskın hale geldiğini vurguluyor.
Uzun Vadede En Büyük Tehdit Yine Çevre mi?
10 yıllık görünümde çevresel riskler yeniden zirveye yerleşiyor. Rapora göre uzun vadede en şiddetli üç risk:
- Aşırı hava olayları
- Biyoçeşitlilik kaybı
- Dünya sistemlerinde kritik değişiklik
olarak sıralanıyor.
Katılımcıların yüzde 75’i, çevresel açıdan çalkantılı veya fırtınalı bir gelecek bekliyor.
Davos 2026 Toplantısında Neler Tartışılacak?
Davos’ta düzenlenecek Dünya Ekonomik Forumu toplantısında;
- Jeoekonomik rekabet
- Küresel güvenlik mimarisi
- Yapay zekâ ve dijital dönüşüm
- İklim krizi ve sürdürülebilirlik
- Küresel eşitsizlik
başlıklarının ana gündem maddeleri olması bekleniyor.


