Türkiye’nin son yıllarda savunma sanayiinde yakaladığı ivme, dış ticaret verilerinde dengeleri değiştirmeye devam ediyor. Geçici rakamlara göre Türkiye’nin savunma sanayii ihracatı 2025 yılında bir önceki yıla kıyasla yüzde 48,74 artarak 10 milyar 16 milyon dolara ulaştı. Böylece savunma sanayiinin toplam ihracat içindeki payı ilk kez yüzde 4 seviyesine yükseldi.
Bu artış, yalnızca sektör bazında değil, Türkiye’nin yüksek ve orta yüksek teknolojili ürün ihracatı kompozisyonunda da belirleyici bir etki yarattı.
Dış Ticaret İçinde Yüksek ve Orta Yüksek Teknolojili Ürünlerin Payı
| Gösterge | 2022 (İhracat) | 2023 (İthalat) | 2024 (Dış Ticaret Hacmi) | 2025** (Dış Ticaret Dengesi) |
|---|---|---|---|---|
| TİM Savunma ve Havacılık İhracatı | 4.365 | 5.546 | 6.734 | 10.016 |
| TÜİK* Yüksek + Orta Yüksek Teknoloji Ürünleri İhracatı | 88.670 | 97.270 | 101.158 | 112.022 |
| TÜİK Toplam İhracat | 254.170 | 255.627 | 261.778 | 273.434 |
| Savunma ve Havacılık Hariç Yüksek + Orta Yüksek Teknoloji Ürünleri İhracatı | 84.305 | 91.724 | 94.424 | 102.006 |
| Yüksek + Orta Yüksek Teknolojili Ürünlerin Toplam İhracat İçindeki Payı (%) | 34,89 | 38,05 | 38,64 | 40,97 |
| Savunma ve Havacılık Hariç Yüksek + Orta Yüksek Teknolojili Ürünlerin Toplam İhracat İçindeki Payı (%) | 33,17 | 35,88 | 36,07 | 37,31 |
Yüksek teknolojide savunma etkisi netleşti
Savunma ve havacılık ürünlerinin tamamı, Eurostat sınıflamasına göre yüksek teknolojili ve orta yüksek teknolojili ürünler grubunda yer alıyor. Bu nedenle savunma sanayiindeki hızlı yükseliş, toplam teknoloji ihracatı rakamlarını yukarı çekiyor.
2025 yılında Türkiye’nin yüksek ve orta yüksek teknolojili ürün ihracatı toplamda yüzde 10,74 artarak 112 milyar 22 milyon dolara ulaştı. Ancak bu rakamdan savunma ve havacılık ihracatı çıkarıldığında, tutarın 102 milyar 6 milyon dolar seviyesinde kaldığı görülüyor.
Savunma ve havacılık hariç tutulduğunda, stratejik öneme sahip bu kategorideki artış oranı yüzde 8,03 seviyesine geriliyor. Buna rağmen söz konusu artış, genel ihracat artışının üzerinde kalarak Türkiye’nin yüksek katma değerli üretim hedefinde ilerlediğine işaret ediyor.
Savunmanın katkısı her yıl daha da büyüyor
Veriler, 2022 yılından bu yana savunma ve havacılık sektörünün yüksek ve orta yüksek teknolojili ürün ihracatı içindeki katkısının düzenli biçimde arttığını ortaya koyuyor. 2022 yılında savunma-havacılık sektörünün toplam artışa katkısı 1,72 puan seviyesindeyken, bu etki 2025 itibarıyla 3,84 puana yükseldi.
Bu tablo, savunma sanayiinin yalnızca ihracat hacmiyle değil, teknoloji yoğun üretim yapısıyla da Türkiye’nin dış ticaret yapısında belirleyici bir rol üstlendiğini gösteriyor.
İmalat sanayiinde fark daha da belirginleşiyor
Savunma ve havacılık sanayii, enerji ve madencilik dışarıda bırakıldığında, ülkenin üretim kabiliyetini yansıtan imalat sanayii kapsamında değerlendiriliyor. Bu çerçevede bakıldığında savunma sanayiinin etkisi çok daha net ortaya çıkıyor.
Savunma ve havacılık hariç tutulduğunda, imalat sanayii içindeki yüksek ve orta yüksek teknolojili ürünlerin payı sınırlı bir artış sergiliyor. 2023’te yüzde 38,07 olan oran, 2024’te yüzde 39,58 seviyesine yükseliyor.
Ancak savunma ve havacılık dahil edildiğinde tablo değişiyor. Aynı oranlar sırasıyla yüzde 40,38, yüzde 41,03 ve 2025 yılında yüzde 43,47 seviyesine kadar çıkıyor. Bu yükseliş, savunma sanayiinin imalat sanayii ihracatı içinde teknoloji yoğun dönüşümün ana taşıyıcılarından biri haline geldiğini ortaya koyuyor.
Yüksek katma değerli üretimde kritik eşik
Ortaya çıkan veriler, Türkiye’nin ihracat artışında savunma sanayiinin artık tali bir unsur değil, stratejik bir kaldıraç haline geldiğini gösteriyor. Savunma ve havacılık sektörünün yüksek teknolojili ürün ihracatına sağladığı katkı, Türkiye’nin uzun vadeli sanayi ve ihracat politikaları açısından kritik bir eşik olarak değerlendiriliyor.


