Türk müteahhitlik sektörünün yurt dışı faaliyetleri 2026’nın ilk yarısında 27 ülkeye yayıldı. Ticaret Bakanlığı verilerinden derlenen bilgilere göre sektör, ocak-haziran döneminde toplam 2,7 milyar dolar değerinde 57 yeni proje üstlendi. Proje başına ortalama büyüklük yaklaşık 47,7 milyon dolar olarak hesaplandı. Rakamlar, küresel finansman koşullarının ve jeopolitik belirsizliklerin sürdüğü bir dönemde sektörün yeni iş üretmeye devam ettiğini gösteriyor.
Türk firmalarının 1972’den 2026’nın ilk yarısına kadar üstlendiği toplam proje sayısı 12 bin 931’e, faaliyet gösterilen ülke sayısı 138’e ve kümülatif proje değeri 566,1 milyar dolara ulaştı. Kümülatif dağılımda Bağımsız Devletler Topluluğu coğrafyası yüzde 42,7 ile ilk sırada. Orta Doğu yüzde 25,4, Afrika yüzde 18,5, Avrupa yüzde 10,4 ve Asya yüzde 2,6 paya sahip.
Sektörel kırılımda kara yolu, tünel ve köprü işleri öne çıkarken; konut, enerji, demiryolu ve ticaret merkezi projeleri de önemli pay taşıyor. Bu yapı, yurt dışı müteahhitliğin yalnız bina inşaatı değil, bir ülkenin ulaşım ve ekonomik altyapısını kuran geniş bir hizmet alanı olduğunu ortaya koyuyor.
Yeni projelerin ticari gayrimenkul sektörü açısından etkisi iki yönlü. Birincisi, Türk firmalarının farklı pazarlarda kazandığı uygulama ve proje yönetimi deneyimi Türkiye’deki sanayi, lojistik, otel ve karma kullanım yatırımlarına geri taşınıyor. İkincisi, yurt dışında oluşan iş hacmi; yapı malzemesi, mühendislik, danışmanlık, tesis yönetimi ve finansman şirketleri için ilave ihracat kanalı yaratıyor.
Bununla birlikte yalnız sözleşme büyüklüğüne bakmak yeterli değil. Projelerin finansman yapısı, tahsilat güvencesi, yerel para riski, teminat şartları, işçilik ve malzeme tedariki kârlılığı doğrudan belirliyor. Yüksek ciro üreten bir proje, ödeme ve maliyet riskleri doğru yönetilmezse şirket bilançosuna beklenen katkıyı sağlamayabilir.
Yılın ikinci yarısında sonuçları belirleyecek başlıklar; Orta Doğu’daki yeni altyapı programları, Afrika’daki kamu finansmanı, Avrupa’daki enerji dönüşümü ve yakın coğrafyadaki yeniden yapılanma ihtiyacı olacak. Türk müteahhitlik sektörünün kalıcı üstünlüğü, düşük fiyat vermekten çok; finansman, teknoloji, sürdürülebilirlik ve zamanında teslim kabiliyetini birlikte sunmasına bağlı. Güçlü uluslararası referanslar, yeni pazarlardaki güven eşiğini de aşağı çekebilir.
Ticari gayrimenkule etkisi
Yurt dışı proje hacmi; Türkiye’deki mühendislik, yapı malzemesi ve gayrimenkul hizmet şirketlerine ihracat alanı açıyor. Yeni işlerin niteliği, şirketlerin sanayi, lojistik ve karma kullanım projelerindeki küresel referans değerini güçlendirebilir.



