Ana Sayfa Arama Video Yazarlar
Kategoriler
Sosyal Medya
Remax Tower
Aktif Başkent

Mahfi Eğilmez: Türkiye’de asıl sorun konut balonu değil, fiyat-gelir uçurumu

Ekonomist Mahfi Eğilmez, Türkiye’de konut ve hizmet sektöründeki fiyat artışlarının klasik bir balondan çok fiyat-gelir uyumsuzluğuna işaret ettiğini söyledi. İşte dikkat çeken değerlendirmeler.

Ekonomist Mahfi Eğilmez, Türkiye’de konut ve hizmet sektöründeki fiyat artışlarının

Ekonomist Mahfi Eğilmez, Türkiye’de son yıllarda hızla yükselen konut ve hizmet fiyatlarının klasik bir emlak balonundan çok daha farklı bir ekonomik soruna işaret ettiğini söyledi. Eğilmez’e göre özellikle büyük şehirlerde fiyatlar, toplumun genel gelir seviyesinden giderek uzaklaşıyor.

Türkiye’de konut fiyatları ve hizmet sektöründeki maliyetler son yılların en çok tartışılan ekonomik başlıkları arasında yer alırken, ekonomist Mahfi Eğilmez konuya ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Eğilmez, yaşanan fiyat artışlarının yalnızca konut piyasasına özgü olmadığını, ekonominin birçok alanında benzer bir ayrışmanın görüldüğünü belirterek, mevcut durumun klasik bir “balon” tanımından çok daha karmaşık bir yapıya sahip olduğunu ifade etti.

Ekonomik literatürde balon kavramı, fiyatların temel ekonomik göstergelerden uzaklaşarak kendi kendini besleyen bir yükseliş sürecine girmesi şeklinde tanımlanıyor. Bu süreçte yatırımcılar fiyatların sürekli yükseleceğine inanıyor ve oluşan beklenti yeni alımları tetikleyerek fiyatların daha da yükselmesine neden oluyor. Ancak bu döngü belirli bir noktadan sonra sürdürülemez hale geliyor ve piyasada sert düzeltmeler yaşanabiliyor.

Mahfi Eğilmez, Türkiye’deki mevcut görünümün değerlendirilmesi için geçmişte yaşanan uluslararası örneklerin önemli ipuçları sunduğunu belirterek İspanya ve Yunanistan deneyimlerine dikkat çekti.

İspanya ve Yunanistan Örnekleri Türkiye İçin Ne Anlatıyor?

2000’li yılların başında İspanya’da düşük faiz oranları ve krediye kolay erişim sayesinde konut talebi olağanüstü seviyelere ulaşmıştı. Konut fiyatları sürekli yükselirken inşaat sektörü ekonominin en önemli büyüme motorlarından biri haline gelmişti. Ancak zaman içerisinde üretilen konut miktarı gerçek talebin üzerine çıktı ve fiyat artışları ekonomik temellerden kopmaya başladı. 2008 küresel finans krizinin ardından ise piyasa sert şekilde düzeltme yaşadı.

Yunanistan’da ise farklı bir tablo ortaya çıktı. Ülkede yaşanan ekonomik kriz sonrasında yeni konut üretimi yavaşladı. Buna karşın turizm gelirleri, kısa dönem kiralamalar ve yabancı yatırımcı ilgisi özellikle büyük şehirlerde ve turistik bölgelerde talebi canlı tuttu. Sonuç olarak fiyatlar yükseldi ancak bu artış spekülatif bir balondan çok arz yetersizliği ve güçlü talebin etkisiyle gerçekleşti.

Türkiye’deki mevcut durumun bu iki örneğin arasında yer aldığı değerlendirmesi yapılırken, fiyatların yükselmesinin tek başına balon anlamına gelmediği vurgulanıyor.

Türkiye’de Konut Fiyatları Gelir Artışını Geride Bıraktı

Uzmanlara göre konut piyasasında balon olup olmadığını anlamak için yalnızca fiyat hareketlerine bakmak yeterli olmuyor. Fiyatların gelirlerle ilişkisi, kira getirileri, kredi genişlemesi ve yatırım amaçlı alımların seyri de büyük önem taşıyor.

Türkiye’de özellikle son yıllarda konut fiyatlarının hane halkı gelirlerine kıyasla çok daha hızlı yükseldiği görülüyor. Büyükşehirlerde ev sahibi olmak giderek zorlaşırken, kira bedelleri de birçok aile için bütçenin önemli bir kısmını oluşturmaya başladı.

Aşağıdaki tablo, İspanya, Yunanistan ve Türkiye’deki temel dinamiklerin karşılaştırmasını ortaya koyuyor:

Ülke Fiyat Artışının Temel Nedeni Arz Durumu Sonuç
İspanya Kredi genişlemesi ve spekülatif beklentiler Fazla arz Sert piyasa düzeltmesi
Yunanistan Yabancı talep ve arz yetersizliği Yetersiz arz Uzun süreli yüksek fiyatlar
Türkiye Gelirden hızlı kopan fiyatlar, maliyet artışları ve talep baskısı Bölgesel arz sorunları Fiyat-gelir uyumsuzluğu

Ekonomistler, Türkiye’de İspanya’daki gibi belirgin bir arz fazlası bulunmadığını ancak yüksek inşaat maliyetleri, finansmana erişim sorunları ve arz eksikliklerinin piyasayı farklı bir noktaya taşıdığını ifade ediyor.

Sorun Sadece Konut Piyasasıyla Sınırlı Değil

Mahfi Eğilmez’in dikkat çektiği önemli noktalardan biri de fiyatlama davranışlarının yalnızca konut sektöründe görülmemesi oldu. Son yıllarda restoranlar, kafeler, oteller ve çeşitli hizmet sektörlerinde yaşanan fiyat artışlarının da benzer bir eğilim gösterdiği belirtiliyor.

Özellikle büyük şehirlerde günlük yaşam maliyetleri hızlı biçimde yükselirken, birçok hizmet kaleminde fiyatların gelir artış hızının üzerinde hareket ettiği gözleniyor. Bu durum, fiyatların yalnızca maliyetlerden değil, beklentilerden de etkilendiğini ortaya koyuyor.

Ekonomide işletmelerin geleceğe yönelik beklentileri fiyatlama kararlarında önemli rol oynuyor. Tüketicilerin yüksek fiyatları kabul edeceği düşüncesi, bazı sektörlerde maliyetlerin ötesinde fiyat artışlarını beraberinde getirebiliyor.

İstanbul, Bodrum ve Çeşme’de Ayrışma Dikkat Çekiyor

Türkiye’de özellikle İstanbul, Bodrum ve Çeşme gibi bölgelerde fiyatların yerel gelir seviyelerinden uzaklaştığına yönelik değerlendirmeler öne çıkıyor. Bu bölgelerde oluşan fiyatlar, giderek daha fazla yüksek gelir gruplarının ve yabancı yatırımcıların ödeme gücüne göre şekilleniyor.

Benzer bir durum geçmiş yıllarda Yunanistan’ın bazı turistik merkezlerinde de yaşanmış, yerel halkın gelir düzeyi ile piyasa fiyatları arasında ciddi farklılıklar ortaya çıkmıştı.

Uzmanlar, bu tür ayrışmaların uzun vadede ekonomik dengeler açısından dikkatle takip edilmesi gerektiğini belirtiyor.

Düzeltme Mutlaka Fiyat Düşüşüyle Olmayabilir

Ekonomik tarihte fiyatlarla gelirler arasındaki kopuşların kalıcı olmadığı görülüyor. Ancak bu uyumun sağlanma biçimi ülkeden ülkeye değişiklik gösterebiliyor.

Bazı ülkelerde fiyatlar gerilerken, bazı ekonomilerde gelir artışları zaman içinde fiyat seviyelerine yaklaşabiliyor. Özellikle yüksek enflasyon dönemlerinde düzeltme süreci çoğu zaman fiyatların uzun süre yatay seyretmesi ve gelirlerin onları yakalaması şeklinde gerçekleşebiliyor.

Mahfi Eğilmez’e göre Türkiye’de bugün yaşanan tabloyu yalnızca bir konut balonu olarak tanımlamak yeterli değil. Asıl dikkat edilmesi gereken nokta, konut piyasasından hizmet sektörüne kadar uzanan geniş çaplı bir fiyat-gelir uyumsuzluğunun ortaya çıkmış olması.

Ekonomik görünümün geleceğini belirleyecek temel unsurun ise fiyatların ne kadar yükseldiğinden çok, toplumun gelir seviyeleriyle ne ölçüde uyumlu hale geleceği olduğu değerlendiriliyor.

Elazığ Çelik Ahşap