Özellikle internet üzerinden konut arayan vatandaşların karşı karşıya kalabileceği kapora dolandırıcılığı riskini bir kez daha gündeme taşıdı.
Konut fiyatlarının yüksek olduğu dönemlerde piyasa değerinin belirgin biçimde altında yayınlanan ilanlar, kısa sürede yoğun ilgi görebiliyor. Dolandırıcılar da bu ilgiyi kullanarak gerçek bir satış işlemi gerçekleşmeden kapora veya rezervasyon bedeli adı altında para talep edebiliyor.
Bu nedenle gayrimenkul satın almak isteyenlerin yalnızca ilandaki fotoğraf, açıklama ve iletişim bilgilerine güvenmemesi önem taşıyor. Taşınmazın gerçekten satışa konu olup olmadığı, iletişim kurulan kişinin malik veya yetkilendirilmiş emlak işletmesi olup olmadığı doğrulanmadan kapora gönderilmemesi, olası mağduriyetlerin önlenmesinde kritik önem taşıyor.
Elektronik İlan Doğrulama Sistemi’nin yaygınlaştırılmasıyla birlikte taşınmaz ilanlarında mülk sahibi ve yetkilendirilmiş emlak işletmesi bağlantısının doğrulanması da sahte ilanlarla mücadelede önemli araçlardan biri haline geliyor.
İstanbul merkezli son operasyon ise sahte ilanların yalnızca ilan kirliliği oluşturmadığını, vatandaşların doğrudan maddi kayıpla karşılaşmasına yol açabilecek organize bir dolandırıcılık yöntemine dönüşebildiğini bir kez daha gösterdi.







