Ülkemizde ne zaman bir sektörde canlılık başlasa, devamında fırsatçılar ortaya çıkıyor. Otomobil fiyatlarının yükseldiği dönemlerde stokçuluk tartışmaları gündeme gelirken, altın fiyatları arttığında bazı kuyumcular satışları durdurmuştu.
Ekonomim’in haberin göre, büyük deprem felaketleri sonrası ise vatandaşların müstakil ev talepleri artınca, arsa fiyatlarında adeta patlama yaşanmıştı.
Şimdi ise aynı senaryonun yeni adresi inşaat sektörü oldu. Son aylarda konut piyasasında yaşanan canlanma ve devletin 500 bin konutluk sosyal konut projesi hazırlıkları, inşaat malzemelerine olan talebi artırdı.
Ancak bu süreçte döviz kurlarında ciddi bir hareketlilik yaşanmamasına, ham maddelerde kayda değer bir artış görülmemesine rağmen demir, çimento ve diğer temel inşaat malzemelerine peş peşe zamlar geldi.
Müteahhitlerden tepki
Türkiye’nin haberine göre sektör temsilcileri, son dönemdeki fiyat artışlarının ekonomik gerekçelerle açıklanamayacağını savunuyor. Birçok müteahhit, fiyat yükselişlerinin “piyasa canlanır canlanmaz” ortaya çıkan yapay maliyet artışları olduğunu iddia ediyor. Demir, beton ve çimento gibi temel yapı malzemelerindeki zamlar, konut üretim maliyetlerini artırarak yeni konut fiyatlarına doğrudan yansıyor.
Müteahhitler, bu artışların sektörde yavaşlamaya ve yeni proje ertelemelerine yol açabileceği uyarısında bulunuyor. Konuyla ilgili yapılan açıklamalarda “Döviz yerinde sayarken, üretim maliyetleri sabitken bir anda fiyatların artması normal değil. Bu sektöre zarar veriyor. Yeni proje yapmak zor hale geliyor. Üretim maliyetlerinin artması direkt son tüketiciye yansıyor” diyerek tepkilerini dile getirdi.
İnşaat sektörünün bel kemiği olan demir fiyatları, son günlerde tarihî seviyelere tırmandı. İstanbul’da bir ton ince demirin fiyatı 30 bin 700 TL’ye çıkarken, üretim merkezlerinden Karabük’te bile ton fiyatı 30 bin TL sınırına dayandı.
Fiyatlardaki bu sert yükseliş, sektör genelinde şok etkisi oluşturdu. Uzmanlar, döviz kurlarında ya da enerji maliyetlerinde kayda değer bir artış olmamasına rağmen yaşanan bu zammın ekonomik gerekçelerle açıklanamayacağını belirtiyor.



