Türkiye’de deprem riskinin azaltılması ve eski yapı stokunun yenilenmesi amacıyla yürütülen kentsel dönüşüm çalışmalarında önemli bir aşamaya gelindi. 2012 yılından bu yana ülke genelinde 2 milyon 737 bin bağımsız bölüm dönüşüm kapsamına alınırken, 2 milyon 369 bin bağımsız bölümde çalışmalar tamamlandı. Halen 368 bin konut ve iş yerinde dönüşüm süreci devam ediyor.
Kentsel dönüşüm çalışmalarının ağırlık merkezi ise İstanbul olmaya devam ediyor. Türkiye genelinde dönüşüm kapsamına alınan bağımsız bölümlerin yaklaşık yüzde 47’si İstanbul’da bulunuyor. Uzmanlar, bugüne kadar kaydedilen ilerlemeye rağmen Türkiye genelinde yaklaşık 2 milyon bağımsız bölümün acil dönüşüme ihtiyaç duyduğuna dikkat çekiyor.
Türkiye Genelinde 2 Milyon 369 Bin Bağımsız Bölümün Dönüşümü Tamamlandı
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı bünyesindeki Kentsel Dönüşüm Başkanlığı tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında, 2012’den bu yana Türkiye genelinde toplam 2 milyon 737 bin bağımsız bölüm kentsel dönüşüm kapsamına alındı.
Bu bağımsız bölümlerin 2 milyon 369 bininde dönüşüm tamamlanırken, 368 bin konut ve iş yerindeki çalışmalar sürüyor.
Açıklanan rakamlara göre dönüşüm kapsamına alınan bağımsız bölümlerin yaklaşık yüzde 86,6’sında süreç tamamlanmış durumda.
Kentsel Dönüşümde Son Durum
| Kentsel dönüşüm verisi | Türkiye geneli | İstanbul |
|---|---|---|
| Dönüşüm kapsamına alınan bağımsız bölüm | 2.737.000 | 1.274.000 |
| Dönüşümü tamamlanan | 2.369.000 | 998.000 |
| Dönüşümü devam eden | 368.000 | 276.000 |
| Yaklaşık tamamlanma oranı | %86,6 | %78,3 |
Veriler, İstanbul’un hem gerçekleştirilen dönüşümün büyüklüğü hem de devam eden projeler açısından Türkiye’de açık ara öne çıktığını gösteriyor.
Kentsel Dönüşümün Yaklaşık Yüzde 47’si İstanbul’da
Deprem riski ve yoğun eski yapı stoku nedeniyle kentsel dönüşüm çalışmalarında en kritik şehir İstanbul olarak öne çıkıyor.
2012 yılından bu yana İstanbul’da 1 milyon 274 bin bağımsız bölüm dönüşüm kapsamına alındı. Bunların 998 bininde süreç tamamlanırken, 276 bin konut ve iş yerindeki çalışmalar devam ediyor.
Bu rakamlara göre Türkiye genelinde dönüşüm kapsamına alınan her iki bağımsız bölümden yaklaşık biri İstanbul’da bulunuyor.
Megakentte bugüne kadar dönüşüm kapsamına alınan bağımsız bölümlerin yaklaşık yüzde 78,3’ünde çalışmalar tamamlandı.
Yarısı Bizden Kampanyasında 376 Bin Bağımsız Bölüme Ulaşıldı
İstanbul’daki dönüşüm sürecini hızlandırmak amacıyla uygulanan “Yarısı Bizden” kampanyasının kapsamı da genişlemeye devam ediyor.
Kentsel Dönüşüm Başkanlığı koordinasyonunda yürütülen kampanyadan yararlanan bağımsız bölüm sayısı 376 bin 212’ye ulaştı.
Özellikle yapı sahiplerinin dönüşüm maliyetlerini karşılamasını kolaylaştırmayı amaçlayan kampanya, İstanbul’daki riskli yapı stokunun yenilenmesinde kullanılan önemli destek modellerinden biri haline geldi.
Türkiye’de Yaklaşık 6 Milyon Riskli Bağımsız Bölüm Bulunuyor
Gerçekleştirilen dönüşümün büyüklüğüne rağmen Türkiye’nin önünde halen oldukça geniş bir riskli yapı stoku bulunuyor.
Kentsel Dönüşüm ve Şehircilik Vakfı Başkanı Haldun Ersen’in verdiği bilgilere göre Türkiye genelinde yaklaşık 6 milyon bağımsız bölüm riskli yapı stoku içerisinde yer alıyor.
Bu yapıların yaklaşık 2 milyonunun ise acil olarak dönüştürülmesi gerekiyor.
İstanbul’da riskli olduğu değerlendirilen yaklaşık 1,5 milyon bağımsız birim bulunurken, bunların yaklaşık 600 bininin acil dönüşüm ihtiyacı taşıdığı belirtiliyor.
Riskli Yapı Stokunda Öne Çıkan Rakamlar
| Gösterge | Bağımsız bölüm sayısı |
|---|---|
| Türkiye’de tahmini riskli yapı stoku | Yaklaşık 6 milyon |
| Türkiye’de acil dönüşmesi gereken | Yaklaşık 2 milyon |
| İstanbul’daki tahmini riskli birim | Yaklaşık 1,5 milyon |
| İstanbul’da acil dönüşmesi gereken | Yaklaşık 600 bin |
| Yarısı Bizden kapsamındaki bağımsız bölüm | 376.212 |
Dönüşümde İstanbul, İzmir ve Ankara Öne Çıkıyor
Türkiye genelinde bugüne kadar en fazla kentsel dönüşüm gerçekleştirilen şehirlerin başında İstanbul geliyor. İstanbul’u İzmir, Ankara, Antalya, Konya ve Elazığ takip ediyor.
İstanbul içerisinde ise Bahçelievler, Küçükçekmece, Kadıköy, Kartal ve Maltepe dönüşüm çalışmalarının yoğunlaştığı ilçeler arasında bulunuyor. Son dönemde Güngören ve Zeytinburnu’ndaki çalışmalar da öne çıkmaya başladı.
Haldun Ersen’e göre İstanbul’un yanı sıra Adana, Bingöl, İzmir ve Yalova’da da dönüşüm çalışmalarının hızlandırılması gerekiyor.
İstanbul özelinde ise Bakırköy, Avcılar, Esenyurt, Büyükçekmece, Beylikdüzü ve Fatih’in öncelik verilmesi gereken ilçeler arasında bulunduğu değerlendiriliyor.
Vatandaşın Kentsel Dönüşüme İlgisi Artıyor
Kentsel dönüşümde yalnızca kamu tarafından yürütülen projeler değil, vatandaşlardan gelen talepler de giderek daha belirleyici hale geliyor.
Şehircilik, Kentsel Dönüşüm ve Entegre Tesis Yönetim Derneği Başkanı Hüseyin Kılınçarslan, son yıllarda dönüşümün hız kazandığını ancak mevcut yapı stoku dikkate alındığında ulaşılan seviyenin henüz yeterli olmadığını belirtiyor.
İstanbul’un yanı sıra İzmir, Ankara, Bursa ve Kocaeli gibi büyük şehirlerde dönüşüm ihtiyacının yüksek seviyelerde devam ettiğine dikkat çeken Kılınçarslan, şehirden şehre risklerin de farklılaştığını ifade ediyor. Bazı bölgelerde eski yapı stoku öne çıkarken, bazı bölgelerde deprem riski ve geçmişteki hızlı, plansız yapılaşmanın oluşturduğu sorunlar dönüşüm ihtiyacını artırıyor.
Vatandaşların yaklaşımında da önemli bir değişim yaşanıyor. Özellikle eski binalarda yaşayanlar, yapıların depreme dayanıklılığını ve mevcut durumunu geçmiş yıllara kıyasla daha fazla sorgulamaya başladı.
Kentsel Dönüşümde Asıl Gündem Hız Olacak
2012’den bu yana 2 milyon 369 bin bağımsız bölümün dönüşümünün tamamlanması önemli bir büyüklüğe ulaşırken, riskli yapı stokuna ilişkin tahminler önümüzdeki dönemde dönüşüm hızının daha da artırılması gerektiğini ortaya koyuyor.
Türkiye genelinde yaklaşık 2 milyon, yalnızca İstanbul’da ise yaklaşık 600 bin bağımsız bölümün acil dönüşüm ihtiyacı bulunduğuna yönelik değerlendirmeler, sürecin deprem güvenliği açısından taşıdığı önemi artırıyor.
Özellikle büyükşehirlerde eski yapı stokunun yoğunluğu, dönüşüm maliyetleri ve vatandaşların finansmana erişimi sürecin hızını belirleyen temel başlıklar olmaya devam edecek. “Yarısı Bizden” gibi destek programlarının yanı sıra yeni finansman modellerinin devreye alınması da Türkiye’nin kalan riskli yapı stokunu ne kadar hızlı yenileyebileceği açısından belirleyici olacak.







