Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, iş dünyasına ve vatandaşlara yönelik yaptığı kapsamlı değerlendirmede, Türkiye ekonomisindeki dengelenme sürecine dikkat çekti. Enflasyonla mücadelede kararlılık vurgusu yapan Yılmaz, finansal göstergelerde belirgin bir iyileşme yaşandığını belirterek 2026 yılına ilişkin olumlu beklentilerini paylaştı.
Anadolu Aslanları İş Adamları Derneği’nin (ASKON) düzenlediği geleneksel iftar programında konuşan Yılmaz, küresel sistemde yaşanan dönüşüm sürecine rağmen Türkiye’nin makroekonomik göstergelerinde toparlanma sinyalleri verdiğini ifade etti. Dünya genelinde ekonomik ve siyasi güç dengelerinin değiştiğini vurgulayan Yılmaz, geçiş dönemlerinin riskli olduğuna ancak Türkiye’nin iç dinamiklerini güçlü tutarak bu süreci avantaja çevirebileceğine işaret etti.
Küresel Belirsizlikte İç Gücün Önemi
Yılmaz’a göre dünya yeni bir denge arayışı içinde. Eski sistemin zayıfladığı ancak yerine net bir düzenin henüz kurulmadığı bu süreçte ülkelerin iç yapısını sağlamlaştırmasının kritik olduğunu belirtti. Ekonomik dayanıklılık, sosyal birlik ve mali disiplinin bu dönemde belirleyici olacağını ifade etti.
Bu çerçevede uygulanan ekonomi politikalarının temel hedefinin fiyat istikrarını sağlamak ve sürdürülebilir büyümeyi desteklemek olduğu dile getirildi.
Büyüme Rakamları Dünya Ortalamasının Üzerinde
Türkiye ekonomisinin, zorlu küresel koşullara ve doğal afetlerin etkilerine rağmen büyümesini sürdürdüğünü kaydeden Yılmaz, yılın ilk üç çeyreğinde yüzde 3,7’lik bir büyüme performansı sergilendiğini söyledi. Yıl geneline ilişkin tahmin ise yaklaşık yüzde 3,5 seviyesinde.
Aşağıdaki tabloda paylaşılan temel makroekonomik göstergeler yer alıyor:
| Gösterge | Güncel Seviye | Değerlendirme |
|---|---|---|
| İlk 3 Çeyrek Büyüme | %3,7 | Dünya ortalamasının üzerinde |
| Yıl Geneli Büyüme Tahmini | %3,5 | Dengeli büyüme beklentisi |
| Toplam Mal ve Hizmet İhracatı | 396 milyar $ | Rekor seviyeye yakın |
| Ekonomik Büyüklük (Tahmini) | 1,5 trilyon $ üzeri | Tarihi eşik |
| Dünya Ekonomisi Sıralaması | 16. sıra | Küresel ligde üst segment |
Ekonomik büyüklüğün ilk kez 1,5 trilyon dolar eşiğini aşmasının önemli bir dönüm noktası olduğuna dikkat çekilirken, Türkiye’nin küresel ekonomide üst sıralardaki yerini koruduğu belirtildi.
Deprem Harcamalarına Rağmen Mali Disiplin
Ekonomide dikkat çeken bir diğer başlık ise kamu maliyesindeki tablo oldu. 90 milyar doların üzerinde deprem harcamasına rağmen bütçe disiplininin korunduğu ifade edildi.
Öne çıkan mali göstergeler şu şekilde:
| Mali Gösterge | Oran / Tutar |
|---|---|
| Cari Açık | %1,6 |
| Bütçe Açığı | %2,9 |
| Kamu Borcu / Milli Gelir | %24-25 |
| Merkez Bankası Rezervi | 200 milyar $ üzeri |
| CDS Risk Primi | 200 seviyesine yakın |
Cari açığın düşmesiyle dış borçlanma ihtiyacının azaldığı belirtilirken, kamu borçluluğunun milli gelire oranının Avrupa ortalamasının oldukça altında olduğu vurgulandı. Rezervlerdeki artış ve risk primindeki gerileme ise finansal istikrar açısından olumlu sinyal olarak değerlendiriliyor.
2026 İçin Finansal Piyasalara Pozitif Beklenti
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, finansal piyasalardaki risklerin önemli ölçüde gerilediğini ve 2026 yılının hem özel sektör hem de vatandaşlar açısından daha istikrarlı bir dönem olacağını ifade etti. Özellikle fiyat istikrarı hedefi doğrultusunda para ve maliye politikalarının koordineli şekilde sürdürüleceği mesajı verildi.
Enflasyonla mücadelede taviz verilmeyeceği belirtilirken, orta vadede kalıcı sosyal refah artışının hedeflendiği kaydedildi.
ASKON’dan Katılım Bankalarına Uyarı
Programda söz alan ASKON Genel Başkanı Orhan Aydın ise katılım bankacılığı sektöründeki birleşme sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Aydın, iki kamu katılım bankasının birleşme sürecinin iş dünyası açısından yakından takip edildiğini belirterek, finansmana erişimin zaten zor olduğu bir dönemde sürecin belirsizlik yaratabileceğini ifade etti. Güçlü bir katılım bankacılığı yapısının önemine dikkat çeken Aydın, birleşmenin daha uygun ekonomik koşullarda gerçekleştirilmesinin iş dünyası açısından daha sağlıklı olacağını dile getirdi.
Ekonomide Yeni Dönem Mesajı
Yapılan açıklamalar, 2026 yılına yönelik temkinli ama iyimser bir tablo ortaya koyuyor. Büyüme performansı, rezerv artışı, düşük borçluluk oranı ve gerileyen risk primi; ekonomi yönetiminin “istikrar ve disiplin” vurgusunu güçlendiriyor.
Önümüzdeki süreçte:
-
Enflasyonla mücadele öncelikli başlık olmaya devam edecek.
-
Mali disiplin korunacak.
-
Cari açığın kontrol altında tutulması hedeflenecek.
-
Finansal piyasaların daha öngörülebilir bir yapıya kavuşması amaçlanacak.
Ekonomi yönetiminin mesajı net: Küresel belirsizliklere rağmen iç denge güçlendirilerek sürdürülebilir büyüme ve sosyal refah artışı hedefleniyor.


