Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılının Temmuz–Eylül dönemini kapsayan Gayrisafi Yurt İçi Hasıla (GSYH) verilerini yayımladı.
Ticarigm360.com – Haber Merkezi | Kasım 2025
Açıklanan verilere göre, Türkiye ekonomisi 2025’in üçüncü çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine kıyasla zincirlenmiş hacim endeksiyle %3,7 oranında büyüme gösterdi. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış büyüme oranı ise bir önceki çeyreğe göre %1,1 olarak hesaplandı.

Sektörel Büyüme: İnşaat Çift Haneli Büyürken Tarım Geriledi
2025 yılı üçüncü çeyreğinde en dikkat çeken sektör inşaat oldu. Yıllık bazda %13,9’luk büyüme oranıyla inşaat sektörü, ekonomik büyümeye en fazla katkı sağlayan sektör konumuna geldi. Bu dönemde;
- Finans ve sigorta faaliyetleri %10,8
- Bilgi ve iletişim sektörü %10,1
- Diğer hizmet faaliyetleri %7,1
- Sanayi sektörü %6,5
- Ticaret, ulaştırma, konaklama ve yiyecek hizmetleri %6,3
- Mesleki, idari ve destek hizmet faaliyetleri %4,4
- Gayrimenkul faaliyetleri %4,2
- Kamu yönetimi, eğitim, sağlık ve sosyal hizmet faaliyetleri %2,1 oranında büyüme gösterdi.
Ancak tarım sektörü için tablo farklıydı. Sektör, 2025’in üçüncü çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre %12,7 oranında küçüldü. Uzmanlar bu daralmayı kuraklık, girdi maliyetleri ve iklim değişikliği gibi etkenlerle ilişkilendiriyor.

GSYH Değeri 17,4 Trilyon TL’ye Ulaştı
Cari fiyatlarla hesaplanan GSYH, 2025 yılının üçüncü çeyreğinde 17 trilyon 424 milyar 718 milyon TL olarak gerçekleşti. Bu, bir önceki yılın aynı dönemine göre %41,6’lık bir artışa işaret ediyor. Dolar bazında değerlendirildiğinde ise Türkiye’nin üçüncü çeyrek GSYH değeri 432 milyar 880 milyon dolar oldu.
Tüketim ve Yatırımlar: Hanehalkı Harcamaları Artışta
Ekonominin iç dinamiklerine bakıldığında, hanehalkı nihai tüketim harcamaları 2025 yılı üçüncü çeyreğinde yıllık bazda %4,8 oranında arttı. Bu artış, tüketici güvenindeki göreli iyileşmenin ve enflasyona rağmen devam eden harcama eğiliminin bir yansıması olarak değerlendiriliyor.
Aynı dönemde;
- Devletin nihai tüketim harcamaları %0,8
- Gayrisafi sabit sermaye oluşumu (yatırımlar) %11,7 oranında yükseldi.
Bu veriler, yatırımların özellikle özel sektör kaynaklı olarak yeniden ivme kazandığını gösteriyor.

Dış Ticaret Dengesi: İhracat Azaldı, İthalat Arttı
2025 yılı üçüncü çeyrek dış ticaret verileri, iç talep ağırlıklı bir büyüme kompozisyonunu ortaya koydu. Bu dönemde;
- Mal ve hizmet ihracatı %0,7 azaldı
- Mal ve hizmet ithalatı ise %4,3 arttı.
İhracattaki düşüşte küresel talep zayıflığı, dış pazarlarda rekabet baskısı ve jeopolitik belirsizlikler etkili olurken, ithalat artışı iç talebin gücünü koruduğuna işaret ediyor.

İşgücü Ödemelerinde Güçlü Artış
2025’in üçüncü çeyreğinde işgücü ödemeleri, geçen yılın aynı dönemine göre %41,1 oranında yükseldi. Bu artış, asgari ücret ve toplu sözleşme kaynaklı ücret artışları ile birlikte enflasyon etkisinin bir sonucu olarak değerlendiriliyor.
Net işletme artığı/karma gelir de aynı dönemde %43,5 oranında artış gösterdi.
İşgücü ödemelerinin Gayrisafi Katma Değer (GKD) içindeki payı %35,0 seviyesinde sabit kalırken, net işletme artığı/karma gelirin payı %46,0’dan %46,7’ye yükseldi.
Takvim Etkisinden Arındırılmış Büyüme %3,4 Oldu
Takvim etkilerinden arındırılmış GSYH verileri de ekonomik büyümenin istikrarlı seyrini destekliyor. Bu veriye göre Türkiye ekonomisi, 2025’in üçüncü çeyreğinde yıllık bazda %3,4 oranında büyüme gerçekleştirdi.
Sektörlere Göre 2025 3. Çeyrek GSYH Büyüme Rakamları
| Sektör | Büyüme Oranı (%) |
| İnşaat | 13,9 |
| Finans ve Sigorta | 10,8 |
| Bilgi ve İletişim | 10,1 |
| Sanayi | 6,5 |
| Ticaret, Ulaştırma vb. | 6,3 |
| Mesleki ve İdari Hizmetler | 4,4 |
| Gayrimenkul | 4,2 |
| Kamu, Eğitim, Sağlık | 2,1 |
| Tarım | -12,7 |
Bir Sonraki GSYH Raporu Ne Zaman Açıklanacak?
TÜİK’in açıklamasına göre, 2025 yılının son çeyreğine ait GSYH verileri 2 Mart 2026 tarihinde kamuoyuyla paylaşılacak. Bu veriler, yıl genelindeki büyüme performansını ve ekonomik gidişatı ortaya koyacak.

Değerlendirme: Ekonomi Dengeli Ancak Riskler Devam Ediyor
Üçüncü çeyrek verileri, Türkiye ekonomisinin büyüme potansiyelini koruduğunu ancak dış ticaret dengesizliği ve tarım sektöründeki daralmanın yapısal sorunlara işaret ettiğini ortaya koyuyor. 2026 yılına girerken, büyümenin sürdürülebilirliği için dış talebin yeniden canlanması ve tarım gibi hassas sektörlerde yapısal iyileştirmelerin hızlandırılması kritik önemde.



