Türkiye Hazır Beton Birliği’nin Temmuz 2026 İnşaat Sektörü Aylık Değerlendirme Raporu, piyasanın arz, üretim ve talep tarafında farklı hızlarda ilerlediğini ortaya koydu. Rapora göre 2026’nın ilk çeyreğinde yapı ruhsatı verilen alan 44,4 milyon metrekareye ulaştı ve geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 26,1 arttı. Yapı kullanma izin belgesi alanı ise yüzde 3,5 yükseldi.
Ruhsat tarafındaki yükselişe karşılık fiilî üretim göstergesi daha zayıf. Toplam inşaat üretim endeksi mayıs ayında yıllık yüzde 3 gerilerken, bir önceki aya göre yüzde 5,7 arttı. Hazır beton imalatı yıllık yüzde 4,1 ve aylık yüzde 13,8 yükseldi; çimento imalatı ise yıllık yüzde 1 düştü. Bu ayrışma, alt sektörlerde proje takvimi ve baz etkisinin farklılaştığını gösteriyor.
Finansal görünümde inşaat ciro endeksi mayısta yıllık yüzde 23 arttı. Aynı dönemde inşaat maliyet endeksi yaklaşık yüzde 30, malzeme maliyetleri yüzde 29 yükseldi. Cirodaki nominal artışın üretim hacmindeki değişimle aynı şey olmadığı burada açık biçimde görülüyor. Maliyet artışı ve fiyat güncellemeleri, ciroyu yükseltirken fiziksel üretim daha sınırlı kalabilir.
Haziran ayında inşaat güven endeksi aylık yüzde 1,1, son üç aylık faaliyet değerlendirmesi yüzde 4,8 arttı; yeni alınan işlerin mevcut düzeyi ise yüzde 2 geriledi. Konut satışlarında haziranda 129 bin 979 adetle yıllık yüzde 15,8 artış kaydedildi. Buna rağmen ocak–haziran toplamı 699 bin 516 adetle geçen yılın aynı döneminin altında kaldı.
TicariGM360 değerlendirmesinde ana mesaj şu: ruhsat artışı gelecekteki arz potansiyelini gösterir, fakat tüm ruhsatların aynı hızla şantiyeye ve teslimata dönüşeceği varsayılamaz. Finansman koşulları, satış hızı, arsa maliyeti ve yüklenici kapasitesi dönüşüm oranını belirleyecek. Yatırımcılar proje değerlendirirken yalnız ruhsat sayısını değil; inşaat seviyesi, satış ve kiralama performansı ile teslim takvimini birlikte izlemelidir.
Rapor bölgesel farklılaşmanın da önemini hatırlatıyor. Haziran ayında ilk el konut satışları İç Anadolu’da yıllık yüzde 39,5, Ege’de yüzde 34,6 ve Doğu Anadolu’da yüzde 56,4 arttı; Akdeniz Bölgesi’nde ise yüzde 2,1 geriledi. Türkiye toplamındaki artış, her şehir ve alt pazarda aynı talep koşullarının bulunduğu anlamına gelmiyor. Ticari gayrimenkulde de ofis, depo, mağaza ve arsa kararları ulusal ortalamadan çok yerel istihdam, nüfus hareketi, altyapı ve kiracı talebiyle şekillenir. Bu nedenle rapordaki ulusal göstergeler, parsel ve proje fizibilitesinin başlangıç çerçevesi olarak kullanılmalı; nihai karar yerel veriyle desteklenmelidir. Aynı yaklaşım kredi ve geliştirme senaryolarında da korunmalıdır.
| TİCARİ GAYRİMENKULE ETKİSİ Ruhsat alanındaki güçlü artış, orta vadede konut ve ticari alan arzını destekleyebilir; üretimdeki yıllık düşüş ise bu potansiyelin henüz aynı ölçüde şantiyeye dönüşmediğini gösteriyor. Geliştiriciler için nakit akışı ve satış hızı, arsa sahipleri için ise fiilî proje başlangıcı kritik. Ofis, perakende ve lojistik yatırımlarında bölgesel talep kanıtı olmadan yalnız ruhsat artışına dayanılmamalıdır. |



