Türkiye genelinde konut satışları, Mayıs ayında bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 31,2 azalarak 93 bin 333 adede geriledi ve Haziran 2024’ten bu yana en düşük seviyesine ulaştı. Uzmanlar, bu düşüşün temel nedenlerini yüksek baz etkisi, azalan iş günleri ve kredi faizlerinin yüksekliği olarak sıralarken, talebin yok olmadığını, aksine ertelendiğini belirtiyor.
Satışlardaki Düşüşün Üç Ana Nedeni
MasterTürk Grubu Başkanı Gökhan Taş, piyasadaki yavaşlamayı şu üç ana etkileyici faktörle açıklıyor:
-
Yüksek Baz Etkisi: 2025 Mayıs ayında faiz indirimleriyle birlikte satışların 130 bin 25 adede ulaştığı güçlü bir dönem yaşanmıştı; bu yılki düşüşün bir kısmı bu kıyaslamadan kaynaklanıyor.
-
Takvim Etkisi: Mayıs 2026’da gerçekleşen bayram ve resmi tatiller nedeniyle iş günü sayısı geçen yılın aynı dönemine göre 6 gün azalarak 14 iş gününe düştü.
-
Finansman Koşulları: Yüksek kredi faizleri, hane halkının aylık taksitleri ödeme gücünü zorlayarak talebi ötelemeye itiyor.
“Piyasadaki Kilit Talep Eksikliği Değil”
Uzmanlar, piyasadaki asıl sorunun talep eksikliği değil, talebin finansmana ulaşamaması olduğunu vurguluyor. Gelir seviyesi ile konut fiyatları arasındaki makasın açılması, özellikle orta gelir grubunun “ödenebilir taksit” bulmakta zorlanmasına neden oluyor.
Konut Fiyatlarında Düşüş Bekleniyor mu?
Sektör temsilcileri, nominal fiyatlarda genel ve sert bir düşüş öngörmüyor:
-
Maliyet Faktörü: İnşaat, arsa ve finansman maliyetleri yüksek seyrettiği sürece yeni konutlarda kalıcı fiyat düşüşü gerçekçi bulunmuyor.
-
Reel Düzeltme: Bazı bölgelerde fiyatların enflasyonun gerisinde kalması ve pazarlık paylarının artması gibi reel anlamda bir düzeltme zaten yaşanıyor.
-
Fırsat Alanı: İkinci el piyasasında acil nakit ihtiyacı olan satıcılarda daha belirgin indirimler görülebiliyor.

Nakit Alıcılar İçin “Fırsat Dönemi”
Piyasadaki durgunluk, elinde nakit bulunan ve uzun vadeli düşünen alıcılar için pazarlık gücünü artırıyor.
-
Strateji: Özellikle iyi lokasyon, doğru fiyat ve güvenilir proje üçlüsüne odaklanan alıcılar için bu dönem bir fırsat olarak görülüyor.
-
Gelecek Öngörüsü: Faizlerde belirgin düşüş yaşandığında, bugün ertelenen talebin yeniden piyasaya döneceği ve fiyatların daha hızlı hareket edebileceği uyarısı yapılıyor.
-
Beklenti: 2026’nın ikinci yarısından itibaren kredi faizlerinde kalıcı düşüş ve destek mekanizmalarıyla talebin yeniden güçlenmesi bekleniyor.


