Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın yayımladığı Para Politikası Kurulu toplantı özetinde, 17 Temmuz ile biten haftada konut kredisi faiz oranlarının 151 baz puan artarak yüzde 41,2 seviyesine çıktığı belirtildi. Aynı dönemde Türk lirası ticari kredi faiz oranı 339 baz puan gerileyerek yüzde 48,9’a, TL mevduat faizi ise yüzde 46,7’ye geldi.
Konut kredilerindeki artış, politika faizinin sabit kaldığı bir dönemde kredi kanallarının aynı hızda gevşemediğini gösteriyor. Bankaların fonlama maliyeti, vade riski, teminat yapısı ve kredi iştahı; nihai kredi faizini belirlemeye devam ediyor. Bu nedenle konut talebinde faiz indirimi beklentisi oluşsa bile aylık ödeme yükü hâlâ geniş bir alıcı kitlesi için yüksek seviyede.
Ticari varlıklarda nakit akışı baskısı
Ticari gayrimenkulde tablo daha karmaşık. Ticari kredi faizindeki düşüş, işletme veya yatırım kredilerinde kısmi bir rahatlama sinyali verebilir; ancak yüzde 48,9’luk oran uzun vadeli proje finansmanı açısından hâlâ ağır bir maliyet oluşturuyor. Gelir üreten ofis, mağaza, depo ve otel yatırımlarında kira getirisi ile borçlanma maliyeti arasındaki fark, satın alma kararlarının temel belirleyicilerinden biri olmaya devam edecek.
Yüksek kredi maliyeti, nakit alıcıların pazarlık gücünü artırırken satıcıların fiyat beklentisiyle finansman kapasitesi arasındaki ayrışmayı büyütebilir. Proje geliştiriciler açısından satış vadeleri, kampanya modelleri ve özkaynak kullanımı daha kritik hâle geliyor. Banka kredisine alternatif olarak gelir paylaşımı, fon, sukuk veya ortak yatırım modellerinin daha fazla gündeme gelmesi de bu finansman ortamının sonucu.
TCMB’nin yeni haftalık verileri 6 Ağustos öğleden sonra açıklanacak. Bu nedenle sabah paketindeki oranlar son yayımlanmış resmî PPK özetine dayanıyor; gün içinde gelecek yeni veri ayrıca güncellenecek.
TicariGM360 değerlendirmesi: Kredi maliyeti, fiyatlama ile kira getirisi arasındaki dengeyi ve nakit alıcıların pazarlık gücünü doğrudan etkiliyor.







