Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü verilerinden derlenen ilk yarı tablosuna göre Türkiye’de satılan toplam gayrimenkul sayısı 2026’nın ocak–haziran döneminde 1 milyon 268 bin 950 oldu. Bu sayı, geçen yılın aynı dönemindeki 1 milyon 414 bin 382 işleme göre yüzde 10,3 düşüşe işaret ediyor. Veri konutun yanında arsa, tarla, iş yeri ve diğer taşınmazları birlikte kapsıyor.
Aylık dağılım, genel düşüşün içinde farklı bir sinyal veriyor. Haziran satışları 239 bin 179 ile yılın ilk yarısındaki en yüksek aylık seviyeye ulaştı ve geçen yılın aynı ayına göre yüzde 9,6 arttı. Mayısta 167 bin 48’e gerileyen işlem sayısında uzun bayram tatilinin etkisi bulunduğu için aylık karşılaştırma takvim etkisinden arındırılmadan yorumlanmamalı.
Aynı dönemde tapu dairelerinde 9 milyon 735 bin 240 işlem gerçekleştirildi; yaklaşık 613 bin ipotek işlemi kaydedildi. Harç geliri yüzde 74,7 artarak 108 milyar 948 milyon TL’ye yaklaştı. Harç gelirindeki artış ile satış adedindeki düşüşün aynı anda görülmesi; değer artışı, tarife etkisi ve işlem kompozisyonunun birlikte incelenmesi gerektiğini gösteriyor.
Ticari gayrimenkul yatırımcısı toplam satış adedini ofis, mağaza veya depo talebinin doğrudan göstergesi olarak kullanmamalı. Veri seti farklı taşınmaz türlerini birleştiriyor. Sağlıklı karar için il, ilçe, kullanım türü, işlem bedeli, ipotekli satış ve yatırımcı profili ayrıştırılmalı. Hazirandaki toparlanmanın kalıcı olup olmadığı temmuz ve üçüncü çeyrek verileriyle test edilmeli.
Okura somut fayda; piyasayı “satışlar düştü” cümlesiyle değil, adet–değer–finansman üçgeniyle izlemektir. Danışmanlar müşteri sunumunda ulusal toplamı bölgesel emsal yerine kullanmamalı; kendi bölgesindeki gerçek kapanışlar, pazarlama süresi ve pazarlık oranıyla karşılaştırmalı. İzlenecek sonraki adımlar temmuz tapu işlemleri, ipotek hacmi, harç geliri ve ticari taşınmaz alt kırılımlarıdır.
İlk yarı verisinde satış adedinin düşmesine rağmen tapu harcı gelirinin yükselmesi, fiyat ve vergi matrahındaki nominal değişimin önemini gösteriyor. Reel piyasa hareketini görmek için harç gelirleri enflasyondan arındırılmalı ve işlem başına ortalama değer hesaplanmalıdır. Ancak beyan edilen değer ile piyasa değeri arasındaki farklar bu göstergenin sınırıdır.
İpotek işlemlerinin seyri finansman kanalına ilişkin ek sinyal sunar. Kredi faizleri, krediye erişim ve ekspertiz oranları işlem hacmini etkileyebilir. Ticari segmentte banka kredisi dışında satıcı finansmanı, leasing ve fon yapıları da bulunduğundan toplam ipotek sayısı tek başına talebi açıklamaz. Bölgesel kapanış verisiyle karşılaştırma bu nedenle zorunludur.
Ticari gayrimenkule etkisi
Toplam işlem hacmi zayıflarken haziran toparlanması ve harç gelirindeki artış piyasanın adet ile değer tarafının ayrıştığını gösteriyor.



