Yunanistan Golden Visa programı, Avrupa’da oturum hakkı arayan yatırımcılar için popüler bir rota olmaya devam ediyor. Ancak uzmanlar uyarıyor: 250 bin avroluk yatırım eşiğinin cazibesine kapılıp “kâğıt üzerinde uygun” bir mülk almak, orta ve uzun vadede ciddi finansal kayıplara yol açabilir.
Yunanistan’ın 2013 yılında başlattığı ve 2024’te güncellediği Golden Visa programı, yatırımcıları cezbetse de, artık kurallar çok daha keskin. Solena Grup Yönetim Kurulu Başkanı Ela Aydoğan Keskineğe, “Golden Visa almak ile doğru yatırım yapmak aynı şey değil,” diyerek yatırımcıları “proje seçimi” konusunda kritik noktalara dikkat etmeye çağırıyor.
250 Bin Avro Her Kapıyı Açmıyor!
2024 yılındaki yasal değişikliklerle birlikte, 250 bin avroluk “uygun fiyatlı” yatırım seçeneği artık her gayrimenkulü kapsamıyor. Bu eşik yalnızca:
-
Ticari mülkten konuta dönüştürülen projeler,
-
Tarihi/kültürel değeri tescilli restorasyon projeleri için geçerli.
Kritik Uyarı: Yatırımcı, “Golden Visa’ya uygun” diyerek aldığı bir mülkün, restorasyon süreci bittiğinde kira getirisi sağlamayan veya satılamayan bir “ölü yatırım” olma riskiyle karşı karşıya kalabilir.
Geliştirici Firma Seçiminde 3 Altın Kural
Ela Aydoğan Keskineğe, yatırımcıların mağdur olmaması için şu üç kriteri mutlaka sorgulamalarını öneriyor:
-
Referans Kontrolü: Firma daha önce kaç projeyi başarıyla tamamladı ve teslim etti?
-
Süreç Yönetimi: Dönüşüm süreci (ticari alandan konuta) başvuru yapılmadan önce tamamlandı mı?
-
Mülk Yönetimi: Yatırım sonrası kira geliri elde etmek için profesyonel bir yönetim hizmeti sunuluyor mu?
Süreç Sadece Tapu İle Bitmiyor!
Golden Visa başvurusu yapan yatırımcılar, sadece oturum kartına odaklanıp mülklerini “kendi kaderine” terk etme hatasına düşüyor. Oturum hakkı mülk korunduğu sürece 5 yılda bir yenilenebildiği için; mülk yönetimi, vergi danışmanlığı, bakım ve kiraya verme süreçlerini kapsayan “uçtan uca” bir hizmet almak, yatırımın sürdürülebilirliği için zorunlu hale geldi.



