TCMB analizi, 2023 depremlerinin ardından yaşanan göçün kiralık konut talebini artırdığını gösterdi. Ancak etki yalnız konutla sınırlı değil; göç alan kentlerin perakende, ofis, sağlık, eğitim ve lojistik ihtiyaçları da yeniden şekilleniyor.
2023 depremlerinin ardından milyonlarca kişinin yer değiştirmesi, Türkiye’nin konut ve şehir ekonomisi üzerinde kalıcı etkiler oluşturdu. TCMB tarafından yayımlanan analiz, göç alan bölgelerde kiralık konut talebinin belirgin biçimde arttığını ortaya koydu.
Göç hareketi ilk aşamada kiralık konut piyasasında hissedilse de zaman içinde şehirlerin ticari yapısını da etkiliyor. Yeni nüfus; market, mağaza, ofis, sağlık tesisi, okul, depo, ulaşım ve sosyal alan ihtiyacını beraberinde getiriyor.
Bu nedenle göç alan şehirlerde yalnız konut fiyatlarını takip etmek yeterli değildir. Nüfusun hangi ilçelerde yoğunlaştığı, istihdamın nerede oluştuğu, yeni ulaşım hatları ve kamu yatırımları birlikte incelenmelidir.
Ankara gibi kamu, savunma sanayisi, eğitim ve sağlık altyapısı güçlü kentler bu hareketten farklı biçimlerde etkilenebilir. Çankaya’daki kiralık konut baskısı ile Sincan, Etimesgut, Yenimahalle veya Kahramankazan’daki üretim ve işyeri talebi aynı dinamiklerle açıklanamaz.
Gayrimenkul yatırımında büyük resim, nüfusun yalnız nerede yaşadığını değil; nerede çalıştığını, alışveriş yaptığını, eğitim ve sağlık hizmeti aldığını da görmeyi gerektirir.
Ticari gayrimenkulde izlenecek alanlar
- Göç alan ilçelerde perakende ve günlük ihtiyaç mağazaları
- Sağlık ve eğitim gayrimenkulleri
- Küçük ofis, atölye ve hizmet alanları
- Depo, dağıtım ve şehir içi lojistik ihtiyacı
- Ulaşım yatırımlarının çevresindeki yeni gelişme bölgeleri
Kaynaklar: TicariGM360 – TCMB Deprem/Kira Analizi



