Ana Sayfa Arama Video Yazarlar
Kategoriler
Sosyal Medya
Aktif Başkent

Remax Tower

Tower Capital

Tower Ai

Tower Akademi

Yeninesil TV

e-Devlet üzerinden riskli yapı sorgulaması nasıl yapılır?

İstanbul’daki bina çökmeleri yapı güvenliği endişesini artırdı. Peki oturduğunuz bina riskli mi? e-Devlet üzerinden riskli yapı kayıtlarının nasıl araştırılacağı, teknik tespit süreci, 15 günlük itiraz hakkı, tahliye şartları ve Yarısı Bizden kampanyasındaki 1 milyon 875 bin TL’lik destek hakkında bilinmesi gerekenler.

İstanbul'daki bina çökmeleri yapı güvenliği endişesini artırdı. Peki oturduğunuz bina

İstanbul’da art arda meydana gelen bina çökmeleri, milyonlarca vatandaş için yapı güvenliği konusunu yeniden gündeme taşıdı. Maltepe ve Beyoğlu’nda yaşanan olayların ardından ev sahipleri, binalarının riskli yapı olarak kayıtlara geçip geçmediğini araştırmaya başladı. e-Devlet üzerinden mevcut riskli yapı kayıtlarına ilişkin işlemler yapılabilirken, resmi risk tespiti için lisanslı kuruluşların teknik incelemesi gerekiyor. İstanbul’da kentsel dönüşüme katılan hak sahiplerine ise Yarısı Bizden kampanyası kapsamında konut başına toplam 1 milyon 875 bin TL’ye kadar destek sağlanabiliyor.

Türkiye’nin deprem riski yüksek şehirlerinden İstanbul’da eski yapı stokunun güvenliği yeniden tartışılıyor. Maltepe’de yaşanan bina çökmesinin ardından Beyoğlu’nda beş katlı metruk bir binanın da çökmesi, özellikle eski apartmanlarda yaşayan vatandaşların endişelerini artırdı.

Yaşanan gelişmelerin ardından bina sakinlerinin en çok merak ettiği konuların başında, oturdukları yapının daha önce riskli olarak tespit edilip edilmediği ve güvenliğinin nasıl kontrol edilebileceği geliyor.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yürütülen riskli yapı tespit süreçleri, binaların teknik durumunun değerlendirilmesi ve gerekli hallerde kentsel dönüşüm uygulamalarının başlatılması açısından önem taşıyor.

Ancak burada önemli bir ayrım bulunuyor: Bir binanın e-Devlet kayıtlarında riskli yapı olarak görünmemesi, o binanın depreme dayanıklı olduğunun kanıtı değil. Resmi risk tespiti yapılmamış bir yapı hakkında yalnızca dijital kayıtlara bakılarak güvenli olduğu sonucuna varılamıyor.

e-Devlet Üzerinden Riskli Yapı Sorgulaması Nasıl Yapılır?

Binası hakkında riskli yapı tespiti yapılıp yapılmadığını öğrenmek isteyen vatandaşlar, e-Devlet üzerinden Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının ilgili hizmetlerini inceleyebiliyor.

İşlem için öncelikle e-Devlet Kapısı sistemine giriş yapılması gerekiyor.

Arama bölümüne “Riskli Yapı Tespiti” yazılarak Bakanlığın sunduğu ilgili hizmetlere ulaşılabiliyor.

Başvuru ve sorgulama işlemlerinde kullanıcının yetkisine göre kimlik, tapu ve taşınmaz bilgileri istenebiliyor.

Riskli yapı tespiti başlatmak isteyen maliklerin ise lisanslı kuruluşlar aracılığıyla yürütülen resmi teknik inceleme sürecini takip etmesi gerekiyor.

Kiracılar, maliklere tanınan başvuru yetkilerine sahip olmayabiliyor. Bununla birlikte oturdukları binanın güvenliği hakkında bilgi almak için ev sahibine veya ilgili idareye başvurabiliyorlar.

Riskli Yapı Tespiti İçin Kimler Başvurabilir?

6306 sayılı Kanun kapsamında riskli yapı tespiti, yapının malikleri veya kanuni temsilcileri tarafından yaptırılabiliyor.

Bir apartmandaki herhangi bir bağımsız bölümün maliki, diğer kat maliklerinin tamamının onayını beklemeden riskli yapı tespit sürecini başlatabiliyor.

Bu nedenle binanın risk durumunun araştırılması için tüm daire sahiplerinin ortak karar alması zorunlu değil.

Bakanlık ve yetkili idareler de mevzuatta öngörülen durumlarda riskli yapı tespitini kendiliğinden yaptırabiliyor.

Özellikle eski, taşıyıcı sisteminde hasar belirtileri bulunan veya geçmişte müdahaleye uğramış binalarda teknik değerlendirme yapılması önem taşıyor.

Riskli Yapı Tespiti Nasıl Yapılıyor?

Bir binanın riskli olup olmadığının belirlenmesi, yalnızca dış cepheye bakılarak gerçekleştirilen basit bir kontrol değil.

Riskli yapı tespiti, yetkili mühendisler tarafından yapılan incelemeleri, malzeme özelliklerinin değerlendirilmesini ve teknik hesaplamaları kapsıyor.

Süreç genel olarak şu aşamalardan oluşuyor:

  1. Lisanslı kuruluşun belirlenmesi: Yapı maliki veya kanuni temsilcisi, Bakanlık tarafından lisanslandırılmış bir kuruluşa başvuruyor.

  2. Yerinde teknik inceleme: Binanın taşıyıcı sistemi, kolonları, kirişleri ve diğer yapısal özellikleri inceleniyor. Gerekli görülen donatı taramaları gerçekleştiriliyor.

  3. Malzeme ve dayanım testleri: İlgili teknik esaslara göre beton numuneleri alınabiliyor ve laboratuvar incelemeleri yapılıyor. Yapının özelliklerine bağlı olarak ilave mühendislik değerlendirmeleri gerçekleştirilebiliyor.

  4. Riskli yapı raporunun hazırlanması: İnceleme sonuçları teknik hesaplamalarla birlikte raporlanıyor.

  5. İdari değerlendirme: Rapor, Bakanlığın elektronik sistemi üzerinden ilgili idareye iletilerek mevzuata uygunluk yönünden inceleniyor.

  6. Bildirim ve itiraz: Riskli yapı tespitinin uygun bulunmasının ardından ilgili kayıt ve bildirim süreçleri işletiliyor. Hak sahipleri yasal süre içerisinde itiraz edebiliyor.

Bu süreçte kullanılan inceleme yöntemleri, binanın özelliklerine ve yürürlükteki teknik esaslara göre farklılaşabiliyor.

Riskli Yapı Tespitine İtiraz Edilebilir mi?

Riskli yapı olarak tespit edilen binaların maliklerine, mevzuat kapsamında itiraz hakkı tanınıyor.

İlgili bildirim sürecinin ardından maliklerin 15 günlük yasal süre içerisinde itiraz başvurusu yapması gerekiyor.

İtirazlar, yetkili teknik heyet tarafından değerlendiriliyor.

Teknik heyetin incelemesi sonucunda riskli yapı tespitinin uygun bulunması halinde süreç kesinleşiyor ve tahliye ile yıkıma ilişkin işlemler gündeme geliyor.

İtiraz süresinin kaçırılmaması açısından maliklerin resmi bildirimleri ve ilgili idarenin ilanlarını dikkatle takip etmesi önem taşıyor.

Bina Riskli Çıkarsa Tahliye ve Yıkım Süreci Nasıl İşliyor?

Riskli yapı tespitinin kesinleşmesi, binanın kullanımına ilişkin önemli hukuki sonuçlar doğuruyor.

İlgili idare tarafından maliklere yapının tahliye edilmesi ve yıktırılması için süre veriliyor.

Aktarılan düzenlemeye göre bu süre 90 günü aşmayacak şekilde belirleniyor.

Verilen süre içerisinde gerekli işlemlerin gerçekleştirilmemesi halinde tahliye ve yıkım işlemleri ilgili idare tarafından yürütülebiliyor.

İdare tarafından gerçekleştirilen yıkım işlemlerinin giderleri, mevzuat çerçevesinde maliklerden tahsil edilebiliyor.

Riskli yapı kararı kesinleşen binalarda maliklerin resmi bildirimleri dikkate alarak hareket etmesi ve dönüşüm sürecine ilişkin hukuki ve teknik yükümlülükleri yerine getirmesi gerekiyor.

İstanbul’da Yarısı Bizden Kampanyası ile 1 Milyon 875 Bin TL Destek

Riskli yapı tespitinin ardından kentsel dönüşüme girmek isteyen İstanbul’daki hak sahipleri açısından en önemli başlıklardan biri devlet destekleri.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının Yarısı Bizden kampanyası kapsamında, şartları sağlayan hak sahiplerine konut başına hibe, kredi ve taşınma desteği sunuluyor.

Aktarılan destek tutarlarına göre bir konut için toplam destek 1 milyon 875 bin TL’ye ulaşıyor.

Yarısı Bizden Kampanyası Destek Tutarları

Destek Türü Tutar
Hibe desteği 875.000 TL
Kredi desteği 875.000 TL
Taşınma desteği 125.000 TL
Toplam destek 1.875.000 TL

Burada dikkat edilmesi gereken önemli nokta, toplam destek tutarının tamamının karşılıksız hibe olmaması.

875 bin TL’lik kredi desteği, kampanya kapsamında belirlenen geri ödeme koşullarına tabi.

Ayrıca desteklerden yararlanılabilmesi için projenin ve hak sahibinin ilgili kampanya şartlarını karşılaması gerekiyor.

Bu nedenle her riskli yapı tespiti, otomatik olarak 1 milyon 875 bin TL ödeme yapılacağı anlamına gelmiyor.

Riskli Yapı Tespiti Ücreti 2026 Yılında Ne Kadar?

Binası için resmi risk tespiti yaptırmak isteyen vatandaşların merak ettiği konulardan biri de teknik inceleme maliyeti.

Aktarılan 2026 yılı piyasa fiyatlarına göre riskli yapı tespiti için talep edilen bedeller yaklaşık 25 bin TL ile 100 bin TL arasında değişebiliyor.

Ancak bu tutarlar bütün binalar için geçerli sabit bir resmi tarife olarak değerlendirilmemeli.

İnceleme maliyetinde binanın büyüklüğü, kat sayısı, taşıyıcı sistem özellikleri, gerekli testler ve hizmeti veren kuruluşun fiyatlandırması etkili olabiliyor.

Bu nedenle başvuru öncesinde lisanslı kuruluşlardan yapılacak işlemleri ve toplam hizmet bedelini açıklayan yazılı teklif alınması önem taşıyor.

Riskli Yapı Tespiti ve Kentsel Dönüşüm Süreci

Aşama Yapılacak İşlem
İlk kontrol Mevcut riskli yapı kayıtlarının araştırılması
Başvuru Malik veya kanuni temsilcinin lisanslı kuruluşa başvurması
Teknik inceleme Yapının taşıyıcı sistemi ve malzeme özelliklerinin değerlendirilmesi
Raporlama Riskli yapı tespit raporunun hazırlanması
İdari süreç Raporun ilgili idare tarafından incelenmesi
İtiraz Yasal süre içinde teknik itiraz başvurusu
Kesinleşme Riskli yapı kararının kesinleşmesi
Tahliye ve yıkım İlgili idarenin belirlediği süre ve usullerin uygulanması
Kentsel dönüşüm Yeni yapı projesi ve uygun destek başvurularının değerlendirilmesi

e-Devlet’te Riskli Yapı Kaydı Yoksa Bina Güvenli mi?

Vatandaşların en çok dikkat etmesi gereken konu, resmi riskli yapı kaydı ile binanın gerçek deprem performansı arasındaki fark.

Bir bina hakkında daha önce riskli yapı tespiti yapılmamış olması, o yapının güvenli olduğu anlamına gelmiyor.

Aynı şekilde binanın dış görünüşünün sağlam olması da taşıyıcı sisteminin deprem karşısındaki davranışını tek başına ortaya koymuyor.

Binanın yaşı, inşa edildiği dönemdeki mevzuat, malzeme kalitesi, taşıyıcı sistem özellikleri ve geçmişte yapılan müdahaleler yapı güvenliğini etkileyebiliyor.

Bu nedenle özellikle eski binalarda yaşayan vatandaşların, yapının teknik durumu konusunda yetkin mühendislik kuruluşlarından değerlendirme alması önem taşıyor.

Resmi riskli yapı tespiti ile ayrıntılı deprem performans analizinin kapsam ve hukuki sonuçlarının da aynı olmadığı unutulmamalı.

İstanbul’da Yapı Güvenliği Yeniden Öncelikli Gündem

Maltepe ve Beyoğlu’nda meydana gelen bina çökmeleri, İstanbul’daki mevcut yapı stokunun güvenliğine ilişkin tartışmaları yeniden gündeme getirdi.

Özellikle eski apartmanlarda yaşayan vatandaşlar açısından yapı güvenliğinin araştırılması, yalnızca kentsel dönüşüm desteğinden yararlanma meselesi değil, can ve mal güvenliği bakımından da önem taşıyor.

Riskli yapı tespiti, mevcut yapının durumunun resmi olarak değerlendirilmesini sağlarken kentsel dönüşüm sürecinin de hukuki başlangıç noktalarından birini oluşturuyor.

İstanbul’da oturduğu binanın güvenliğinden şüphe duyan vatandaşlar için en önemli adım, mevcut kayıtları araştırmak ve gerektiğinde yetkili kuruluşlar aracılığıyla teknik inceleme yaptırmak. Yarısı Bizden kampanyası ise gerekli şartları sağlayan hak sahiplerine dönüşümün finansmanında destek sunuyor.

Ticarigm360 Türkiye’nin Yeni Nesil Ticari Gayrimenkul Yayını
Gizliliğe genel bakış

Bu web sitesi, size mümkün olan en iyi kullanıcı deneyimini sunabilmek için çerezleri kullanır. Çerez bilgileri tarayıcınızda saklanır ve web sitemize döndüğünüzde sizi tanımak ve ekibimizin web sitesinin hangi bölümlerini en ilginç ve yararlı bulduğunuzu anlamasına yardımcı olmak gibi işlevleri yerine getirir.

Elazığ Çelik Ahşap