Agrivoltaic yaklaşımda güneş panelleri tarımsal üretimi tamamen ortadan kaldıracak biçimde değil, ürün desenine ve arazi koşullarına göre tarımsal faaliyetin devam etmesine izin verecek şekilde konumlandırılıyor. Böylece aynı taşınmazdan hem tarımsal faaliyet hem enerji üretimi kaynaklı gelir elde edilmesi hedefleniyor. Modelin cazibesi, arazi kullanım verimliliğini artırma iddiasından geliyor.
Ancak gayrimenkul yatırımcısı açısından yalnız “iki gelir” söylemi yeterli değil. Arazinin mülkiyet veya kullanım hakkı, tarımsal niteliği, enerji bağlantı kapasitesi, şebekeye erişim, izin süreçleri, ürün deseni, panel yerleşimi, bakım gideri ve enerji satış modeli birlikte değerlendirilmek zorunda. İtalya’daki teşvik veya izin yapısının Türkiye’ye aynen uygulanabileceği varsayılamaz.
Türkiye açısından agrivoltaic model özellikle güneş potansiyeli yüksek ancak tarımsal üretimin korunmasının istendiği bölgelerde araştırmaya değer. Arazi yatırımında yalnız imar değişikliği veya klasik GES geliştirmesi yerine, tarımsal fonksiyonu koruyan hibrit gelir modelleri yeni bir kategori oluşturabilir.
TicariGM360 değerlendirmesi: Agrivoltaic, “arsa + enerji” yaklaşımını “arsa + tarım + enerji” modeline taşıyor. Ancak yatırım kararı için hukuki kullanım hakkı, bağlantı kapasitesi, teşvik ve gelir sözleşmelerinin ayrı ayrı doğrulanması gerekir. Bu alanı alternatif gayrimenkul dosyası olarak takip etmek doğru olur.
Gayrimenkul hukuku açısından modelin en hassas noktası kullanım rejimi. Tarım arazisinin enerji yatırımı nedeniyle fiilen tarım dışına çıkıp çıkmadığı, üst hakkı veya uzun süreli kira modelinin nasıl kurulacağı ve yatırım süresi sonunda arazinin hangi koşullarda teslim edileceği sözleşmenin değerini belirler. Enerji üretim gelirinin sabit, piyasa bağlantılı veya destek mekanizmasına bağlı olması da gayrimenkul gelirinin risk profilini değiştirir. Türkiye’de bu modelin ölçeklenebilmesi için tarım mevzuatı, enerji lisansı, bağlantı kapasitesi ve yerel planlama kararlarının birlikte ele alınması gerekir. Yatırımcı açısından en doğru yaklaşım, araziyi yalnız “dönüm fiyatı” ile değerlendirmek yerine tarımsal gelir, enerji geliri, altyapı maliyeti ve sözleşme süresini tek nakit akışı modelinde birleştirmektir. Model Türkiye’de uygulanacaksa yatırımcıya sunulan gelir projeksiyonlarının bağımsız teknik, hukuki ve finansal incelemeden geçirilmesi; teşviklerin kalıcı gelir varsayımı gibi kabul edilmemesi gerekir. Türkiye’de pilot uygulamaların sonuçları görülmeden modelin yaygın yatırım standardına dönüştüğü varsayılmamalı; saha performansı ayrıca izlenmeli.
Kaynak: Ekonomi Gazetesi / Bursa Tek Enerji, 19.08.2026







