Horoz Lojistik’in 11 Ağustos 2026 akşamı KAP’ta yayımlanan faaliyet raporu, dağıtım ve depolama ağındaki büyümeyi yatırım ve kârlılık verileriyle birlikte ortaya koydu. Şirket, yurt içi operasyonlarını Türkiye’nin farklı bölgelerine yayılmış 98 tesis üzerinden yürütüyor. Bu ağ; depolama, e-ticaret depoculuğu, mobilya dağıtım ve montajı ile yurt içi dağıtım tesislerini kapsıyor. 2026’nın ilk altı ayında yenileme, modernizasyon ve kapasite artışı için 542,345 milyon TL yatırım harcaması yapıldı.
Hasılat ilk yarıda geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 17,8 artarak 6,65 milyar TL’den 7,832 milyar TL’ye yükseldi. FAVÖK yüzde 19,1 artışla 972,8 milyon TL’ye, FAVÖK marjı yüzde 12,28’den yüzde 12,42’ye çıktı. Raporda yeni devreye alınan hizmetlerin ciroya katkı verdiği, ancak gelişme aşamasında olmaları nedeniyle FAVÖK katkılarının henüz sınırlı kaldığı belirtiliyor. Bu ifade, yeni kapasitenin gelir üretmeye başladığını fakat tam verim düzeyine ulaşmadığını düşündürüyor.
Lojistik gayrimenkulü açısından tesis sayısı tek başına yeterli bir gösterge değil. Dağıtım merkezlerinin konumu, otomasyon seviyesi, enerji tüketimi, yükleme alanı ve müşteri sözleşmelerinin süresi varlık verimliliğini belirliyor. Şirketin yatırım harcaması, mevcut tesislerde modernizasyon ve kapasite artışı yapıldığını gösterirken rapor harcamanın taşınmaz, ekipman ve teknoloji kırılımını ayrı vermiyor. Bu nedenle 542,3 milyon TL’nin tamamı gayrimenkul yatırımı olarak sınıflandırılamaz.
Faaliyet raporunda 2026 içinde tamamlanması planlanan enerji yatırımının yıllık 12–13 milyon kWh üretim kapasitesine ulaşacağı da aktarılıyor. Dağıtım ağı içinde enerji verimliliği ve öz tüketim yatırımları, özellikle büyük kapalı alanlı depolarda işletme giderini ve kiracı tercihlerini etkileyebiliyor. İlk yarı sonuçları Horoz’un ağ genişletme ve modernizasyonu eş zamanlı yürüttüğünü gösteriyor; ikinci yarıda yeni hizmetlerin marj katkısı ile yatırımların kapasite kullanımına yansıması belirleyici olacak.
Raporun satış kırılımında yurt içi komple taşımacılık, dağıtım, depoculuk, mobilya hizmetleri, e-ticaret depoculuğu, yurt dışı depolama ve uluslararası taşıma birlikte yer alıyor. Bu çeşitlilik, tek bir depo tipinin tüm ağa uygulanamayacağını gösteriyor. E-ticaret deposunda yüksek ürün adedi ve otomasyon, mobilya operasyonunda geniş elleçleme alanı ve montaj organizasyonu, uluslararası taşımada gümrük ve liman bağlantısı öne çıkıyor. Gayrimenkul performansı, hizmet karışımına göre ayrı ölçülmeli.
Şirketin FAVÖK artışının hasılat büyümesini hafif aşması operasyonel kaldıraç açısından olumlu bir sinyal. Yine de yeni hizmetlerin sınırlı marj katkısı, tesis açılışından sonra müşteri hacminin dolmasının zaman aldığını gösteriyor. Depo yatırımında kira sözleşmesinin başlangıcı, raf ve otomasyon kurulumu ile tam kapasite tarihi farklı olabilir; yatırım dönüş hesabı bu takvim farkını içermeli.
Ticari gayrimenkule etkisi
98 tesislik ağ ve yatırım harcamasındaki ölçek, lojistik gayrimenkulde bölgesel talebin devam ettiğini gösteriyor. Ancak yatırım tutarının taşınmaz-ekipman ayrımı açıklanmadığı için doğrudan yeni depo arzı sonucu çıkarılmamalı. Tesis modernizasyonu, otomasyon ve enerji üretimi, aynı metrekareden daha yüksek operasyonel çıktı elde etme yarışını hızlandırıyor.







