Türkiye’de büyük ölçekli ve stratejik yatırımlara sağlanan proje bazlı devlet desteklerinde kapsamlı değişikliğe gidildi. Yenilenen sistemle yatırım tutarlarına ilişkin alt sınırlar yeniden belirlenirken, 5 milyar TL ve üzerindeki komple yeni yatırımlar için Bakanlık ile yatırımcı arasında doğrudan sözleşme imzalanabilmesinin önü açıldı.
Yeni düzenleme yalnızca teşviklere erişim şartlarını değil, yatırımların hayata geçirilmesi ve desteklerin kullanılması sonrasındaki denetim sürecini de kapsıyor. Yatırımcılara üç yıl içerisinde belirli bir yatırım seviyesine ulaşma ve yatırım tamamlandıktan sonra beş yıl boyunca düzenli faaliyet raporu sunma yükümlülüğü getirildi.
Proje Bazlı Devlet Teşviklerinde Yeni Dönem
“Yatırımlara Proje Bazlı Devlet Yardımı Verilmesine İlişkin Karar” kapsamında uygulanan teşvik sisteminde önemli değişiklikler yapıldı.
Yeni modelde stratejik sektörlerde gerçekleştirilecek yatırımların desteklenmesi için farklı yatırım türlerine göre asgari sabit yatırım tutarları belirlendi.
Özellikle yüksek tutarlı komple yeni yatırımlar açısından önemli bir değişikliğe gidildi. Sabit yatırım tutarı en az 5 milyar TL olan komple yeni yatırımlarda Bakanlık ile yatırımcı arasında doğrudan sözleşme imzalanabilecek.
Teknoloji Hamlesi Yatırımlarında Alt Sınır 100 Milyon TL
Teknoloji Hamlesi Programı kapsamında öncelikli ürün listesinde bulunan ürünlerin üretimine yönelik yatırımlarda asgari sabit yatırım tutarı 100 milyon TL olarak belirlendi.
Bu kapsamdaki yatırımların yüksek katma değerli ve teknoloji odaklı üretimin geliştirilmesine yönelik teşvik mekanizmasından yararlanması amaçlanıyor.
Teknoloji Hamlesi kapsamındaki projelerin destek sürecinde KOSGEB ve TÜBİTAK da doğrudan rol üstlenebilecek.
Diğer Yatırımlar ve AR-GE İçin 2 Milyar TL Sınırı
Genel yatırım projeleri ile AR-GE harcamaları için proje bazlı desteklerden yararlanılmasında uygulanacak asgari yatırım sınırı ise 2 milyar TL olarak belirlendi.
Böylece yeni sistemde yatırımın niteliğine göre 100 milyon TL, 2 milyar TL ve 5 milyar TL olmak üzere farklı eşikler uygulanacak.
Yeni Proje Bazlı Teşvik Sisteminde Yatırım Limitleri
| Yatırım Türü | Asgari Tutar |
|---|---|
| Teknoloji Hamlesi Programı kapsamındaki öncelikli ürün yatırımları | 100 milyon TL |
| Diğer yatırım projeleri ve AR-GE harcamaları | 2 milyar TL |
| Bakanlık ile sözleşme yapılabilecek komple yeni yatırımlar | 5 milyar TL |
Bakanlık Şirketleri Doğrudan Davet Edebilecek
Yeni teşvik modelinde projelerin sisteme dahil edilme yöntemleri de yeniden düzenlendi.
Bakanlık, stratejik olarak belirlediği sektörlerde faaliyet gösteren şirketleri doğrudan mektupla yatırım yapmaya davet edebilecek. Bunun yanında dijital platformlar üzerinden belirli şartları içeren özel çağrılar da yayımlanabilecek.
Böylece devletin öncelikli gördüğü sektörlerde yatırımcılarla daha doğrudan bir mekanizma üzerinden çalışılmasının önü açılmış olacak.
Başvurularda Resmî Fizibilite Raporu İstenecek
Proje bazlı devlet desteğine yapılacak müracaatlarda yatırımın ekonomik ve finansal uygulanabilirliğinin ortaya konulması gerekecek.
Başvurular, kalkınma ve yatırım bankaları tarafından hazırlanan resmî fizibilite raporu ve ilgili dilekçeyle gerçekleştirilecek.
Teknoloji Hamlesi Programı kapsamında gerçekleştirilecek başvurularda ise bu fizibilite raporu şartı aranmayacak.
Bakanlığın değerlendirmesinden geçen projeler Cumhurbaşkanının onayına sunulacak. Onaylanan yatırımlar için Yatırım Teşvik Belgesi düzenlenecek.
KOSGEB ve TÜBİTAK Doğrudan Destek Verebilecek
Teknoloji Hamlesi Programı kapsamında değerlendirilen projelerde KOSGEB veya TÜBİTAK tarafından doğrudan destek sağlanabilecek.
Bu uygulamayla teknoloji yoğun yatırımlarda proje bazlı teşvik sistemi ile mevcut kamu destek mekanizmalarının daha koordineli şekilde yürütülmesi hedefleniyor.
Yatırımcıya 3 Yılda Yüzde 10 Harcama Şartı
Yeni sistemin en dikkat çekici hükümlerinden biri, destek kararı alınmasına rağmen yatırıma başlanmamasının önüne geçmeye yönelik oldu.
Mücbir sebepler dışında yatırımcıların, destek kararının ardından üç yıl içerisinde toplam yatırım tutarının en az yüzde 10’u kadar veya 200 milyon TL tutarında yatırım harcaması yaptığını belgelemesi gerekecek.
Bu düzenlemeyle teşvik kapsamına alınan büyük projelerin yalnızca planlama aşamasında kalmasının önüne geçilmesi ve belirli bir süre içerisinde fiilen yatırıma başlanmasının sağlanması amaçlanıyor.
Yatırım Tamamlandıktan Sonra 5 Yıl Rapor Verilecek
Yeni düzenleme yatırım tamamlandıktan sonraki döneme ilişkin önemli bir raporlama yükümlülüğü de getiriyor.
Yatırımcıların, yatırımın tamamlama vizesini takip eden beş yıl boyunca her yıl kullandıkları desteklerin miktarını içeren faaliyet raporunu Bakanlığa sunması gerekecek.
Düzenlemede bu hükmün 26 Kasım 2016 tarihinden itibaren geçerli sayılacağı belirtiliyor.
Böylece proje bazlı teşviklerden yararlanan yatırımların destek sonrasındaki faaliyetleri ve kullanılan kamu kaynakları daha uzun süreli olarak takip edilebilecek.
Yatırım Bitmeden Bazı Desteklerden Yararlanılabilecek
Yeni sistem yatırımın tamamen tamamlanmasını beklemeden belirli teşviklerin kullanılabilmesine de imkân tanıyor.
Tesisin belirli bölümünün faaliyete geçmesi durumunda en az iki eksper tarafından yerinde inceleme gerçekleştirilecek.
Kısmi işletmeye geçişin uygun bulunması halinde sigorta primi işveren hissesi desteği ile enerji desteği devreye alınabilecek.
Bu uygulama özellikle uzun süreli ve yüksek tutarlı yatırımlar açısından şirketlerin işletmeye alınan bölümler için daha erken destek kullanabilmesini sağlayacak.
Enerji Desteğinde Yüzde 50 Sınırı
Kısmi işletmeye geçen yatırımlarda enerji desteğinin kullanılmasına ise sınırlama getirildi.
Yatırımın tamamlama vizesi alınmadan önce kullanılabilecek enerji desteği, yatırımcıya sağlanan toplam enerji desteği hakkının yüzde 50’sini aşamayacak.
Kalan destek hakkı yatırımın tamamlanmasına ilişkin süreç doğrultusunda kullanılabilecek.
Büyük Yatırımlarda Teşvik ve Denetim Birlikte Güçleniyor
Yeni proje bazlı teşvik sistemiyle yüksek tutarlı ve stratejik yatırımların Türkiye’ye çekilmesine yönelik daha esnek bir yapı oluşturulurken, yatırımcıların taahhütlerinin takibine ilişkin şartlar da sıkılaştırılıyor.
Özellikle 5 milyar TL ve üzerindeki komple yeni yatırımlar için doğrudan sözleşme modelinin getirilmesi, büyük ölçekli projeler açısından yeni bir yatırım mekanizması oluşturuyor.
Buna karşılık üç yıl içerisinde belirli miktarda harcama yapılması, beş yıllık faaliyet raporu sunulması ve kullanılan desteklerin takip edilmesi gibi hükümlerle kamu tarafından sağlanan teşviklerin fiili yatırıma dönüşmesinin güvence altına alınması amaçlanıyor.







