Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin tüketici uyuşmazlıklarında başvuru yollarına ilişkin yeni kararı 24 Temmuz 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlandı. İncelemeye konu dosyada emlak komisyonu alacağını tahsil edemediğini ileri süren taraf önce ilamsız icra takibi başlatmış, ardından aynı alacak için Tüketici Hakem Heyetine başvurmuştu. Hakem heyetinin başvuruyu reddetmesi üzerine uyuşmazlık İzmir 7. Tüketici Mahkemesine taşındı; kesin nitelikteki karar Adalet Bakanlığının kanun yararına temyiz başvurusuyla Yargıtaya geldi.
Yerel mahkeme, aynı alacak için icra takibi bulunmasını gerekçe göstererek hakem heyeti kararını uygun bulmuştu. Yargıtay ise devam eden icra takibinin tek başına derdestlik oluşturmayacağını belirtti. Kararda icra takibi ile Tüketici Hakem Heyeti başvurusunun aynı hukuki yol olmadığı, bu nedenle icra takibinin hakem heyetine başvuru hakkını ortadan kaldırmadığı değerlendirildi. Böylece parasal sınır nedeniyle hakem heyetinin görev alanında kalan uyuşmazlıklarda hak arama kanallarının daraltılamayacağı vurgulandı.
Kararın ikinci önemli bölümü tüketici mahkemesinin yapması gereken incelemeye ilişkin. Yargıtaya göre mahkeme, hakem heyetini görevli kabul ettiği durumda yalnızca hakem heyeti kararını iptal ederek tüketiciyi yeniden başvuru yapmaya zorlayamaz. Mahkemenin dosyadaki delilleri değerlendirip uyuşmazlığın esası hakkında doğrudan karar vermesi gerekiyor. Yargıtay, Adalet Bakanlığının talebini kabul ederek yerel mahkeme kararını kanun yararına bozdu. Karar 8 Haziran 2026’da oy birliğiyle alındı.
Karar, her emlak komisyonu uyuşmazlığında otomatik olarak tüketici lehine sonuç doğurduğu veya komisyon sözleşmesini geçersiz kıldığı anlamına gelmiyor. Tarafların tüketici ve sağlayıcı sıfatı, uyuşmazlık tutarı, sözleşmenin içeriği, hizmetin sunulup sunulmadığı ve sürelere uyulup uyulmadığı somut olayda ayrıca incelenir. Yayımlanan kararın asıl etkisi, başvuru yolunun usul gerekçesiyle kapatılmaması ve tüketici mahkemesinin gerekli durumda esasa girme yükümlülüğünün netleştirilmesidir.
Emlak işletmeleri bakımından uygulamadaki en önemli sonuç, küçük tutarlı alacaklarda bile yalnız tahsilat yöntemine odaklanmanın yeterli olmamasıdır. Yetki belgesi, taşınmaz gösterme kaydı, yazılı ücret anlaşması, hizmetin tamamlandığını gösteren belgeler ve tüketiciye yapılan bilgilendirme birlikte korunmalı. Uyuşmazlık başladığında icra dosyası ile hakem heyeti veya mahkeme dosyası eşgüdümlü yönetilmelidir.
| TİCARİ GAYRİMENKULE ETKİSİ Gayrimenkul danışmanları ve kurumsal aracılık şirketleri, komisyon sözleşmelerinin taraf, hizmet, ücret, tahsilat ve uyuşmazlık hükümlerini daha açık kurmalı; icra ve hakem heyeti süreçlerini ayrı risk başlıkları olarak izlemeli. Tüketiciler açısından karar yeni bir başvuru imkânını açıklığa kavuşturuyor; ancak her dosyanın kendi sözleşmesi ve delilleri üzerinden değerlendirilmesi gerektiğinden hukuki danışmanlık yerine geçmez. Şirket içi dosyalama ve delil standardı bu nedenle yeniden gözden geçirilmelidir. |



