Türkiye ekonomisinin en kritik başlıklarından biri olan TCMB faiz kararı, Ocak ayı itibarıyla piyasalarda yeniden ana gündem maddesi haline geldi. Para politikasının yönüne dair beklentiler, yatırımcıların, reel sektörün ve finans çevrelerinin odağında yer alırken; yapılan son anketler Merkez Bankası’nın atacağı adımlara dair güçlü sinyaller veriyor.
Piyasa katılımcılarının büyük çoğunluğu, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) 22 Ocak’ta gerçekleştireceği Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında 150 baz puanlık bir faiz indirimi yapmasını bekliyor. Bu beklenti, politika faizinin yüzde 38 seviyesinden yüzde 36,5’e çekilmesi yönünde şekilleniyor.
Uzmanlara göre bu tablo, hem dezenflasyon sürecine duyulan güvenin hem de ekonomik aktiviteyi destekleme ihtiyacının bir yansıması olarak okunuyor.
Piyasa TCMB’den Ocak Ayında Nasıl Bir Faiz Kararı Bekliyor?
Ocak ayına ilişkin beklentiler, yapılan kapsamlı piyasa anketleriyle daha net bir çerçeveye oturdu. Ankete katılan 20 farklı finansal kurum, Merkez Bankası’nın mevcut sıkı duruşunu kontrollü bir gevşeme süreciyle dengeleyeceği görüşünde birleşti.
Katılımcıların medyan tahminine göre:
- Faiz indirimi: 150 baz puan
- Mevcut politika faizi: %38
- Beklenen yeni seviye: %36,5
Anket sonuçları, piyasada sürpriz bir karar beklentisinin oldukça sınırlı olduğunu ortaya koyuyor. Katılımcıların yalnızca iki tanesi, Merkez Bankası’nın Ocak ayında faizi sabit tutabileceğini öngörüyor.
Bu durum, piyasanın genelinde faiz indirimi senaryosunun ana senaryo haline geldiğini açıkça gösteriyor.
TCMB Faiz İndirimi Kararı Neye Dayanıyor?
Ekonomi çevrelerinde sıkça sorulan sorulardan biri de şu:
Merkez Bankası neden faiz indirimine hazırlanıyor?
Bu beklentinin arkasında birkaç temel unsur bulunuyor:
- Enflasyonda zirvenin geride kaldığı algısı
- Para politikasında öngörülebilirlik ihtiyacı
- Reel sektörde finansman maliyetlerinin baskı oluşturması
- Büyüme ve istihdam tarafında denge arayışı
Uzmanlar, TCMB’nin ani ve sert adımlar yerine, kademeli ve kontrollü bir gevşeme süreci izleyebileceğini ifade ediyor. 150 baz puanlık indirim beklentisi de bu yaklaşımın bir yansıması olarak değerlendiriliyor.
Ocak Ayı Faiz Tahminlerinde En Düşük ve En Yüksek Senaryolar Ne?
Anket sonuçları yalnızca medyan beklentiyi değil, aynı zamanda piyasa içindeki farklı senaryoları da ortaya koyuyor.
Ocak ayına yönelik tahmin aralığı şu şekilde şekillendi:
- En düşük faiz tahmini: %36
- En yüksek faiz tahmini: %38
Bu tablo, piyasanın büyük bölümünün faiz indirimi beklentisi taşımasına rağmen, ihtiyatlı duruşun tamamen terk edilmediğini gösteriyor. Özellikle küresel riskler ve enflasyon görünümündeki olası dalgalanmalar, bazı kurumları temkinli kalmaya itiyor.
TCMB Ocak Ayında Faizi Sabit Tutar mı?
Piyasalarda düşük ihtimal olarak görülse de, faizin sabit tutulması senaryosu tamamen masadan kalkmış değil. Ankete katılan 20 kurumdan 2’si, Merkez Bankası’nın Ocak ayında pas geçebileceği görüşünü savunuyor.
Bu görüşü savunan ekonomistlere göre:
- Enflasyon beklentilerinde kalıcı iyileşme henüz tam sağlanmadı
- Küresel merkez bankalarının sıkı duruşu devam ediyor
- Erken gevşeme, fiyat istikrarı açısından risk oluşturabilir
Ancak genel piyasa algısı, bu senaryonun azınlık görüşü olarak kaldığını gösteriyor.
2026 Sonu İçin Faiz Beklentileri Ne Diyor?
Anketin en dikkat çeken bölümlerinden biri de 2026 yıl sonuna ilişkin politika faizi tahminleri oldu. Uzun vadeli beklentiler, para politikasının yönüne dair önemli ipuçları sunuyor.
Katılımcıların tahminleri şu aralıkta toplandı:
- En yüksek beklenti: %32
- En düşük beklenti: %24
- Piyasa medyanı: %29
Bu tablo, önümüzdeki dönemde faizlerin kademeli olarak aşağı yönlü bir patika izleyeceği beklentisinin piyasa genelinde kabul gördüğünü ortaya koyuyor.


