Türkiye’de son yıllarda şirketlerin iflastan kurtulmak için sıkça başvurduğu konkordato mekanizması, yapılan kapsamlı denetimlerle ciddi bir skandalı gün yüzüne çıkardı. Hazine ve Maliye Bakanlığı’na bağlı Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu (KGK), konkordato talebinde bulunan şirketler lehine yeterli ve uygun denetim kanıtı toplamadan rapor düzenleyen denetim kuruluşlarına yönelik tarihi bir karar aldı.
KGK’nin yürüttüğü incelemeler sonucunda, 10 bağımsız denetim kuruluşu ile 13 sorumlu denetçinin faaliyet izinleri iptal edilirken, 14 denetim kuruluşuna toplam 82 milyon lirayı aşan idari para cezası kesildi. Denetim yapılmadan, birkaç gün içinde ve düşük ücretlerle hazırlanan raporlar, konkordato sisteminin nasıl suistimal edildiğini gözler önüne serdi.
Konkordato Nedir ve Şirketler Neden Bu Yola Başvuruyor?
Konkordato, borçlarını vadesinde ödeyemeyen ya da ödeme riskiyle karşı karşıya olan şirketlerin, iflas etmeden önce alacaklılarıyla anlaşma yoluna gitmesini sağlayan hukuki bir mekanizma olarak tanımlanıyor. İcra ve İflas Kanunu kapsamında düzenlenen bu sistem, aslında ekonomik darboğaza giren firmalara nefes aldırmayı amaçlıyor.
Şirketler, konkordato talebinde bulunurken mahkemeye sunulmak üzere bir konkordato ön projesi hazırlamak zorunda. Bu projede, borçların nasıl ve hangi vadelerde ödeneceği detaylı biçimde yer alıyor. Ancak bu proje, tek başına yeterli değil.
Konkordato Sürecinde Denetim Raporları Neden Hayati Öneme Sahip
Konkordato ön projesinin güvenilirliğini sağlamak için, proje KGK tarafından yetkilendirilmiş bağımsız denetim kuruluşları tarafından Türkiye Denetim Standartları’na uygun şekilde inceleniyor. Bu inceleme sonucunda hazırlanan makul güvence raporu, konkordato davasının kaderini doğrudan etkiliyor.
Mahkemeler, konkordato talebini değerlendirirken bu raporlara büyük ölçüde güveniyor. Dolayısıyla denetim raporlarının gerçeği yansıtması, hem alacaklıların hem de kamu düzeninin korunması açısından kritik önem taşıyor.
Denetimler KGK’ye Bildirildi mi? Büyük Açık Nasıl Ortaya Çıktı?
KGK’nin yaptığı incelemelerde çarpıcı veriler ortaya çıktı. Adalet Bakanlığı kayıtlarına göre, 2021-2025 yılları arasında toplam 5 bin 293 konkordato talebi yapıldı. Ancak bu taleplerden yalnızca 2 bin 83’üne ilişkin denetim raporu KGK’ye bildirildi.
Bu durum, yüzlerce konkordato dosyasının ya hiç denetlenmediğini ya da denetlenmiş gibi gösterildiğini ortaya koydu. Kuruma bildirilmeyen çok sayıda denetim dosyası, sistemde ciddi bir kontrol zaafı olduğunu gösterdi.
Konkordato Denetimleri Belirli Kuruluşlarda mı Yoğunlaştı?
KGK’nin raporuna göre, bildirilen konkordato denetimlerinin yüzde 87’si yalnızca 16 denetim kuruluşu tarafından gerçekleştirildi. Bu tablo, konkordato denetimlerinin sınırlı sayıdaki firmada yoğunlaştığını ve adeta bir “sektörleşme” yaşandığını ortaya koydu.
Uzmanlara göre bu yoğunlaşma, hem denetim kalitesini düşürdü hem de sistemin ticari kazanç uğruna suistimal edilmesine zemin hazırladı.
Denetim Yapılmadan Rapor Nasıl Hazırlandı?
KGK’nin incelemelerinde en dikkat çekici bulgulardan biri, denetim süreleri oldu. Normal şartlarda haftalar sürebilecek denetimlerin, 1 ila 7 gün gibi son derece kısa sürelerde tamamlandığı tespit edildi.
Bununla da kalınmadı. Denetim sözleşmelerinin 5 bin ila 10 bin lira gibi, işin kapsamı ve sorumluluğuyla bağdaşmayan bedellerle yapıldığı belirlendi. En çarpıcı tespit ise, yeterli ve uygun denetim kanıtı toplanmadan rapor düzenlenmiş olması oldu.
Bu durum, konkordato talebinde bulunan bazı şirketlerin, gerçek mali durumları incelenmeden mahkemeden koruma kararı alabilmiş olabileceğini gündeme getirdi.
KGK Hangi Yaptırımları Uyguladı?
Tespit edilen usulsüzlükler sonrası Kamu Gözetimi Kurumu, şimdiye kadar görülmemiş ölçekte yaptırımlar uyguladı. Alınan kararlara göre:
- 10 denetim kuruluşu ve 13 sorumlu denetçinin faaliyet izinleri tamamen iptal edildi.
- 1 denetim kuruluşunun konkordato denetim yetkisi 2 yıl süreyle askıya alındı.
- 3 sorumlu denetçi ve 4 denetçinin faaliyet izni 2 yıl durduruldu.
- 3 denetim kuruluşu ve 1 sorumlu denetçiye uyarı cezası verildi.
- 14 denetim kuruluşuna toplam 82 milyon 119 bin 151 lira idari para cezası kesildi.
KGK yetkilileri, konkordato raporlarına yönelik denetimlerin artarak süreceğini vurguladı.
Yeni Düzenlemelerle Konkordato Süreci Nasıl Değişti?
Yaşananların ardından KGK, sadece cezalarla yetinmeyerek idari düzenlemelere de gitti. Buna göre:
- Konkordato denetimleri yalnızca yetkili denetim kuruluşları tarafından yapılabilecek.
- Faaliyet izni iptal edilen denetim kuruluşlarının ortak ve yöneticileri, 3 yıl boyunca konkordato işi üstlenemeyecek.
- Denetim kuruluşlarının konkordato denetimi yapabilmesi için, en az 3 yıl aktif denetim faaliyeti yürütmüş olması şartı getirildi.
Bu düzenlemelerin, konkordato sisteminin daha güvenilir ve şeffaf işlemesini sağlaması hedefleniyor.
Bakan Şimşek’ten Sert Mesaj: Suistimale Geçit Yok
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, konuyla ilgili yaptığı değerlendirmede, konkordato müessesesinin amacının dışına çıkmasına izin vermeyeceklerini net ifadelerle dile getirdi.
Şimşek, Kamu Gözetimi Kurumu’nun süreci büyük bir titizlikle yürüttüğünü belirterek, konkordato sistemini suistimal eden firmalara ve aracılarına yönelik cezaların ağırlaştırılacağını söyledi.
Ayrıca Adalet Bakanlığı ile ortak bir çalışma yürütüldüğünü açıklayan Şimşek, konkordatonun gerçekten zor durumdaki şirketlerin iflastan kurtulmasını sağlayacak şekilde işletilmesi için yeni adımların yolda olduğunu vurguladı.
Konkordato Sistemine Güven Yeniden Sağlanabilir mi?
Uzmanlara göre, KGK’nin attığı bu adımlar konkordato sistemine duyulan güvenin yeniden tesis edilmesi açısından kritik bir dönüm noktası. Denetim mekanizmasının güçlendirilmesi, hem alacaklıların hem de piyasaların korunmasını sağlayacak.
Aksi halde konkordato, iflastan kaçış yolu olmaktan çıkıp, finansal manipülasyon aracı haline gelebilirdi. Yapılan bu müdahale, sistemin geleceği adına önemli bir uyarı niteliği taşıyor.


