Türkiye makine imalat sanayii, küresel belirsizliklerin ve zayıflayan talebin gölgesinde 2025 yılının ilk 11 ayında 26 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdi. Miktar bazında yaşanan düşüşe rağmen değer artışının korunması, sektörün fiyatlama ve katma değer gücünü ortaya koydu.
Ocak–Kasım döneminde makine ihracatı geçen yılın aynı dönemine göre %0,8 artarken, kilogram başına ortalama ihracat fiyatı 8,1 dolar ile tarihî seviyesini sürdürdü. Buna karşın ihracat miktarında %6,9’luk gerileme yaşandı. Bu tablo, sektörün daha az ürünle daha yüksek gelir üretmeye çalıştığını gösteriyor.
Yıllıklandırılmış verilere göre makine ihracatı 28,4 milyar dolar seviyesine ulaşırken, makine ithalatı 45,2 milyar dolar olarak gerçekleşti. Ortaya çıkan fark, iç pazarda ithal makinelere olan bağımlılığın sürdüğüne işaret ediyor.
Ana Pazarlarda Ayrışma Dikkat Çekti
Kasım ayında özellikle Almanya ve ABD pazarlarında toparlanma sinyalleri öne çıktı. Yakın ve Orta Doğu pazarlarında ise genel görünüm zayıfladı.
Ocak–Kasım 2025 Seçilmiş Ülke Performansı
| Ülke | İhracat Değişimi | Toplam Tutar |
|---|---|---|
| Almanya | %5,3 artış | 2,9 milyar $ |
| ABD | %6,7 artış | 1,7 milyar $ |
| Irak | %8,4 düşüş | 670 milyon $ |
| Suriye | %183 artış | 134 milyon $ |
Kasım ayında gıda ve sanayi makineleri ihracatı aylık bazda %26,7 artış ile öne çıkarken, kâğıt, matbaacılık ve deri işleme makinelerinde yaklaşık %50’ye varan düşüşler kaydedildi.
Avrupa’da Yeni Tartışma: Rekabet mi Korumacılık mı?
Avrupa Birliği içinde tartışılan ve bazı sektörlerde ekipmanların Avrupa’da üretilme oranını %70’e kadar çıkaracak yeni sanayi düzenlemeleri, Türkiye açısından kritik bir eşiğe işaret ediyor. Bu yaklaşımın hedefinde Çin olsa da, Avrupa ile derin üretim ve tedarik bağı bulunan ülkeler için dolaylı ama güçlü sonuçlar doğurması bekleniyor.
Avrupa sanayisinde süregelen durgunluk, özellikle Almanya gibi üretim merkezlerinde inovasyon ve yatırım iştahını zorlarken; düşük maliyetli Asya menşeli ürünler kârlılık baskısını artırıyor. Bu ortamda maliyetleri yükseltecek katı yerelleştirme kuralları, Avrupa sanayisinin rekabet gücünü daha da zorlayabilir.
Çin Baskısı Derinleşiyor
Küresel ticarette agresif fiyatlama stratejileriyle öne çıkan Çin, ABD pazarındaki daralmaya rağmen Avrupa ve Türkiye gibi pazarlara yönelerek güçlü bir dış ticaret fazlası üretmeyi sürdürüyor. Çin’in makine ihracatındaki artış küresel ölçekte %8, Türkiye pazarında ise %13’ün üzerine çıkmış durumda.
Bu durum, rekabeti yalnızca fiyat değil; teknoloji, veri güvenliği ve sanayi politikaları eksenine taşıyor. Uzmanlara göre Türkiye için çözüm, maliyet yarışına sıkışmak değil; inovasyon, Ar-Ge ve yerli üretim kapasitesini güçlendiren kalıcı bir sanayi stratejisi izlemekten geçiyor.
Fiyatlama Gücü Zayıflıyor
Makine sektöründe üretici fiyatları son bir yılda %29,6 artarken, ciro artışının %21,4’te kalması, firmaların maliyetleri fiyatlara tam yansıtamadığını gösteriyor. Ekim ayı itibarıyla kapasite kullanım oranının %63,9’a gerilemesi, yatırımların büyük ölçüde ithal makinelerle karşılandığını ortaya koyuyor.
Bu tablo, sektörün finansmana erişim, yatırım ortamının güçlendirilmesi ve ithalata bağımlılığı azaltacak politikalar açısından acil adımlar beklediğini net biçimde ortaya koyuyor.


