Colliers’ın 17 Eylül’de yayımladığı EMEA City Office Snapshot raporuna göre son 12 ayda pazara 3,5 milyon metrekarenin hemen altında yeni ofis alanı girdi. Teslim hacmi yıllık yüzde 18 azaldı ve on yıllık ortalamanın yüzde 25 altında kaldı. İkinci çeyrek sonunda geliştirme hattı da on yıllık ortalamanın yüzde 8 altındaydı. Buna karşın EMEA toplam ofis boşluk oranı yüzde 9,5’e yükselerek yüzde 8,5’lik uzun dönem ortalamasını aştı.
Prime ve ikincil alanlar ayrışıyor
Toplam boşluğun yükselmesi, kaliteli alanların aynı ölçüde zayıfladığı anlamına gelmiyor. Colliers, kullanıcıların ikincil binalardan prime alanlara taşınırken aynı anda daha küçük metrekarelere geçebildiğini belirtiyor. Bu hareket, aktif kiralama bulunmasına rağmen net emilimin zayıf kalmasına yol açıyor. On iki aylık kiralama hacmi ikinci çeyrek sonunda yıllık yüzde 1,1 geriledi; incelenen pazarların yüzde 61’inde düşüş, yüzde 39’unda artış kaydedildi.
Prime kiralarda güçlü yıllık artış
Colliers’ın EMEA prime ofis kira endeksi ikinci çeyrek sonunda yıllık yüzde 6,6 büyüdü. İlk çeyrekteki artış yüzde 5,7 idi; son oran 2023 üçüncü çeyrekten beri en güçlü yıllık yükseliş olarak açıklandı. Birmingham, Rotterdam, Milano, Londra West End ve Münih öne çıkan pazarlar arasında yer aldı. Rapor, sınırlı yeni arzın, merkezi konumun ve modern bina niteliğinin prime kira gücünü koruduğunu; ikincil varlıklarda ise yenileme ve kiralama stratejisinin önem kazandığını gösteriyor.
Yatırım hacmi 22,4 milyar euro
EMEA ofis yatırım hacmi 2026’nın ilk yarısında 22,4 milyar euroya ulaştı ve toplam bölgesel gayrimenkul yatırımının yüzde 22,1’ini oluşturdu. Sermaye değerleri incelenen pazarların yüzde 60’ında arttı; EMEA ofis sermaye değer endeksi yıllık yüzde 6,5 yükseldi. Ağırlıklı ortalama net başlangıç getirisi yüzde 4,89 olarak hesaplandı. Colliers, değer artışının esas olarak kira büyümesinden geldiğini, getiri oranı sıkışmasının belirleyici olmadığını vurguluyor.
Türkiye ve Ankara için doğru okuma
Rapor EMEA karşılaştırması sunuyor; kamuya açık özette Ankara veya İstanbul için ayrı kira, boşluk ya da getiri serisi bulunmuyor. Bu nedenle yüzde 6,6 kira artışı ve yüzde 9,5 boşluk oranı Türkiye verisi olarak kullanılamaz. Türkiye’deki yatırımcı için somut değer, prime-ikincil ayrımını değerleme ve yatırım harcaması planına taşımaktır: merkezi konum, enerji performansı, teknik kalite, esnek kat planı ve kiracı hizmetleri fiyatlama gücünü etkileyebilir. Yerel karar için güncel Ankara ve İstanbul emsal kiraları, boşluk, finansman maliyeti ve bağımsız değerleme ayrıca gereklidir.







