Küresel piyasalarda jeopolitik risklerin artması, petrol fiyatlarının yükselmesi ve enflasyon baskısının yeniden güçlenmesi yatırımcıların gelecek döneme ilişkin beklentilerini değiştirdi. Finans Analisti İslam Memiş, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) faiz politikasından altın fiyatlarına, akaryakıttaki yükseliş riskinden gayrimenkul piyasasına kadar birçok başlıkta dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.
Memiş, faiz indirimi için yılın son çeyreğini işaret ederken, Orta Doğu’daki çatışmaların büyümesi durumunda akaryakıt fiyatlarında 100 TL seviyesinin gündeme gelebileceğini söyledi. Gayrimenkul tarafında ise konut ve kira fiyatlarında düşüş beklemediğini belirten Memiş, yatırım amaçlı konut konusunda daha temkinli bir yaklaşım ortaya koydu.
Faiz indirimi ne zaman başlayacak?
TCMB’nin politika faizini sabit tutma kararını değerlendiren İslam Memiş, küresel belirsizliğin yüksek olduğu dönemlerde merkez bankalarının beklemeyi tercih etmesinin olağan olduğunu söyledi.
Orta Doğu’daki çatışmaların petrol fiyatlarını yükseltmesi ve enflasyon açısından yeni riskler oluşturması nedeniyle para politikasında hızlı bir gevşeme beklemediğini belirten Memiş, TCMB’nin son karar metnindeki ifadelerin ise önceki döneme kıyasla daha güvercin bir tona sahip olduğunu savundu.
Memiş’e göre petrol fiyatlarının yeniden gerilemesi ve jeopolitik risklerin azalması halinde TCMB faiz indirimlerini yeniden gündemine alabilir.
İslam Memiş faiz indirimi için kasım ve aralık aylarını işaret etti
Uluslararası kuruluşların faiz indirimi konusunda eylül veya ekim aylarını gündeme getirdiğini hatırlatan Memiş, mevcut koşullarda eylül ayının erken olabileceğini ifade etti.
Faiz politikasının özellikle Orta Doğu’daki gelişmeler, olası ateşkes süreci ve petrol fiyatlarının seyrine bağlı olacağını belirten Memiş, ilk faiz indiriminin 2026’nın son çeyreğinde, kasım veya aralık ayında gerçekleşebileceğini tahmin etti.
Konut veya ihtiyaç kredisi kullanmak için faizlerin düşmesini bekleyenlere de seslenen Memiş, finansman koşullarında daha belirgin bir rahatlama için yılın son çeyreğinin izlenebileceğini söyledi.
Akaryakıt fiyatlarında 100 TL riski gündemde
İslam Memiş’in dikkat çektiği bir diğer önemli başlık ise petrol ve akaryakıt fiyatları oldu.
ABD-İran geriliminin Körfez ülkelerine yayılma ihtimalinin küresel enerji piyasaları açısından ciddi risk oluşturduğunu belirten Memiş, Brent petrolde kısa vadede 95-101 dolar aralığını takip ettiğini söyledi.
Petrol fiyatının 101 doların üzerinde kalıcı olması halinde teknik olarak 120 dolar seviyelerinin yeniden gündeme gelebileceğini savunan Memiş, bunun Türkiye’deki akaryakıt fiyatlarına da doğrudan yansıyabileceğini belirtti.
Bölgesel savaş riskinin devam etmesi halinde benzin ve motorin fiyatlarında litre başına 100 TL seviyesinin görülme ihtimali bulunduğunu ifade etti.
Altın güvenli liman özelliğini koruyacak mı?
Altın piyasasındaki sert fiyat hareketlerini de değerlendiren Memiş, kısa vadeli dalgalanmalara rağmen altının uzun vadede güvenli liman özelliğini koruyacağı görüşünde.
Türkiye’de tasarruf sahiplerinin geleneksel yatırım tercihlerinde altının önemli bir yere sahip olduğunu belirten Memiş, merkez bankalarının fiziki altın talebinin de piyasayı destekleyen faktörlerden biri olduğunu söyledi.
Küresel enflasyon risklerinin devam ettiğini savunan Memiş, yatırımcıların altındaki kısa vadeli sert yükseliş ve düşüşlere bakarak aceleci kararlar vermemesi gerektiğini ifade etti.
Konut ve kira fiyatlarında düşüş beklemiyor
Gayrimenkul piyasasına ilişkin değerlendirmelerde bulunan İslam Memiş, Türkiye’de konut talebinin hem ekonomik hem de kültürel nedenlerle güçlü kalmaya devam edeceğini düşünüyor.
Özellikle inşaat maliyetlerine dikkat çeken Memiş, TL bazında maliyetlerin gerilemesini beklemediğini söyledi. Bu nedenle konut fiyatlarında belirgin bir düşüş öngörmediğini ifade eden Memiş, kira fiyatlarında da düşüş beklemediğini dile getirdi.
Ancak konutun kullanım amacı konusunda önemli bir ayrım yaptı.
Memiş, oturmak amacıyla konut satın alabileceğini ancak mevcut piyasa koşullarında yatırım amacıyla ikinci bir konut satın almayı tercih etmeyeceğini belirtti.
“Emlakta bütün ezberler bozulacak”
Memiş’e göre önümüzdeki dönemde gayrimenkul piyasasında yalnızca fiyatlar değil, yatırım açısından öne çıkan bölgeler de değişebilir.
Deprem riskine yönelik düzenlemeler, kentsel dönüşüm çalışmaları, yeni imar uygulamaları ve akıllı şehir yatırımlarının Türkiye’nin gayrimenkul haritasını yeniden şekillendirebileceğini savunan Memiş, bugün yatırımcıların fazla ilgi göstermediği bazı ilçelerin gelecekte yeni çekim merkezlerine dönüşebileceğini söyledi.
Bu nedenle gayrimenkul yatırımı yaparken yalnızca bugünkü fiyatlara değil, şehirlerin gelecekteki gelişim akslarına, ulaşım yatırımlarına ve yeni imar politikalarına da bakılması gerektiği görüşünü dile getirdi.
Altında 7 bin 500-8 bin TL seviyesine dikkat çekti
Gayrimenkul piyasasında mevcut hareketliliği “stabil” olarak değerlendiren Memiş, potansiyel alıcıların konut satın alma kararından tamamen vazgeçmediğini, büyük bölümünün kararını ertelediğini düşünüyor.
Bu noktada altın fiyatları ile gayrimenkul talebi arasında bağlantı kuran Memiş, gram altının yeniden 7 bin 500-8 bin TL bandına yükselmesi halinde altın birikimlerini konuta çevirmek isteyen yatırımcıların harekete geçebileceğini savundu.
Böyle bir senaryoda gayrimenkul piyasasında kısa sürede güçlü bir talep oluşabileceğini öngören Memiş, önümüzdeki dönemde faiz, altın ve konut piyasasının birlikte takip edilmesi gerektiğine işaret etti.







