Türkiye ekonomisinin en önemli döviz kaynaklarından biri olan turizm sektörü, 2026 yaz sezonuna artan maliyetler ve kur baskısının gölgesinde giriş yaptı. Enflasyonda yıllık bazda görülen yavaşlamaya rağmen turizm sektöründe fiyat baskısının devam ettiği görülürken, sektör temsilcileri kârlılığın son yılların en düşük seviyelerine gerilediğine dikkat çekiyor.
Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) mayıs ayı enflasyon verileri incelendiğinde, turizmle doğrudan bağlantılı olan “Lokanta ve Oteller” grubunda fiyat artışlarının yüksek seyrini koruduğu görülüyor. Türkiye’de bu kalemde yıllık artış oranı yüzde 31,59 olarak gerçekleşirken, Akdeniz çanağındaki rakip ülkelerde çok daha düşük seviyelerde kaldı.
Türkiye ile Rakip Ülkeler Arasında Fiyat Farkı Açılıyor
Turizm sektöründe faaliyet gösteren işletmeler açısından maliyet baskısının boyutunu ortaya koyan veriler, Türkiye’nin rakip destinasyonlardan belirgin şekilde ayrıştığını gösteriyor.
| Ülke | Lokanta ve Oteller Grubu Yıllık Artış |
|---|---|
| Türkiye | %31,59 |
| İspanya | %4,20 |
| Yunanistan | %3,90 |
| İtalya | %3,40 |
Uzmanlar, rakip ülkelerde fiyat artışlarının tek haneli seviyelerde kalmasına rağmen Türkiye’de maliyet kaynaklı baskının sürdüğünü ve bunun sektörün rekabet gücünü zorladığını belirtiyor.
“Artan Maliyetin Büyük Bölümünü Sektör Üstleniyor”
Türkiye Otelciler Birliği (TÜROB) Başkanı Müberra Eresin, konaklama sektörünün son dönemde ciddi maliyet baskısı altında faaliyet göstermeye çalıştığını söyledi.
Eresin, otellerin uluslararası pazarlarda rekabet gücünü koruyabilmek için maliyet artışlarını oda fiyatlarına tam olarak yansıtamadığını belirterek, işletmelerin kârlılıklarından fedakârlık yaptığını ifade etti.
Yüksek enflasyon ve döviz kurlarındaki sınırlı yükselişin sektör üzerinde baskı oluşturduğunu vurgulayan Eresin, özellikle enerji, personel ve işletme giderlerinde yaşanan artışların gelirlerle aynı hızda karşılanamadığını dile getirdi.
Turizm sektörünün uluslararası rekabet nedeniyle döviz bazlı fiyatlarını sınırsız şekilde artırma imkanına sahip olmadığını belirten Eresin, aksi durumda pazar kaybı yaşanabileceğini söyledi.
En Büyük Sorun: Enflasyon ve Kur Arasındaki Dengesizlik
Sektör temsilcilerine göre turizmin karşı karşıya olduğu temel sorunlardan biri maliyetlerle gelirler arasındaki dengenin bozulması.
Türkiye’de işletme maliyetleri yüksek enflasyon nedeniyle hızlı yükselirken, döviz gelirlerinin aynı hızda artmaması sektörün finansal yapısını zorluyor.
Özellikle yabancı turistlere yönelik satış yapan işletmeler, rakip ülkelere göre fiyat avantajını kaybetmemek için zam oranlarını sınırlı tutmak zorunda kalıyor.
Bu durum da işletmelerin kârlılık oranlarında ciddi düşüşlere neden oluyor.
“Turizm Sektörü Kârlılıkta Üç Yıl Geriye Gitti”
Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği (AKTOB) Başkanı Kaan Kavaloğlu da sektörün en büyük probleminin döviz kurunun enflasyon karşısında yetersiz kalması olduğunu söyledi.
Ocak ayında personel maliyetlerinin yüzde 27 yükseldiğini hatırlatan Kavaloğlu, aynı dönemde euro kurundaki artışın yalnızca yüzde 6 seviyesinde kaldığını belirtti.
Bu nedenle maliyetlerle gelirler arasındaki makasın açıldığını ifade eden Kavaloğlu, sektörün kârlılık açısından yaklaşık üç yıl geriye gittiğini dile getirdi.
Turizm işletmelerinin hem yüksek maliyetlerle mücadele ettiğini hem de küresel rekabet nedeniyle fiyatlarını istedikleri ölçüde artıramadığını belirten Kavaloğlu, mevcut tablonun özellikle küçük ve orta ölçekli işletmeler üzerinde daha fazla baskı yarattığını söyledi.
Küçük Oteller Daha Fazla Zorlanıyor
Sektörde büyük ölçekli tesislerle küçük işletmeler arasındaki farkın giderek açıldığı belirtiliyor.
Büyük otellerin tur operatörleriyle uzun vadeli sözleşmeler yapabildiğini ve fiyat risklerini daha iyi yönetebildiğini belirten sektör temsilcileri, butik ve küçük ölçekli işletmelerin ise günlük piyasa koşullarına daha fazla bağımlı olduğunu ifade ediyor.
Bu durum özellikle sezon planlamasında ve gelir yönetiminde önemli farklılıklar oluşturuyor.
Oda Fiyatları Arttı Ama Maliyetleri Karşılamıyor
Turizm sektöründe oda fiyatlarında geçen yıla göre Türk lirası bazında ortalama yüzde 35 seviyesinde artış yaşandığı belirtiliyor.
Ancak sektör temsilcilerine göre bu artış, yükselen maliyetleri karşılamak için yeterli değil.
Euro bazında fiyat artışlarının çoğu bölgede yüzde 5 ila yüzde 8 arasında kaldığına dikkat çeken uzmanlar, mevcut maliyet yapısına göre bu oranların daha yüksek olması gerektiğini ifade ediyor.
Yaz Sezonunda Gözler Yabancı Turist ve İç Pazarda
Turizm sektöründe mevcut tabloda olumlu görülen başlıklar arasında gurbetçi talebi ve iç pazar hareketliliği bulunuyor.
Yaz sezonunun başlamasıyla birlikte hem Avrupa’da yaşayan Türk vatandaşlarının hem de yerli turistlerin oluşturacağı talebin sektöre destek vermesi bekleniyor.
Ancak sektör temsilcileri, sürdürülebilir büyüme ve güçlü kârlılık için enflasyon ile döviz kuru arasındaki dengenin yeniden sağlanmasının kritik önem taşıdığını vurguluyor.


