Türkiye–Avrupa Birliği hattında son dönemde artan diplomatik ve ekonomik temaslar, Gümrük Birliği’nin modernizasyonu konusunu yeniden gündemin üst sıralarına taşıdı. TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Ozan Diren, Türkiye’nin AB ile ilişkilerinde yeni ve stratejik bir faza geçilmesi gerektiğini belirterek, güncelleme sürecinin siyasi ve teknik ön koşullara bağlanmadan başlatılması çağrısında bulundu.
Diren, Türkiye’nin yalnızca ticari bir ortak değil; Avrupa’nın üretim, değer zinciri ve yatırım ekosisteminin fiili bir parçası olduğuna dikkat çekti.
Ankara’da Kritik Zirve
Marta Kos ile Hakan Fidan Ankara’da bir araya geldi. Görüşmede Türkiye–AB ilişkilerinin ekonomik boyutu ve Gümrük Birliği’nin geleceği masaya yatırıldı.
Ortak açıklamada, modernizasyon sürecinin her iki tarafın rekabet gücünü, ekonomik güvenliğini ve dayanıklılığını artıracağı vurgulandı. Taraflar, Gümrük Birliği’nin tam potansiyelini hayata geçirmek için ortak irade ortaya koydu.
Gümrük Birliği Neden Güncellenmek İsteniyor?
Türkiye ile AB arasında 1996’dan bu yana yürürlükte olan Gümrük Birliği anlaşması, mevcut küresel ekonomik koşullar karşısında yetersiz kalıyor. Özellikle dijital ekonomi, hizmet ticareti, kamu alımları ve yeşil dönüşüm gibi yeni alanların kapsam dışında olması, iş dünyasında güncelleme beklentisini artırıyor.
Diren, küresel sistemde ABD–Çin rekabetinin arttığı ve Avrupa’nın sanayi ile güvenlik mimarisini yeniden şekillendirdiği bir dönemde Türkiye’nin dışarda kalmasının stratejik bir çelişki oluşturduğunu ifade etti.
TÜSİAD’ın Öncelik Başlıkları
TÜSİAD’ın açıklamasında öne çıkan başlıklar şöyle sıralandı:
| Öncelik Alanı | Talep / Beklenti |
|---|---|
| Gümrük Birliği | Ön koşulsuz ve gecikmeden güncelleme |
| Made-in-EU yaklaşımı | Türkiye’nin değer zinciri içinde dahil edilmesi |
| Sanayi Hızlandırıcısı Yasası | Türkiye’nin kapsamda açık şekilde yer alması |
| Üçüncü ülkelerde iş birliği | Ukrayna, Suriye, Afrika’da ortak çerçeve |
| Stratejik alanlar | Savunma, enerji dönüşümü, inovasyon, yapay zeka |
| Yönetişim mekanizmaları | Ortaklık Konseyi ve Üst Düzeyli Diyalogların güçlendirilmesi |
Avrupa Yatırım Bankası Sinyali
Görüşmede ayrıca Avrupa Yatırım Bankası’nın (EIB) Türkiye’deki faaliyetlerinin kademeli olarak yeniden başlaması memnuniyetle karşılandı. Bu gelişme, ekonomik iş birliğinin yeniden ivme kazanabileceğine yönelik bir işaret olarak yorumlandı.
“Türkiye Entegrasyon Ortağı Olmalı”
Diren, Türkiye’nin AB’nin sanayi, güvenlik ve inovasyon mimarisinde bir entegrasyon ortağı olarak konumlandırılmasının ortak bir öncelik olması gerektiğini belirtti.
Ekonomik ve düzenleyici öngörülebilirliğin küresel ortamda daha belirleyici hale geldiğini vurgulayan Diren, derinleşmiş bir entegrasyonun yalnızca Türkiye için değil, AB’nin sanayi kapasitesi ve tedarik güvenliği açısından da stratejik kazanımlar sağlayacağını dile getirdi.


